POZİTİF BASINÇLI
MEKANİK VENTİLASYON UYGULAMASININ SİSTEMLER ÜZERİNE ETKİLERİ VE KOMPLİKASYONLARI
Pozitif basınçlı
ventilasyonun organ ve sistemler üzerine istenmeyen etkileri
Oksijen toksisitesi
Enfeksiyon riski
-
Mekanik ventilasyon özellikle
pozitif basınçlı ventilasyon zararsız bir teknik midir?
Mekanik
ventilasyonun effektif olarak uygulanabilmesi organ ve sistem fonksiyonlarına
etkisinin anlaşılması ve komplikasyonlarının ortaya konulabilmesi ile mümkündür.
Özellikle normal fizyolojinin aksine pozitif basınçla gerçekleştirilen
ventilasyonun organlar üzerine olan olumsuz etkilerinin anlaşılması ve yan
etkilerin minimale indirilmesi yapay solunum uygulamasının temel başlıklarından
biridir.
-
POZİTİF BASINÇLI VENTİLASYONUN KARDİYOVASKÜLER
ETKİLERİ nelerdir?
Mekanik
ventilasyonun primer kardiyovasküler komplikasyonu kalp debisindeki azalmadır.
Bu normal spontan ventilasyon ile pozitif basınçlı ventilasyonun karşılaştırılması
ile anlaşılabilir:
Spontan
ventilasyon sırasında intratorasik basınçdaki düşüş akciğerlere hava
girişini sağlarken, kalbe ve büyük torasik damarlara kanın akışını da hızlandırır.
Periferik kanın sağ ventriküle dönüşüyle sağ ventriküler “preload”u
ve “atım volüm”ü artar.
Spontan
ekshalasyon sırasında ise kan sağ kalpden pulmoner dolaşım aracılığıyla
sol kalbe geçer. Böylece de sol ventrikül “preload”u ve” atım volüm”ü
artar (Şekil-11-1). Ekshalasyon sırasında intratorasik basınç daha
az negatif olduğundan, sağ ventriküle daha az kan, sağ kalp “debisi”
azaldığı gibi, sol kalp “atım volümü” de azalır. Bu siklus her
solunumda tekrarlanır.

Şekil 11-1:Spontan
solunumda kardiyo-pulmoner etkilenim
Pozitif
basınçlı ventilasyonda ise inspirasyon sırasında artan basınçlar
toraksdaki büyük damarlara ve diğer yapılara yansır (Şekil 11-2.)
Büyük damarlar komprese edilir ve santral venöz basınç artar. Sonuçta
toraks içine daha az kan geri döner venöz dönüşteki azalma ventriküler
“preload”ve “atım volum”ünde azalmaya neden olur. Aynı zamanda
alveoller arasındaki pulmoner kapiller damarlar gerilir ve daralır. Bu
durum kanı sol kalbe iterken, sol ventrikül “stroke volum”ünde kısa
süreli bir artış olur. Daha sonra düşük sağ kalp “debisi” nedeniyle
sol ventriküler “atım volümü”de azalır. Bu özellikle hipovolemik
hastalarda sistemik kan basıncında düşmeyle klinik tabloya yansır.
Yüksek
PEEP seviyelerinde de pulmoner vasküler rezistans artarken, sağ kalp “atım
volümü”de azalabilir. Bu durum sağ kalpte diastol sonu volüm miktarını
arttırırken interventriküler septum da sola itilir. Sonuçta
interventriküler septumun sola şifti sol ventrikül volümünde azalmaya neden
olarak kardiyak debideki düşüşünü etkileyebilir, fakat bu etki venöz
dönüşteki azalma kadar önemli değildir. Kardiyak debideki düşüşte,
miyokard perfüzyondaki azalma ve miyokardiyal iskemide gözardı edilemez.
PPV
ve PEEP uygulaması sırasında kardiyak debiyi azaltan başlıca faktörler şöyle
özetlenebilir:
-
Venöz
dönüşte azalma.
-
Afterload'da
artma.
-
Miyokardiyal
iskemiden kaynaklanan kontraktilite azalması.
-
Kontraktiliteyi
azaltan humoral mediyatörlerin dolaşıma karışması.
-
Sağ ventriküler volümde artış ve septal şifte
bağlı sol ventrikül doluşunda azalma.
Şekil 11-2:
Pozitif basınçlı ventilasyonda kardiyo-pulmıner etkilenim
Pozitif
basınçlı ventilasyondan pulmoner vasküler sistemde etkilenmektedir. Örneğin
artmış havayolu basıncı ile pulmoner kapillerler komprese olmaktadır ve
pulmoner perfüzyon direkt olarak baskılanmaktadır (Şekil 11-3).
Pulmoner perfüzyonun azalması ile vasküler rezistans da artmaktadır. Ancak
PEEP kullanılmaması halinde ekspirasyon sırasında toraks kan akımını
artmakta ve pulmoner perfüzyon nispeten dengelenebilmektedir.
Şiddetli
hipokseminin pulmoner vasküler rezistansı arttırdığı da bir gerçektir. Bu
da pulmoner vazokonstrüksiyon ve pulmoner hipertansiyonla sonuçlanmaktadır.
Pratikte PEEP uygulaması ile kollabe alveoller açılarak ventilasyon/perfüzyon
oranının olumlu yönde etkilendiği bilinse de akciğer volümü çok fazla
artarsa aşırı distansiyon etkisi ile akciğer kompliyansı azalacak, pulmoner
vasküler rezistans artışı kontrol edilemeyecektir.

Şekil 11-3:
pozitif basınçlı ventilasyonda alveoler dolum
-
MEKANİK
VENTİLASYONUN INTRAKRANİAL BASINÇ VE SEREBRAL PERFÜZYONA ETKİLERİ
nelerdir?
Serebral
perfüzyon basıncı (CPP); “ortalama sistemik arter basınçdan, ICP'ın çıkarılmasıyla
elde edilir. PPV sırasında PEEP uygulamasından bağımsız olarak CO ve
ortalama arter basıncı düşeceğinden CPP’da azalma beklenir. Örneğin
ortalama arter basıncı100mmHg’den 70mmHg’ya düştüğünde ICP 15
mmHg ise, CPP 85mmHg’dan den 55mmHg’ya inecektir.
Mekanik
ventilasyonda santral venöz basınç artarken serebral venöz dönüş de
azalmaktadır. Bu da ICP artışı ve CPP’ da azalmayla sonuçlanacaktır.
Sonuçta perfüzyon basıncındaki azalma serebral hipoksemi için temel teşkil
ederken, ICP artışı da serebral ödem oluşumunu artıracaktır.
-
MEKANİK VENTİLASYONUN RENAL ETKİLERİ
nelerdir?
Mekanik
ventilasyonun renal etkileri 3 başlık altında değerlendirebilir:
-
Artmış
intratorasik basıncın sebep olduğu hemodinamik değişikliklere renal
cevap.
-
PPY'la
ortaya çıkan humoral cevap: Atrial natriüretik peptid (ANP), Antidiüretik
hormon (ADH) ve renin anjiotensin aldosteron değişiklikleri.
-
Değişen
Ph, PaCO2 ve PaO2 düzeylerinin böbreklere etkisi.
Hemodinamik
Değişiklikler ve Renal Cevap :
Azalan
CO, renal kan akımı ve glomerüler filtrasyon oranını azaltır. Bu durum
idrar “output”unda azalmaya seebp olur. Ancak idrar yapımındaki azalma
tamamen CO’a bağlı değildir. Çünkü CO artsada idrar “volümü” buna
paralellik göstermeyebilir. Bir anlamda nöronal / humoral faktör böbrekleri
etkilemezse renal kan akımı ve glomerüler filtrasyon hızı arteriyel kan basıncı
değişikliklerinden etkilenmeyebilir. Ancak ortalama arter basıncı <75
mmHg olursa renal kan akımı ve glomerüler kapiller basınç azalırken
glomeruler akım oranı düşer/ idrar akımı azalır. Derin hipotansiyonda
idrar akımı durabilir.
Mekanik
ventilasyon sırasında böbrek içi kan dağılımını da değişmektedir.
Renal kan akımının iç korteks ve dış medullar dokuda (jukstamedullar
nefronlar) artarken, dış korteksde azaldığı belirlenmiştir. Bu durumda
idrar çıkışı (ort.%40), kreatinin (%23) ve sodyum(%63) atılımı
azalmaktadır. Bu durum artmış sodyum ve su retansiyonu ile sonuçlanmaktadır.
Mekanik
Ventilasyonun ADH aktivitesi ve ANP üzerine Etkisi : Mekanik ventilasyon sırasında
posterior hipofizden ADH salınımının artması idrar üretimi azalabilir. Yüksek
ADH seviyeleri, daha az idrar çıkışı ve vücut sıvı volümünde artış
ile sonuçlanmaktadır. Sol atriumda volüm reseptörleri ile oluşan nöronal
aktivite de ADH üretiminde artma veya azalmaları stimüle etmektedir.Karotid
cismi ve aort arkusu boyunca yerleşen baroreseptörlerde ADH seviyesini azaltıp
artırabilir. Sonuçta pozitif basınçlı ventilasyonun, toraks içinde yarattığı
basınç değişiklikleri, ADH salınımı artarken, oligoanüri meydana
gelecektir.
IPPV
ve PEEP atrial dolma basıncını azaltırken, bu atrial natriüretik peptid
(ANP) sekresyonu da azalmaktadır. ANP diüretik bir ajan gibi etki
ederken, aldosteron ve renin sekresyonunu inhibe etmektedir. PPV uygulamasıyla
ANP düzeyinin azalması da organizmada su ve sodyum retansiyonuna katkıda
bulunacaktır.
Arteriyel
kan gazları ve böbrek fonksiyonu: PaO2 ve PaCO2 değişiklikleri de böbreklerde
PPV etkilerine katkıda bulunur. Respiratuar yetmezlikli hastalarda azalan PaO2
değerlerinin renal fonksiyon ve idrar akımında azalmayla sonuçlanacağı
bilinmektedir. 40 mmHg'nın altındaki basınçlarda (şiddetli hipoksemi) renal
fonksiyonlar dramatik olarak azalır. Benzer şekilde, 65 mmHg'nın üzerindeki
PaCO2 değerlerinde renal fonksiyon azalır, ADH artar.
-
Mekanik ventilasyonun dİğer vÜcut sistemlerinE
etkisi var mıdır?
PPV
ve PEEP uygulanan bazı hastalarda karaciğer hastalığı olmadığı halde,
serum bilurubin seviyesinde yükselme (>2,5 mg/100ml) ile karekterize
karaciğer fonksiyon bozukluğu saptanabilir. Ayrıca portal venöz akımda
azalma veya splanknik rezistasda artma karaciğerde iskemiye neden
olabilmektedir.
PPV
ile splanik rezistans artışı, splanknik venöz akımda azalma ve gastrik
mukozal iskemiye katkıda bulunur. Bu yoğun bakım hastalarında görülen
gastrik ülser ve gastrointestinal kanama insidansında artışa yolaçan faktörlerden
biridir. Bu değişiklikler gastrik mukozal bariyerin permeabilite artışla da
ilişkilidir.
Mekanik
ventilasyon ve özellikle PEEP uygulaması, akciğerlerden “plazminojen
aktivite eden faktör” salınımını da arttırmaktadır. Bu aktivasyon,
plazminojenin fibrinolizis üzerien etkili plazmine dönüşmesinden sorumludur
ve fibrinolitik aktivitede artış ile sonuçlanmaktadır.
-
MEKANİK
VENTİLASYON VE METABOLİK ASİD-BAZ DENGESİ BOZUKLUKLARI oluşur mu?
Mekanik
ventilasyon sırasında PH ve PaCO2 düzeylerinin fizyolojik sınırlarda
tutulması amaçlanır.
Arteriyel
kan gazında PaCO2 normal düzeyde fakat PH artmış yada azalmışsa,
metabolik bir hadise söz konusudur ve düzeltilmelidir:
Şiddetli
metabolik asidosis da bikarbonat verilmesini gerektirir. Bikarbonat gereksinimi
kan gazına göre şu şekilde hesaplanır: HCO3 = (Vücut ağırlığıXBE)/2
Ancak
bikarbonat sadece yeterli ventile olan hastalara uygulanmalııdr. Eğer hasta
iyi ventile olmuyorsa, bikarbonat verilmesi plazma hidrojen iyonu ve CO2 üretimini
arttıracak ve asidoz derinleşecektir.
Metabolik
alkaloz çoğu durumda kendiliğinden düzelebilir. Ancak alkaloz şiddetli ise
amonyum klorid veya potasyum klorid ile müdahale edilir.
-
MEKANİK VENTİLASYON UYGULAMASINDA BAROTRAVMA
gelişir mi?
Mekanik
ventialsyon esnasında “barotravma” kelimesi akciğerde basınç veya volüm
hasarına bağlı olarak meydana gelen patolojileri tanımlamak için kullanılır.
IPPV
ve PEEP uygulanan hastalarda barotravma insidansı %15 kadar yükselebilmektedir.
Barotravma akciğer dokusunun ruptürü, pnömotoraks, pnömomediastinum, pnömoperitoneum
ve hücresel hasarlanma gibi komplikasyonlara yol açar.
Barotravmaya
yolaçan başıca nedenler şunlardır:
-
Yüksek
pik hava yolu basıncı
-
Büllöz
akciğer hastalıkları
-
Yüksek
düzeyde PEEP (Yüksek tidal volümlerle birlikte)
-
Gastrik
asid aspirasyonu
-
Nekrotizan
pnömoniler
-
ARDS
Periferik
havayolları ve alveollerin mekanik ventilasyon sırasında hasarlanmasıyla
solunum havası perivasküler boşluktan mediastinuma ulaşır ve pnömomediastinum
gelişir. Hava mediastinumun plevral yüzeyi vasıtasıyla intraplevral boşluğa
geçer ve pnömotoraksa da neden olabilir. Hava doku yüzeyine doğru hareket
ederek subkutanöz amfizem de meydana gelebilir. Eğer hava retroperitoneuma doğru
hareket ederse, bu kezde pnömomediastinumu takiben pnömoperitoneum meydana
gelir. Diyafragma altındaki hava ventilasyonu etkilecektir.
Subkutanöz
amfizem; genellikle boyun, yüz ve göğüs bölgesinde görülürken, ayaklar
ve abdomen gibi distal bölgelerde de meydana gelebilir.
Pnömomediastinum,
özefagus, büyük damarlar ve kalbi komprese edebilir ve göğüs
radyografisinde gözlenebilir. Basının şiddetine ve komşu organlara etkisine
göre müdahale edilir. Örneğin kalp tamponadı mevcutsa hava acilen drene
edilmelidir.
Pnömotoraks
bulunduğu taraftaki akciğerin kollapsına ve mediastinum şiftine neden olur.
Pnömotoraks perküsyonla hipersonarite saptanması veya solunum seslerinin
olmamasıyla tesbit edilir. Toraks tüpü ile drenaj gerekir. Mekanik
ventilasyon uygulanan hastada pnömotoraksı teşhis etmenin bir yoluda,
PIP'deki progressiv değişiklikleri saptamaktır. Birkaç dakika ile birkaç
saat gibi kısa zaman periyotları içinde meydana gelen basınç artışları
pnömotaraks'ın habercisi olabilir. Fizik muayene ve göğüs filmi tanıyı
destekler.
Mekanik
ventilasyon uygulanan hastalarda, basit pnömotoraks tansiyon pnömotoraksa dönebileceğinden
dolayı, çok dikkatli monitörizasyon gerekir. Tansiyon pnömotoraks yaşamı
tehdit eden bir olay olup acillen tedavi gerektirir. Bu durumda hemen 14 numara
intraket ile 2.-3. interkostal aralık/midklavikular hat hizasından girilir ve
hastanın başı yükseltilerek drenaj sağlanır. Daha sonra toraks tüpü
yerleştirilir.
Pozitif
basınçlı ventilasyon hücresel düzeyde de akciğer sıvı retansiyonu, ödem,alveolar
hemoraji/rüptür,interstisyel amfizem ve kompliyansda azalma ile karekterize
hasarlanmaya yolaçmaktadır.
-
MEKANİK VENTİLASYON SIRASINDA OKSİJEN TEDAVİSİNİN
TEHLİKELERİ var mıdır?
Mekanik
ventilasyon sırasında temel amaç yeterli ventilasyon sağlanırken gaz değişimi
için gerekli oksijeni de alveollere ulaştırmaktır. Burada kullanılan
oksijenin konsantrasyonu son derece önemlidir.Yüksek oksijen konsantrasyonlarında
organizmada özellikle de akciğer dokusunda bizzat oksijen kullanımına bağlı
yan etkiler kaçınılmazdır. Bunlar:
Absorbsiyon
Atelektazisi;
Yüksek
konsantrasyonda oksijen (FiO2>0.70) sıklıkla hipoventile olan akciğer ünitelerinde
absorbsiyon atelektazisine neden olur. Bu durumda intrapulmoner şant artar. Özellikle
düşük VT ayarlamalarında veya düşük basınç sikluslu ventilatörlerin
kullanıldığı hastalarda problemin ciddiyeti artmaktadırr.
Oksijen
Toksisitesi;
Yetişkinlerde
uzun süre (>48 saat) FiO2 >0.60 değerlerde uygulandığında oksijen
toksititesi riski artar. Yine yenidoğan ve prematüre infantlarda PaO2>80
mmHg değerleri, pulmoner oksijen toksisitesi için potansiyel bir tehlikedir.
Bu hastalarda yüksek oksijen konsantrasyonu ve ventilasyon basınçlarının
uzun süre uygulanması pulmoner doku ve göz komplikasyonları riskini arttıracaktır.
İnsanlarda
en az 6 saat süreyle yüksek oksijen konsantrasyonlarının (FiO2 = 1.0) kullanılmasının
pulmoner patolojileri başlattığı bilinmektedir. Bu patolojiler; trakeal
mukus sekresyonunda azalma, makrofaj aktivitesinde azalma, vital kapasitede
azalma, endotelyal hücre hasarı ve eş zamanlı olarak akciğer sıvısında
artma, progressiv olarak meydana gelen absorbsiyon atelektazisi, sürfaktan üretiminde
azalma, kompliyansda azalma, “P(A-a)O2” de artma, diffüzyon kapasitesinde
azalma, pulmoner kapiller kan volümünde azalma, kapiller hasarlanma ve ARDS
olarak sıralanabilir.
Oksijen
toksisitesini önlemede düşük FiO2(<0.40) değerleri ile ventilasyon sağlanması
gerekiyorsa PEEP/ CPAP gibi alternatiflerin eklenmesi önerilmektedir. ancak
mekanik olarak ventile edilen hastalarda uzun zaman güvenle verilebilecek
oksijen miktarı bilinmemektedir hatta hastaya göre değişiklik göstereceği
de düşünülmektedir.
-
MEKANİK
VENTİLASYON SIRASINDA YAPAY HAVA AÇIKLIĞINA AİT KOMPLİKASYONLAR gelişir
mi?
Pozitif
basınçlı ventilasyonun gerçekleştirilmesi için endotrakeal tüp yerleştiirlmesi
veya trakeostomi ile yapay havayolu açıklığı şarttır. Bu amaçla yüksek
volüm düşük basınçlı endotrakeal tüplerin kullanılması trakeal
komplikasyonları (Nekroz, trekeaözefajial fistül) azaltır. Entübasyon ve
trakeostominin tecrübeli kişiler tarafından gerçekleştirilmesi de yapay
havayollarına ait komplikasyon insidansını azaltacaktır.
Yapay
havayolları enfeksiyondan korunmada organizmanın normal savunma mekanizmalarını
bozar. Bu zaten hastane ortamında var olan enfeksiyon ajanlarının invazyonunu
kolaylaştırır. Kötü beslenme, stress, immurosupressif ajanların kullanılması
da enfeksiyon ihtimalini artırır. Bu nedenle havayolu açıklığı ve
aspirasyonunun mukozal hasar ve enfeksiyon riskini azaltmak için dikkatle
ve steril olarak yapılması gerekmektedir.
Üst
havayollarına yerleştirilen tüpler normalde vücut tarafından sağlanan,
filtrasyon, ısıtma ve nemlendirme mekanizmalarını da bozacaktır. Mekanik
ventilasyon uygulaması sırasında bu ısıtma, nemlendirme ve filtrasyon işlevi
yeterince yerine getirilmezse, mukozalarda kuruma, siliyer aktivitede azalma ve
sekresyon yapımında bozulma ve havayollarında tıkanma, enfeksiyon,
atelektazi kaçınılmaz olacaktır.
-
MEKANİK VENTİLASYON SIRASINDA ENFEKSİYON RİSKİ
var mıdır?
Mekanik
ventilasyon uygulanan entübe hastalar, nazokomiyal enfeksiyonlar ve pnömoni açısında
yüksek risk altındadırlar. Endotrakeal tüpler, intravenöz/ santral venöz
hatlar, arteriyel kateterler ve pulmoner arter kateterleri, intrakraniyal basınç
monitörizasyonu, üriner kateterizasyon gibi invaziv yaklaşımlar enfeksiyon
riskini daha da artırımaktadır.Uzun süre hastanede kalma, yaşlılık,antibiyotik
kullanımı, majör cerrahi ,kronik hastalıkların varlığı gibi predispozan
faktörler de enfeksiyona yatkınlığı indüklemektedir.
Bugün
mekanik ventilasyon sırasında nazokomiyal pnömoni insidansının yaklaşık
%20,mortalite oranı %50-70 arasında bildirilmektedir. Nazokomiyal pnömoniyle
ilişkili en yaygın mikroorganizmalar;gram pozitif aeroblar; P.aureoginosa,
Klebsiella Pneumonia, E. koli, Gram pozitif aeroblar; S. aureus, streptokkoküs
pneumonia, gram negatif anaeroblar:B. Fragilis, Candida olarak sıralanabilir.
Kaynaklar:
1.
Pinsky MR:Heart-Lung interactions during positive-pressure ventilation.New
Horizons 2: 443, 1994.
2.
Beach T, Millen E, Grenvik A: Hemodynamic response to discontinuance of
mechanical ventilation. Crit Care Med 1:85,1973.
3.
Grace MP, Greenbaum DM: Cardiac performance in response to PEEP in patient with
cardiac disfunction.Crit Care Med 20:358,1982.
4.
Rankin JS, Olsen CO, Arentzen CE, et al: The effects of airway pressure on
cardiac function in intact dogs and man. Circulation 66:108,1982.
5.
Robotham JL, Rabson J, Permutt s,et al: Left ventricular hemodynamics during
respiration. J Apply Physiol 47:1295,1979.
6.
Gerschman R, Gilbert DL, Nye SW,et al:Oxygen poisoning and x-radiation:A
mechanism in common. Science 119:623,1954.
7.
Turrens JF, Freeman BA, Crapo JD: Hyperoxia increases H2O2 release by lung
mitochondria and microsomes.Arch Biochem Biophys 217:411,1982.
8.
Balentine JB:pathology of oxygen toxicity.NewYork Academic Press,1982.
9.
Raj JU, Hazinski TA, Bland RD: Oxygen induced lung microvascular injury in
neutropenic rabbits and lamps. J Appl Physiol 58:921,1985.
10.
Dreyfuss D,Saumon G:Barotrauma is volutrauma but which volume is the one
responsible. Intensive Care Med 18:139,1992.
11.
Vogelhut MM,Downs JB,Prolonged endotracheal intubation Chest 76:110,1979.
12.
Demers RR,Saklad M: Mechanical aspiration: Are-appraisal of its hazard.Resp Care
20:661,1975.
13.
Heffner JE, Miller S, Sahn SA:Tracheostomy in the intensive care unit.Part 1:
Indications, tecnique, management.Chest 90:269,1986.
14.
Berlauk JF:Prolonged endotracheal intubation vs tracheostomy.Crit Care Med
14:742,1986.
15.
Estes RJ, Meduri GU: The pathogenesis of ventilator-associated pneumonia:I.
Mechanisms of bacterial transcolonization and airway inoculation. Intensive Care
Med 21: 365,1995.
16.
Meduri GU, Estes RJ:The pathogenesis of ventilator-associated pneumonia:II. The
lower respiratory tract.Intensive Care Med 21:452,1995.
17.
Torres A, Aznar R, Gatell JM,et al:Incidence, risk and prognosis factors of
nosocomial pneumonia in mechanically ventilated patients.Am Rev Resp Dis
142:523,1990.
18.
Fagon JY, Chastre J, Domart Y, etal: Nosocomial pneumonia in patients receiving
continuous mechanical ventilation: prospective analysis of 52 episodes with use
of a protected specimen brush and quantitative culture techniques. Am Rev Resp
Dis. 139:877,1989.
19.
Craven DE, Kunches LM, Lichtenberg DA,et al: Nosocomial infections and fatality
in medical and surgical intensive care units patients. Arch Intern Med
148:1161,1988.
20.
Huxley EJ, Viroslav J, Gray WR, et al: Pharyngeal aspiration in normal adults
and patients with depressed consciousness.Am J Med 64:564,1978.
21.
Inglis TJJ, Sherratt MJ,Spoat LJ,et al: Gastroduodenal disfunction and bacterial
colonization of the ventilated lung. Lancet 341:911,1993.
22.
Cross AS, Roup B: Role of respiratory assistance devices in endemic nosocomial
pneumonia . Am J Med 70:681,1981.
23.
Johanson WG, Pierece AK, Sanford JP,et al: Nosocomial respiratory infections
with gram negative bacilli.The significance of colonization of the respiratory
tract.Ann Intern Med 77:701,1972.
24.
Pillbeam SP:Mechanical ventialtion:Physiological and Clinical Applicationed
2nd.st Louis,Mosby-Year book,Inc;1992.
25.
-Barach AL, Hylan AB, Petty TL:Perspective in pressure breathing. Resp Care
20:627,1975.
26.
-Gandevia B:Teh breath of life:An essay on the earlist history of
respiration.Respir Care 17:2,1972.
27.
Hubmayr TR, Abel MD, Rehder D: Physiology approach to mechanical
ventilation.Crit Care Med 18:103,1990.
28.
Cahtburn RL:A new system for understanding mechanical ventilators. Respir Care
36:1123,1991.
29.
Banner MJ, gallagher TJ, Bluth LI:A newmicroprocessor device for mean airway
pressure measurement. Crit Care Med 9:51,1981.
|