Doç. Dr. Dilek Özcengiz
İLAÇ ETKİLEŞİMİNİN MEKANİZMASI
A. Farmasotik faktörler
Bazı ajanlar kimyasal ve fiziksel faktörlerin sonucu olarak
etkileşirler. Tiopental yüksek pH'lı (10.5 pH) aynı enjektöre düşük pH'lı opioid
ile birlikte çekildiği zaman presipite olur. Bir asit molekül olan heparin, protamin
ile karıştığı zaman inaktif tuzlarına dönüşür.
B. Farmokokinetik faktörler
1. Bir ajanın absorbsiyonunu ikinci ajan değiştirebilir. Lokal
anestetiklere epinefrin eklenmesi, absorbisyonu geciktirerek blok süresini uzatır.
N2O'nun volatillere eklenmesi volatilin AC'lerden kana uptake'ini artırır.
2. Ajanın vücuttaki distribisyonu diğer ajan tarafından
etkilenebilir. Özellikle proteine bağlanan ajanlar. Yalnızca bağlı olamayan kısım
farmakolojik olarak aktiftir. Tiopentalin sulfisoxazole ile bağlanması azdır, anestetik
etkisi artar.
3. Bazı ajanlar diğerlerinin biyotransformasyonunu etkiler.
Barbitüratlarla kronik tedavi hepatik enzimleri indükliyerek diğer ajanların (Örn:
antikoagülan) metabolizmasını kolaylaştırır. Echotiophate glokomda kullanılan bu
ajan plazma kolinesterazını inhibe ederek Sch etkisini uzatır.
4. Bir ajan diğerinin ekstraksiyonunu etkileyebilir. Opioidler volatil
anestetiklerin alveoler eliminasyonunu solunum depresyonu ile azaltabilirler.
C. Farmokodinamik faktörler
Ajanlar aynı reseptör üzerinden etki gösteriyorlarsa sinergizm veya
antagonizm ortaya çıkar. Neomisin pankuronyumun nöromusküler etkisini potansiyalize
eder. Naloxane opioidlerin depresan etkilerini antagonize eder.
SPESİFİK İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
A. H2 Antagonistler
1. Cimetidine: Bir H2 reseptör antagonisttir, hepatik enzim
inhibisyonu ve hepatik kan akımında azalmaya yol açar. Bu da yüksek hepatik
ekstraksiyon hızı olan ajanların metabolizmasını azaltır. Cimetidine alan hastalarda
şu ilaçların metabolizması yavaşlar: Benzodiazepinler, Sch, theophyline, lidocaine,
ß adrenerjik antagonistler, antikoagülanlar ve opioidler. H1 ve H2 reseptör
antagonistleri histamin salınımına neden olarak kan basıncını düşüren ajanların
bu etkilerini önler. Örn. Morfin, d-tubokurain ve atrokuryum.
2. Ranitidine: Bir diğer H2 reseptör antagonistidir. Hepatik enzim
sistemlerine etkisi cimetidin'den daha azdır. Bu hepatik kan akımındaki hafif azalma
ile ilgili olabilir.
B. Benzodiazepinler
1. Benzodiazepinler ve barbitüratlar: Aynı reseptörü etkilerler
sinerjizme neden olurlar. Eş zamanlı uygulandıklarında her iki ajanında dozunun
azaltılması gerekir.
2. Benzodiozepinler, bupivakainin eliminasyon yarı ömrünü
uzatırlar. Benzodiazepinler, bupivakainin santral sinir sistemi toksisitesi yapıcı
etkisini azaltırlar, fakat kardiovasküler toksisite eşiğini değiştirmezler.
3. Fentanil (50-100 g/kg) hemodinamik stabilite ile karakterizedir.
Ancak diazepam veya midazolam ile uygulanırsa kan basıncını ve sistemik vasküler
rezistansı azaltırlar. Bu katekolamin düzeylerindeki azalma ile ilişkili olabilir.
Lorazepamın böyle bir etkisi yoktur.
C. Kas gevşeticiler
1. Non-depolarizan kas gevşeticilerin etkileri inhalasyon anestetikleri
ile artar. Bu etki izofluran ve enfluran ile en büyük, halotan ve N2O ile en azdır.
Mekanizma iskelet kaslarına kan akımının artması veya direkt nöromuskuler kavşağa
etki ile ortaya çıkar.
2. Akut hidrokortizon uygulamsı non-depolarizan kas gevşeticilerin
etkisini potansiyalize eder. Kronik hidrokortizan uygulaması ise antagonize eder.
3. Nitrogliserin kas gevşeticilerin yanıt magnitüdünü değiştirmez
fakat blok süresini uzatır. Kalsiyum kanal blokerleri (Verapamil) hem non-depolarizan
hem de depolarizan ajanların potansiyalize eder.
4. Antibiyotiklerden bazıları non-depolarizanların etkilerini
potansiyalize ederler. Hem transfer salınımını inhibe ederler, hem de postjunctional
reseptörleri etkilerler. Antibiyotiklerle ilgili bu blok, hem Ca++ hem de
asetilkolinesteraz ile reverz edilir. Ancak antibiyotik kullanan hastalarda
monitörizasyon yararlıdır.
5. Mg++, kas güçsüzlüğü oluşturur ve hem depolarizan hem de
non-depolarizan kas gevşeticilerin etkilerini artırır. Mg++, volatil anestetiklerin
MAC'ını da düşürür. Preeklampsi ve eklampside Mg++ olan hastalarda Sch'dan önce
defasikülan dozda non-depolarizan yapılmaması önerilir.
6. Furosemid ve mannitol, non-depolarizanların etkisini artırır. Bu,
muhtemelen nöromusküler kavşaktaki etkilerine bağlıdır.
7. Kas gevşeticiler disritmilere neden olabilir. Eğer hastalar
halotan, digital veya trisiklik antidepresanlar alıyorsa bu insidans artar. Bu muhtemelen
parasempatik sinir sistemi aktivitesinin artmasına bağlıdır. Büyük dozda fentanil ve
sufentanil uygulanan hastalarda Sch bradikardiye yol açar.
D. Antiaritmik ajanlar
1. Kinidin, lidokain ve prokain kas gevşeticilerin etkisini artırır.
Kinidin, digoksinin plazma konsantrasyonlarını artırır. Muhtemelen digoksini
proteinlerden ayırır. Lidokain, düşük dozlarda sinir sistemi depresanıdır ve
inhalasyon anestetik gereksinimini azaltır.
2. Amiodorone, refrakter ventriküler aritmi tedavisinde uygulanır.
Anestezi sırasında ciddi III. kalp bloku ve bradikardi gözlenir. Preop. pacemaker
gerekir.
E. ß-adrenerjik antagonistler
1. ß-adrenerjik antagonistler, myokardiyal depresyon ve periferal
vazokonstriksiyona neden olurlar. Anestetik ajanlar ß blokerlerin kardiyak depresan
etkilerini artırır. ß bloker alan hastalar güvenle uyutulabilir. Çünkü ß
antagonistlerin aniden kesilmesi rebound hipertansiyona yol açar. ß bloker alan
hastalarda ilaç operasyona dek kesilmez.
2. K+'un reuptake'ini inhibe ettikleri Sch'den sonra yüksek K+ plazma
düzeylerine yol açabilirler. Bu; yanıklar, böbrek yetmezliği ve travma hastalarında
özellikle tehlikelidir.
3. ß-antagonistler KC kan akımını azaltarak ve hepatik oksidatif
metabolizmayı inhibe ederek birçok ajan ile etkileşirler. Bupivakain ve lidokainin
klirensi propranolol ile inhibe olur.
4. ß antagonistler aminofilinin ve ß2 agonistlerin bronkodilatatörler
etkilerini azaltırlar. Esmolol, yüksek ß bloker etkisi, nedeniyle astım ve kronik
obstrüktif pulmoner hastalarda tercih edilir yapar.
F. Ca++ kanal blokerleri
|