|
|
| |
|
 |
| |
| |
| |
Doç.Dr.Tayfun Güler
Tanım
1958'de Christie ve Churchill-Davidson, anestezi sırasında nöromusküler fonksiyonun
objektif olarak değerlendirilmesi amacıyla sinir stimülatörlerinin nasıl
kullanılacağını tanımlamıştır. Ancak, uzun süre sadece bir kaç anestezist, sinir
stimülatörlerini rutin olarak kullanmışlar, bunun yerine genelde nöromusküler
blokajın değerlendirilmesinde klinik bulguların değerlendirilmesi tercih edilmiştir.
Son yıllarda anestezi sırasında nöromusküler. fonksiyonun değerlendirilmesinde
monitör kullanılması giderek popularite kazanmaktadır.
Uyanık hastalarda kas gücü, volenter testlerle değerlendirilebilir. Bununla
birlikte anestezi sırasında ve sonrasında bu testlerin kullanılması mümkün olmaz.
Bunun yerine, kas gücünü doğrudan ve nöromusküler. fonksiyonu dolaylı olarak
değerlendirmek için bazı klinik gözlemlerden yararlanılır (örneğin; kas tonusu,
anestezi balonunun hissedilmesi, pulmoner kompllikasyonun ölçülmesi, tidal volüm ve
inspiratuar gücün ölçülmesi gibi). Ancak bu testlerin hepsi, nöromusküler. blokaj
dığında pek çok faktörden etkilenir. Bu nedenle nöromusküler. fonksiyonun ne
durumda olduşunu anlamak için; kasın sinir stimülasyonuna vereceği yanıtın
değerlendirilmesi gereklidir. Bu yanıtın bilinmesi; cerrahi sırasında kas
gevğeklişinin düzeyi, intübasyon ve ekstübasyon için optimal zamanı,
nöromusküler. blokaj oluşturmak için gerekli dozun tayini ve blokajın reversü için
en uygun zamanın saptanması hakkında değerli bilgiler verecektir. Postoperatif
dönemde de sinir stimülasyonu, reversün yeterlilişi hakkında bilgi verirken residüel
blokun tedavisini de kolaylaştırır.
PERİFERİK SİNİR STİMÜLASYONUNUN PRENSİPLERİ
Nöromusküler fonksiyon, bir periferik motor sinirin supramaksimal elektriksel
stimülasyonuna kas yanıtının değerlendirilmesi ile monitorize edilir. Bir elektriksel
stimulusa tek bir kas fibrili "hep ya da hiç" şeklinde yanıt verir. Buna
karışlık uyarılan bir kasın yanıtı, aktive edilen kas fibrillerinin sayısına
bağlıdır. Eğer bir sinir yeterli yoşunlukta stimüle edilirse, bu sinirin innerve
ettişi tümkas fibrilleri reaksiyon gösterir ve maksimum yanıt tetiklenir. Bir
nöromusküler bloker ajan uygulandıktan sonra kasın stimülasyona yanıtı, deprese
olan fibril sayısı ile paralel olarak azalır. Sabit stimülasyon
koşullarındayanıttaki azalma, nöromusküler blokajın derecesini gösterir.
Değerlendirmenin doğru olması için stimulusun supramaksimal olması gereklidir. Bu
nedenle elektriksel stimulus, maksimal bir yanıt için gerekenin en azından % 20-25
üzerinde olmalıdır. Bu yüzden bu tür bir uyarıya "supramaksimal uyarı"
denilir. Elektriksel impulsun süresi ve dalga boyunun karakteri de önemlidir. impuls,
monofazik ve rektangüler (kare dalga) olmalıdır. Bifazik bir uyarı, sinirde aksiyon
potansiyeli patlamasına neden olacağından stimülasyona yanıtı arttıracaktır.
Optimum impuls süresi, 0.2-0.3 msn'dir. 0.5 msn'yi aşan bir impuls, kası doğrudan
stimüle edebilir veya yineleyen tetiklemeye neden olabilir.
SİNİR STİMÜLASYONU PATERNLERİ
Sinir stimülasyonu anacıyla en sık kullanılan paternler, twitch-stimülasyon,
train-of-four (TOF) ve tetanik stimülasyondur. Bunların dığında iki yeni mod daha
kullanılmaktadır: Post-tetanik Count (PTC) ve double-burst stimulasyon (DBS).
SINGLE-TWITCH STIMÜLASYON
Bu modda, periferik motor sinire, 1.0 Hz (saniyede bir) ile 0.1 Hz (10 saniyede bir)
arasında değiğen frekanslarda tek bir uyarı uygulanır. Bir kasın böyle tek bir
uyarıya yanıtı, uyarının frekansı ile ilişkilidir. Frekans, 0.15 Hz'in üzerine
çıktığında uyarılan yanıt giderek azalır ve daha alt düzeylerde görülmeye
bağlar. Bu nedenle genellikle 0.1 Hz'lik frekans kullanılır. 1 Hz'lik stimülasyon,
supramaksimal stimülasyonun tayini için gereken süreyi kısalttığından anestezi
indüksiyonu sırasında tercih edilebilir. Bununla birlikte, nöromusküler blokajın
bağlangıcı ve süresi, stimulusun paternine ve süresine de bağlıdır. Bu nedenle 1
Hz'lik single-twitch ile elde edilen sonuçlar, 0.1 Hz'lik uyarıya alınan yanıtlar ile
karışlaştırılmamalıdır(7).
Kas gevğeticilerle ilgili karışlaştırmalı çalıimalarda sıklıkla 0.15-0.1
Hz'lik stimülasyon frekansları kullanılmaktadır. Bu stimülasyon tipi, klinik
uygulamada pek kıymetli değildir. Zira aynı yanıtların gözle ya da dokunarak da
izlenebilmesi mümkündür. Monitorizasyonun avantajı, twitch depresyonun derecesinin,
kesin bir ğekilde değerlendirilebilmesi olacaktır.
TRAIN-OF-FOUR STİMÜLASYON
TOF stimulasyonu, 1970'lerin bağında Ali ve ark.(8) tarafından tanımlanmıştır.
Bu stimülasyon tipi, her 0.5 saniyede bir (2Hz) 4 supramaksimal uyarı yapalmasından
ibarettir. Sürekli uygulandığında her dört uyarıdan oluşan bir train, 10-12
saniyede bir yinelenecek demektir. Her stimulusun oluşturacağı kas kontraksiyonu ve bu
yanıtlardaki sönme, değerlendirmenin temelini oluşturur. 4. yanıtın amplitüdünün
1. yanıta oranı, TOF oranı olarak adlandırılır. Kontrol ölçümlerinde (kas
gevğetici uygulanmadan önce) dört yanıtın a amplitüdü aynıdır, ya da ideal olarak
aynı olmalıdır (TOF=1.0). Bir parsiyel depolarizan blok esnasında, TOF yanıtında
sönme (fade) olmaz, ideal olarak TOF oranı 1.0 olarak kalır. Sch enjeksiyonundan sonra
TOF oranının azalması, bir Faz II bloşunun geliştişi anlamına gelecektir. Bir
nondepolarizan blok sırasında,bloşun derecesi, TOF yanıtından doğrudan
okunabileceği için ve hatta preoperatif kontrol değerleri olmasa bile, TOF
stimülasyonunun avantajları büyüktür. TOF stimülasyonu, tetanik stimülasyona göre
daha az ağrılı olduşu ve nöromusküler blokajın derecesini değiştirmedişi için
de avantajlıdır.
TETANİK STİMÜLASYON
Tetanik stimülasyon, çok hızlı (örneğin; 30, 50 veya 100 Hz) elektriksel
stimülasyonlardan ibarettir. Klinikte en sık kullanılan, 5 saniye süreyle 50 Hz'lik
tetanik stimülasyondur. Bazı çalıimacılar, 1 saniyelik 50, 100 ve hatta 200 Hz'lik
tetanik stimülasyonları savunurlar. Bir nondepolarizan blok sırasında ve Sch'den sonra
gelişen faz II blokta, tetanik stimülasyon ile sönme oluşacaktır. Tetanik
stimülasyona yanıttaki sönme, presinaptik bir olay olarak kabul edilir. Tetanik
stimülasyonun başlangıcında, sinir sonunda mevcut depolardan hızla, büyük miktarda
Ach salınır. Bu depolar boşaldığında, Ach mobilizasyonu ve sentezi arasında denge
oluşuncaya kadar Ach'in salınım hızı azalır. Bu eğitlenmeye raimen, tetanik
stimülasyona kas yanıtı sürer, çünkü bu yanıtın uyarılması için gerekenden
çok daha fazla Ach salınımı sürmektedir. Postsinaptik membrandaki güvenlik marjı
(serbest kolinerjik reseptörlerin sayısı), bir nondepolarizan ajan tarafından
azaltıldığında tetanik stimülasyon sırasında Ach salınımındaki azalma, sönmeyi
oluşturur. Postsinaptik reseptörlerin blokajına ilaveten, nondepolarizan nöromusküler
blokerler, aynı zamanda sinir sonundaki Ach mobilizasyonunu da bozabilir. Bu etki, TOF
veya tetanik stimülasyondaki sönmeye katkıda bulunmaktadır. Sönmenin derecesi, aynı
zamanda stimülasyonun frekansına (Hz), süresine (sn.) ve hangi sıklıkta tetanik
stimülasyon uygulandığına bağlıdır. Bu değişkenler sabit olmadıkça tetanik
stimülasyon kullanan farklı çalıimalar birbiriyle kıyaslanmamalıdır.
Parsiyel nondepolarizan blokaj sırasında, tetanik sinir stimülasyonunu twitch
tansiyonunda post-tetanik bir artış takip eder (örneğin, transmisyonun posttetanik
fasilitasyonu = PTF). Bu olay, tetanik stimülasyonun sonlandırılmasından sonra bir
süre daha Ach sentez ve mobilizasyonundaki artığın sürmesine bağlıdır. PTF'nin
derecesi ve süresi, nöromusküler blokajın derecesine bağlıdır. PTF, tetanil
stimülasyonun 60. saniyesi içinde kaybolur. PTF, parsiyel nondepolarizan nöromusküler
blokaj sırasında elektromiyografik (EMG) ve mekanik kayıtlarda saptanabilir. Aksine,
posttetanik twitch potensiyalizasyonu, bazan herhangibir nöromusküler bloker verilmeden
de gözlenebilir. Tetanik stimülasyonun bazı dezavantajları vardır. Öncelikle
oldukça ağrılıdır ve anestezi almamış olgulara uygulanması kabul edilmemektedir.
Bunun ötesinde özellikle nöromusküler derlenmenin geç dönemlerinde tetanik
stimülasyon, stimüle edilen kasta nöromusküler blokajın antagonizmasının uzamasına
neden olabilir. Tetanik stimülasyon, residüel nöromusküler blokajın
değerlendirilmesinde de kullanılmıştır. Ancak PTC ile birlikte kullanılmadığı
sürece bu amaçla kullanımı sınırlıdır. Eğer sinir stimülasyonuna yanıtlar
kaydediliyorsa gerekli bilgilerin tümü TOF stimülasyonundan elde edilebilecektir. Öte
yandan deneyimli ellerde bile, yanıtların elle veya gözle değerlendirilmesi residüel
nöromusküler blokajın dıalanması için kesinlikle yardımcı olmayacaktır.
POSTTETANİK COUNT STİMÜLASYON
Sakin bir endotrakeal intübasyon sağlayacak dozda nondepolarizan nöromusküler
bloker verildişinde periferik kaslarda yoşun bir nöromusküler blokaj sağlanır. Bu
durumda tek uyarıya ve TOF'a yanıt alınamayacağından blokajın düzeyini saptamak
amacıyla bu modlar kullanılamaz. Bununla birlikte bir tetanik stimülasyondan (50 Hz, 5
sn.) 3 sn sonra uygulanan tek uyarıya (1 Hz) alınan yanıtın gözlenmesi ile
nöromusküler blokajın derecesi değerlendirilebilir. Ancak çok yoşun bir blokajda ne
tetanik ne de posttetanik stimülasyona yanıt alınabilir. Böylesine yoşun bir
nöromusküler bloker geri dönerken TOF'a ilk yanıtın gözlenmesinden önce
post-tetanik twitch stimülasyona yanıt alınması mümkün olur. Örneğin, trakeal
intübasyon için 01. mg/kg pankuronyum enjeksiyonundan sonra, TOF'a ilk yanıtın
görülmesi için yaklaşık 37 dk. geçer. Aynı rakam, atrakuryum (0.5 mg/kg) ve
vekuronyum (0.1 mg/kg) için 7-8 dakikadır. Yoşun bloşun derecesi azaldıkça,
post-tetanik twitch stimülasyona gitgide daha fazla yanıt alınmaya bağlanır. Bu
post-tetanik twitch yanıtların sayısı (PTC) ileTOF'a ilk yanıtın çıkması
arasında geçen süre arasında bir ilişki vardır. PTC'nin bağlıca kullanım amacı,
büyük miktarda nöromusküler bloker verildişinde olduşu gibi, tek veya dörtlü
uyarıya yanıt alınamadığı durumlarda nöromusküler blokajın değerlendirilmesidir.
Bununla birlikte PTC, ani kimıldanmaların (örneğin oftalmik cerrahi)
engellenmesinin gerekli olduşu durumlarda kullanılabilir. Diyafram paralizisini
sağlamak veya ıkınma ve öksürüğü engellemek için posttetanik twitch stimülasyona
hiç yanıt alınamayacak kadar (PTC=0) yoğun bir nöromusküler blokaj gereklidir. PTC'a
yanıt, öncelikle nöromusküler blokajın derecesine bağlıdır. Ayrıca; tetanik
stimülasyonun frekansına, süresine, tetanik stimülasyonun bitimi ile ilk pt.
stimülasyon arasındaki süreye, tekli uyarının frekansına ve muhtemelen tetanik
stimülasyondan önce uygulanmış tekli uyarının süresine de bağlıdır. Bu nedenle,
PTC kullanılırken bu değişkenlerin sabit tutulması önemlidir. Yine, eldeki
nöromusküler blokaj.ın olası antagonizmasından kaçınmak amacıyla tetanik
stimülasyonun minimum 6 dakikalık aralıklarla uygulanmasına da dikkat edilmelidir.
Eğer el kaslarında antagonizma sağlandığı halde vücudun geri kalan kısmında
paralizi hala sürüyorsa artık bu el monitorizasyon için kullanılmamalıdır.
DOUBLE BURST STİMÜLASYON (DBS)
Residüel nöromusküler blokajın manuel (taktil) değerlendirilmesini sağlamak
amacını taşıyan bir sinir stimülasyon modudur. Nöromüsküler blokajın derlenmesi
sırasında residüel blokun derecesi, TOF yanıtlarının kaydedilmesi ile
değerlendirilebilir. Ancak bir kayıt ekipmanı yoksa, residüel blokajın şüpheli
olduşu durumlarda visüel veya taktil yöntemler yeterli bilgi vermeyebilir. DBS ile
yanıttaki sönmeyi hissetmek daha kolay olacaktır. DBS, 50 Hz.'lik çok kısa süreli
iki tetanik stimulus kümesinin 750 msn ara ile ardarda verilmesinden oluşur. Her bir
stimülasyonun süresi 0.2 msn. ve dalgaboyu kare şeklindedir. Tetanik stimülasyonların
sayısı değiğebilmekteyse de ilk çalışmalar 3'lü tetanik uyarılardan oluşan
DBS'un klinik kullanım için daha uygun olduşunu göstermiştir. BBS3,2 ve DBS4,3 gibi
diğer tiplerin de uygunluşuna ilişkin çalıimalar sürmektedir.
Nonparalitik bir kasta, DBS3,3'e yanıt, eşit güçte iki kısa kas kontraksiyonudur.
Kısmen paralitik bir kasta ise ikinci yanıt, birinciden zayıf olacaktır (fade).
Mekanik olarak ölçüldüğünde TOF oranı, DBS 3,3 oranı ile yakın bir ilişki
gösterir. Derlenme sırasında ve cerrahiden hemen sonra yanıtın taktil
değerlendirilmesinde DBS3,3, TOF stimülasyonuna göre daha üstündür. Böylelikle
alınan yanıtlarda sönme olmaması, klinik olarak anlamlı bir residüel nöromusküler
blokaj olmadığı anlamına gelir.
|