TOPUK AĞRILARININ AĞRI BÖLGELERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ
POSTERİOR TOPUK AĞRISI
Posteriordaki en önemli landmark posterior kalkaneal
tuberositasdır. Superior ucuna aşil tendonu yapışmaktadır. Aşil ile bu
kemik çıkıntı arasında retrokalkaneal bursa bulunur. Cilt ile aşil arasında
da yine subkutaneal bir bursa yer alır. Plantar ağrıdan sonra ikinci sıklıktadır.
Yüzeyel aşil bursiti retrokalkaneal bursit, Haglund sendromu, insersiyonel
kalsifik aşil tendiniti posterior topuk ağrısı yapar. Kalkaneusun bu bölgedeki
posterosuperior tuberositasına Haglund proçesi de denir. Özellikle
dorsifleksiyonda bu bursa aşil ile kemik arasında bir tampon rolü oynar. Aşil
kalkaneusun 2/3 inferioruna yapışır ve plantardan fascia olarak devam eder.
Medial ve lateral ekspansiyonları ise plantar fasciaya karışır.
A) Yüzeyel Aşil Bursiti: En sık arka topuk ağrısı
yapan nedendir. Genellikle ayakkabının üst kısmındaki topuk bölgesinde
hassasiyet ve ağrı olur. Enflamasyon oluşması ve ciltte fissürleşme ile
giden tabloya pumb bump adı verilir. Zira bu tablo ayağa uymayan pump
ayakkabı giyen kadınlarda daha sık görülür. Bu olgularda ayakkabı
modifikasyonu, topuk yükseltme ve topuğu çevreleyen kısmın yumuşatılması
gibi konservatif yöntemlere başvurulur. Kısıtlı sayıdaki olguda ise
steroid enjeksiyonları yapılabilir 2,3,5,14.
B) Retrokalkaneal Bursitis : Kalkaneus ve aşil
tendonun arasındaki bursanın enflamasyonudur. Sıklıkla dorsifleksiyonda
irrite olan bu bursanın aşırı kullanılmaya bağlı bir hastalığıdır.
Haglund topuk adını alan ve kalkaneal superior procesin büyümesiyle
karakterize bir tablo oluşabilir. İlk olarak 1928de Haglund tarafından
sert ve alçak topuklu ayakkabı ile golf oynayanlarda kültürlü insan
topuğu olarak tarif edilmiştir. Kadın/erkek oranı 20/1e dek çıkmaktadır.
Etyolojikde sistemik hastalıklar (entesopatiler) ve aşil yapışma
anormallikleri araştırılmalıdır. Patolojik incelemede posterosuperior
kalkaneal procesin büyüdüğünü ve sklerotik olduğu görülür. Tedavide
ayakkabı modifikasyonları önceliklidir. NSAİ ilaçlar ile tedavi en az 3
hafta uygulanmalıdır. Ancak steroid enjeksiyonu ve cerrahi eksizyonda tedaviye
dirençli olgularda uygulanabilir. Ayakkabı modifikasyonlarında 2-2,5 cm topuk
yükseltme, aşil yastığını uzatma ve ayakkabı dilinin uzatılarak stabil yürümeyi
sağlama önerilebilir 1,2,7,8,9,10.
C) Kalsifik tendinit : Sıklıkla entasopati yapan
romatizmal hastalıklara ve Haglund topuğuna eşlik eder. Plantar fleksiyona ve
dorsifleksiyonda topuk posteriorunda krepitasyon ve ağrı mevcuttur. Radyolojik
olarakta kalsifikasyon konfirme edilir. Plantar fleksiyonda çekilen lateral
grafilerle os trigonum impingement sendromu ayırd edilir. Açık arkalı
ayakkabılar, topuğu yükseltme, kontrast banyolar, aşil germe egzersizleri,
antienflamatuar ilaçlar ve steroid enjeksiyonları tedavideki seçeneklerdir.
Nadiren kalsifik depositler eksizyonu yarar gösterir 1,2,7,8,9,10.
PLANTAR TOPUK AĞRISI
Plantar topuk ağrısı sırasıyla plantar fasciitis,
plantar fascial rüptür, kalkaneal plantar spur, fat pad atrofisi enflamasyonu
ya da degenerasyonu, kalkaneus stres kırıkları ve bazı fat pad tümörleri
nedeniyle oluşur. Topuk yastığının biyomekaniği gözönüne alındığında
70 kg luk bir insanın ortalama 23 cmlik topuk yağ yastığı üzerine her
adımda verdiği yük yürürken 5 kg/cm2 ve koşarken 9.3 kg/cm2
dir. Yaşlanma ile yağ yastığı dejenere olup atrofiye gider. Bundan bir takım
semptomların ortaya çıkmasını sağlar.
A) Plantar Fasciit: Medial kalkaneal tuberositeden
kaynaklanan ve ayağın medial anterior kısmında seyreden plantar fascianın
enflamasyonu va kalınlaşmasıdır. Çoklukla bir fibröz aponevroz olan bu yapıda
repetitif traksiyon stresi sonucu mikro yırtılmalar ve yapışma yerinde
zorlanmalar olur. Hastalar çoğunlukla obes ve yakınmalar iki taraflıdır.
Sabahları ilk birkaç adımla başlayan gün içinde azalan ve gün bitiminde
ortaya çıkan tipik bir ağrı seyri vardır. Parmakların ucunda yürüme,
parmak pasif dorsifleksiyonu veya plantar fasya üzerine basmakla ağrı tanıda
yardımcı olur. Kalkaneal spur ağrının nedeni değil patolojinin sonucudur.
Topuk ağrısı olanların %50 sinde kalkaneal spur görülebilir. Ancak topuk ağrısı
olmayan populasyonun %16 sında yine kalkaneal spur görülebilmektedir. Ayrıca
Du Vries ve Tanz spur origosunun fleksör digitorum brevisin başlangıç yeri
olduğunu ve plantar fascia ile ilgisi olmadığını da göstermişlerdir. Bu
nedenle tüm kalkaneal spurlar ağrı nedeni olarak değerlendirilmemeli ve şüpheli
olgularda yapılacak bir sintigrafi de ortaya çıkacak enflame periostal
dokudaki technetium uptake artışı ayırıcı tanı için kullanılmalıdır.
Bu bölgedeki diğer bir ağrı sebebi de abduktor digiti quintiye giden lateral
plantar sinir dalının medial kalkaneal spur altında sıkışmasıdır ki ,
tek tedavisi cerrahi serbestleştirmedir. Bu tabloda ağrı daha batıcı ve
zaman zaman elektriklenme atakları şeklindedir. Plantar fasciit ve kalkaneal
spur tanısında ayak grafileri, sintigrafi ve EMG yardımcıdır. Nonoperatif
tedavide NSAİ ilaçlar, ortotik cihazlar ve steroid enjeksiyonları önerilir.
Özel şok absorbe edici (UCBL cup) topuklar ve plastazot ortezi kullanılabilir.
Plantar fasciitte polipropilen taban moldları kullanılarak topuk
posteromediali yükseltilmek ve medial arkın yükünü azaltmak suretiyle
rahatlama sağlanmaktadır. Cerrahi olarak spur eksizyonu çok nadiren (%2-%25
hastada) gerekir. Hastalığın doğal seyri konusunda cesaretlendirilen
hastalar tedaviye daha çabuk ve iyi yanıt vermektedirler 1,3,4,5,6, 9,12.
B) Fat Pad Dejenerasyonu, Atrofisi veya Enflamasyonu: Fat
pad atrofisi ve dejenerasyonu genellikle sert ve düzgün olmayan yüzeylerde
kalkaneodynia şikayeti olan yaşlı populasyona özgüdür. Bu hastalarda yumuşak,
düzleşmiş ve kalkaneusun kolaylıkla palpe edildiği bir topuk mevcuttur.
Plantar fascia hassas değildir ve ağrı tam topuk altında ve ortadadır. En
uygun tedavi şok absorban materyalden yapılmış bir topuk desteği ve topuğun
yükseltilerek yükün ön ayağa kaydırılmasıdır. Fat pad enflamasyonun
atrofiden farkı topuğun incelmemesidir. Aşırı kullanma ve aktivite sonrası
oluşan ve dinlenmekle geçen bir ağrıdır. Genellikle travma sonrası fat
padin alttaki kemikten ayrılması ile oluşabilir. Seperasyonun onarımı 6 ay
gibi bir sürede oluşur. Bu nedenle bu dönemde semirijit plastik topuk kapları
kullanılarak topuk yağ yastığı stabilize edilir. Steroid enjeksiyonları
her iki tabloda da kontrendikedir. Fat paddeki piezojenik papüller ve glomus tümörleride
ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Özellikle subkutan yağ dokusunun
dermisteki defektlerden hernisyonu patolojinin fat pad kanlanma bozukluğuna bağlı
olduğunu düşündürür 7,10,12,13,14.
C) Entezopatiler:Topuğun artritik hastalıkları
genellikle entezopatik posterior plantar ağrı yapar. Topuk ağrısı bazen
romatizmal hastalıklarda ilk ve tek bulgu olabilir. Romatoid artritte topuk ağrısı
spur oluşumu ile karakterizedir ve genellikle bilateraldir. Tüm seropozitif
artritlerde olduğu gibi ciltteki incelme tabloyu ağırlaştırır. Psöriasis,
ankilozan spondilit ve Reiters sendromunda aşilin kalkaneal ekspansiyonlarında
entesopatik gerilme ağrısı mevcuttur. Gut, pseudogut ve diyabet gibi hastalıklar
da plantar topuk ağrısı yapabilir. Ağrı spur formasyonundan çok plantar
fasciiti taklit eder. Palyatif tedavi sistemik hastalığın tedavisi ile
birlikte yürütülür 10,12.
MEDİAL TOPUK AĞRISI
A)Tarsal tunnel sendromu : Posterior tibial sinir ve
dallarının fleksör retinakulum altında sıkışması sonucu oluşan bir nöropatidir.
Post travmatik yapışıklıklar, kemik çıkıntıları, kronik inflamasyon,
selim tümörler etyolojik etkenlerdendir. Arka ayak varusu ve ön ayak
pronasyonu tarsal tunnel sendromuna sebep olan en önemli mekanik etkendir. Ayak
medialinde iç malleolden ön ayağa dek yayılan ağrı, yanma ve karıncalanma
mevcuttur. Medial malleolün bir parmak inferiorunda ve Licinate ligament altında
hassasiyet vardır. Tinnel testi pozitiftir ve tibial sinir innervasyon sahasında
iki nokta duyarlılığı azalmıştır. %25 proksimal ağrı yayılımı vardır.
EMG tanı koyduran bir yöntemdir. İzole topuk ağrısı genellikle tarsal
tunnel sendromundan uzaklaştırır. En seçkin tedavi yöntemi tibial sinir ve
dallarının dekompresyonudur. Ayak bileğinin medial kenarında oluşan batıcı
ve yüklenmeyle başlayıp adım atarkende devam eden ağrıda ise kalkaneal dal
nörodinisi düşünülebilir. Ağrının diğer bir özelliği ise distale değil
topuk medialinden topuk yağ yastığına yayılmasıdır. Tedavide medial ark
destekleri ve cerrahi serbestleştirme en uygun yöntemlerdir 4, 7,10,14.
B) Tibialis Posterior Tendiniti : Hastalar genellikle 4.
ve 5. dekattaki planovalgus ayak yapısına sahip kişilerdir. Ayakta aşırı
valgus zorlamasına sebep olan repetitif hareketler sonucu tibialis posterior
tendon gerilmesi veya kopması sonucu oluşur. Hastanın yürüme kapasitesini düşüren
ağrı topuk medialinde ve tibialis posterior boyuncadır. Medial ark desteği,
NSAİ ilaçlar, kısa bacak ateli ile dinlendirme veya peritendinöz steroid
enjeksiyonu tedavi seçenekleridir. Tendon içine yapılan enjeksiyonlar rüptür
riskini arttırır 10.
C) Kronik Fleksör Hallucis Longus Tendiniti: Topuk
medialinden başlayıp plantar fasciaya doğru yayılan bir ağrı mevcuttur.
Plantar fasciit ile karışır. Her ikiside pasif başparmak dorsifleksiyonu ile
ağrı oluşturur. Ağrının resistif başparmak fleksiyonunda geçmesi plantar
fasciit, artması FHL tendiniti için patognomoniktir. Yararlı tedavi yöntemleri
arasında dinlenme, NSAİ tedavisi, kontrast banyoları, ultrasound ve
iontoforez sayılabilir 10.
LATERAL TOPUK AĞRISI
Sıklıkla peroneal tendonların kalkaneus kırığı gibi
bir travma ile distorsiyonu sonucu oluşur. Ayrıca peroneal tendonlar
traselerini terkedip lukse olabilir. Topuk lateralinde ağrı ve hassasiyetin
yanısıra palpe edilebilen peroneal tuberkülün olması tanı koydurur.
Tedavide steroid enjeksiyonu ve cerrahi yerleştirme yapılır 10.
SONUÇ:
Topuk ağrısı etyolojisinde farklı hastalıkların
ve dokuların bulunduğu bir yakınmadır. Tanıda ağrı lokalizasyonu en
belirleyici faktörlerden biridir. Ağrı nedeni tam ortaya koyulmadan yapılan
tedaviler yararlı olamamasının yanısıra tabloyu ağırlaştırabilir. Çoğunlukla
yanlış ayakkabı kullanımına bağlanan ve kalkaneal spur tanısıyla yeterli
tetkik edilmeden eksik tedavi edilen bu yakınma, iyi irdelendiğinde sistemik
bir hastalığın ilk belirtisi yada cerrahi girişim gerektiren bir tablo
olarak karşımıza çıkabilmektedir. Topuk ağrısını basit bir yakınma
olarak değerlendirmeden nedene yönelik tüm tetkiklerin yapılması, çok
fazla tedavi seçeneği arasından uygun modalitenin saptanması kısa sürede
rahatlık sağlamanın en emin yoludur.
KAYNAKLAR
1 - Bateman JE : The Adult heel,Disorders of the foot,Jahss
MH (ed):WB Saunders Co, 1982;764-775.
2 - Brahms MA : Common Foot problems-heel tuberosities, heel
bursitis. J Bone Joint Surg 1967; 49A:1663.
3 - Campbell JW, Inman VT : Treatment of plantar fasciitis
and calcaneal spurs with the UCBL shoe insert. Clin Orthop 1974; 103:57-61.
4 - DuVries HL : Surgery of the foot, 3rd ed, St.
Louis: CV Mosby Co,1973; 131-433.
5 - DuViries HL : Heel spur (calcaneal spur). Arch Surg
1957;74:536-542.
6 - Furey JG: Plantar Fasciitis. J Bone Joint Surg 1975;
57A:672-673.
7 - Giannestras NJ :Medical and Surgical Management. Foot
Disorders:Philedelphia: Lee and Febiger, 1978; 565-573.
8 - Heneghan MA, Pavlov H : The Haglund painful heel
syndrome:Experimental investigation of cause and therapeutic implications. Clin
Ortop 1984; 228-234.
9 - Jahhs MH: Disorders of the foot and ankle, medical and
surgical management, 2 rd ed, WB Saunders company, Ph
Vol-2,1992,1372-1416.
10 - Johnson RP, Collier BD, Carrera GF: The os trigonum
syndrome, use of bone scan in the diagnosis. J Trauma 1984; 24:761.
11 - Keck SW, Kelly PJ : Bursitis of the posterior part of
the heel. J Bone Joint Surg 1965 ; 47:267-273.
12 - Mann RA, DuViries HL : Acquired nontraumatic deformities
of the foot: DuViries Surgery of the foot ,4 rd ed, Mann RA
(ed)CV Mosby Co, 1978; 287-290.
13 - Quigley JT: A Glomus tumor of the heel pad. . J Bone
Joint Surg 1979;61A:443-444
Tanz SS: Heel pain. Clin Orthop 1934; 169-177.