Mekanik ventilasyonun tarihsel gelişimi
Mekanik ventilasyon tanımı
Mekanik ventilasyon tarihine kısa bir bakış
-
Mekanik ventilasyon nedir?
Mekanik ventilasyon yaşamsal bir fonksiyon olan solunum işleminin
yapay olarak ventilatör adı verilen bir cihaz yardımı ile sürdürülmesidir.
Günümüzde özellikle yoğun bakım hekimliğindeki hızlı gelişmeler
mekanik ventilasyon uygulamasını tedavinin ayrılmaz bir parçası yapmıştır.
-
Mekanik ventilasyonun tarihsel gelişimi nasıl olmuştur?
Yaşam için gerekli iki fonksiyondan biri olan solunum ile
ilgili ilk bilgiler Mısır, Çin ve Yunan kaynaklarında dikkat çekmektedir.
Batılı kaynakları ele aldığımızda mekanik ventilasyon uygulamasına ait
tarihi gelişim şu şekilde özetlenebilir:
İlk kez Hipokrat MÖ. 460 yılında havayı bilimsel
olarak değerlendirmiş ve suda boğulma vakalarında nefes borusuna yerleştirilecek
bir kanül vasıtasıyla hastaya hava gönderilmesi gerektiğini bildirmiştir.
MÖ. 380 yıllarında Aristo hayvanların havasız odalarda
öldüğünü gözlemlemiş ve yaşamın sürdürülmesi için taze havanın şart
olduğunu belirlemiştir.
1493'de Paracelcus yangın körüğü kullanarak bir
hastada asiste ventilasyonu denemiştir.
Mekanik ventilasyon uygulamasının ilk örneği ise
1541'de Vesalius tarafından gerçekleştirilmiştir. Vesalius ölmek üzere
olan bir köpeği trakeasına yerleştirdiği kanülle havalandırmış ve kalp
atışlarındaki düzelmeyi saptamıştır (Şekil 1-1).
1635’de Hook toraks hareketi olmasa da akciğerlere temiz
hava ulaştırılması halinde yaşamın devam ettiğini ortaya koymuştur.

Şekil 1-1. Andreas Wesele Vesalius modern resüsitasyon hakkında
bilgi veren ilk bilim adamıdır.
1763’de Smellie bir hastada trakeaya yerleştirdiği metal bir tüple
solunum havasını akciğerlere yollamayı başarmıştır.
1775’de Hunter köpeklerde ekspirasyon ve
inspirasyon için çift körüklü bir sistem kullanmıştır.
1786’da Kite ilk defa ventilasyonda volum sınırlamasının
önemini ortaya koymuştur.
Courtois 1790’da ilk kez körük yerine piston silindir
kullanarak yapay ventilasyonu gerçekleştirmiştir.
1864'de Alfred Jones "spirophore" adı verilen ve
vücudu içine alan ilk tank ventilatörü yani negatif basınçlı ventilatörü
tanıtmıştır (Şekil1- 2).

Şekil 1- 2. Alfred E. Jones’a tarafından sunulan tank
ventilatör
1876'da Woillez çelik akciğerin ilk prototipi olan
“spirofor”u geliştirmiştir (Şekil1- 3).

Şekil 1- 3. Woillez’e ait spirofor
1880'de Mac Evven'in endotrakeal tüpü geliştirmesi mekanik ventilasyon
uygulamasında bir dönüm noktasıdır.
1886’daTuffer ve Hallion kaflı endotrakeal tüp ve geri solumasız valv
ile ilk parsiyel akciğer rezeksiyonunu gerçekleştirmişlerdir.
1893’de Fell ve O’Dwyer, operasyon sırasında hastanın
ventilasyonunu bir laringeal kanül ve ayakla idare edilen körük
yardımıyla sağlamaya başlamışlardır. 1896’da Matas bu sisteme kompresörü
de eklemiştir (Şekil 1-4).

Şekil 1- 4. Rudolph Matas’a ait yapay solunum cihazı
(Endotrakeal tüp ve Fell –O’Dwyer körüğü içermektedir)
.
1909'da Janeway ve Green cerrahi kullanım için ilk
intermittent (aralıklı) zorunlu pozitif basınçlı ventilatörü geliştirmişlerdir
(Şekil 1-5).

Şekil 1 - 5. Janeway’nin anestezi cihazı
1911 yılında Drager resüsitasyon için pulmotoru geliştirmiştir
(Şekil 1 - 6).

Şekil 1 - 6. Drager’in geliştirdiği Pulmotor
1928'de Drinker tank içi basıncın elektrikli bir motor
ile değiştirilebildiği ilk çelik akciğeri tanıtmıştır (Şekil 1-7).
Şekil 1 - 7. Drinker’in geliştirdiği çelik akciğerin
bir modifikasyonu
1931'de Emerson'ın geliştirdiği Drinker'in benzeri çelik
akciğer 1948-49 yıllarındaki Los Angeles Polio epidemilerinde yaygın kullanım
alanı bulmuştur.
Crafoord, Frenckner ve Andreason 1940 yılında
“spiropulsatör” olarak adlandırılan ve “aralıklı pozitif basınç”
uygulayan bir ventilatörü kullanıma sokmuşlardır.
Mörch 1941’de “aralıklı pozitif basınç”
uygulayan ilk piston ventilatörü yapmıştır (Şekil 1- 8).

Şekil 1 - 8: Ernst Trier Mörch’ ün geliştirdiği piston
ventilatör
Modern anlamda pozitif basınçlı mekanik ventilasyon ilk olarak, 1952
Danimarka ve 1953'de İsveç'te ortaya çıkan polio epidemilerinde Engström
tarafından uygulanmıştır.
“Erişkinin sıkıntılı solunum sendromu (Adult
Respiratory Distress = ARDS)” tedavisinde sürekli pozitif havayolu basıncı
uygulanması 1971 yılında gündeme gelmiştir. Ayni yıl Oberg ve Sjöstrand yüksek
frekanslı pozitif basınçlı ventilasyonu takdim etmişlerdir.
1973 yılında mekanik ventilasyonun sonlandırılmasında
“aralıklı zorunlu ventilasyon uygulaması” ileri bir teknik olarak gündeme
gelmiştir.
1980’den itibaren mikroişlemci ventilatörler
hızla yaygınlaşırken “basınç kontrollü” ve “basınç destekli”
ventilasyon gibi yeni modlarla günümüze kadar gelinmiştir.
Kaynaklar:
1.Pillbeam SP: Mechanical ventilation: Physiological and
Clinical Application. 2nd Ed. St Louis,Mosby-Year book,Inc;1992,p 1.
2.Barach AL, Hylan AB, Petty TL: Perspective in pressure
breathing. Resp Care 20:627, 1975.
3.Perel A, Stock MC: Handbook of mechanical ventilatory
support. 1st Ed. Williams and Wilkins, Philadelphia,1992,p 3.
4.Kirby RR,Banner MJ, Downs JB (eds):Ventilatory support.
1st Ed Churchill Livingstone Inc, New York,1990,p 1.
|