POZİTİF BASINÇLI MEKANİK VENTİLASYON
UYGULAMASINDA BASINÇ, ZAMAN, AKIM VE VOLÜME AİT TEMEL PRENSİPLER
Mekanik ventilasyonun dört fazı:
İnspiryumun başlaması
/Ventilasyon modları
İnspiryum fazı / Jeneratörler /
Akım tipleri
İnspiryumun sonlandırılması /Siklus mekanizması
Ekspiryum fazı
-
Pozitif basınçlı mekanik ventilasyon sırasında
temel amaç nedir?
Mekanik ventilasyon sırasında
organizmada solunum ve gaz değişimi için gerekli akciğer volümleri oluşturulmasıdır.
-
Pozitif basınçlı mekanik
ventilasyon sırasında akciğerlerde oluşturulacak volüm nelere bağlıdır?
Mekanik
ventilasyon sırasında akciğerlerde ne kadar volüm oluşturulabileceği
uygulanan basınç, zaman, akım ve volüm arasındaki etkileşimlerle
belirlenir.
Bu etkileşimler
şu şekilde özetlenebilir:
-
Akciğerde
oluşacak volüm: Akım miktarına ve uygulanma süresine bağlıdır.
-
Akciğer
içine ulaşacak gazın akım hızı : Güç kaynağı yani ventilatör
ile akciğer içi basınçlar arasındaki farkla bağlıdır. Daha büyük
basınç gradiyenti daha büyük akım hızı ve daha fazla volüm anlamına
gelir.
-
Akciğer
içindeki basınç : Akciğerlerin yapısına bağlıdır. Örneğin
akciğerin kompliansı yüksekse yani daha kolay genişleyebiliyorsa
ekspansiyon için düşük basınç değerleri yeterlidir. Eğer akciğer
yapıları sert ve dirençli ise (düşük komplians) şişirmek için daha
fazla basınç uygulanmalıdır.
-
Ağızda
ölçülen basınç (Pawo) : Ventilatörü hastaya bağlayan sistemin
yani endotrakeal tüp ve solunum devrelerinin rezistansına ile akciğer
kompliyansına bağlıdır. Tüp çapları geniş ise daha fazla akım
kolaylıkla hastaya ulaştırılacaktır. Daha küçük çaplı tüplerle
ise direnç artarken akım azalacaktır.
-
Bir pozitif basınçlı
ventilasyon uygulayan bir ventilatör nasıl işlev görür?
Herhangi bir
ventilatörün fizyolojik ve mekanik etkisi normal bir ventilasyon
siklusunun bölümlerini oluşturma yeteneği ile ilişkilidir. Bu devreler;
-
Ekspirasyon
sonu ve ekspiryumdan inspiryuma geçiş fazı (İnspirasyonun başlaması)
-
İnspiratuar
fazı
-
İnspirasyon
sonu ve inspiryumdan ekspiryuma geçiş fazı
-
Ekspiratuar
faz, olarak sıralanabilir.
I - İNSPİRYUM BAŞLANGICI :
EKSPİRASYON SONU - EKSPİRASYONDAN İNSPİRASYONA GEÇİŞ FAZI:
-
Ventilatör tarafından
inspiratuar faz nasıl başlatılır? Tetikleme mekanizması nedir?
Bir ventilatörde
ekspirasyonun son bulduğu anda inspirasyonu başlatan mekanizmaya “tetikleme
mekanizması” denir. Ventilatörler basınç, akım, zaman ve volümle ilişkili
olarak tetiklenebilir. Genelde volüm değişkeni nadiren kullanılmaktadır.
İnspirasyonun
başlamasını sağlayan tetikleme mekanizmaları şunlardır:
-
Zaman
tetiklemesi (Kontrollü ventilasyon)
-
Basınç
veya hasta tetiklemesi (Asiste ventilasyon)
-
Zaman +
basınç tetiklemesi : Asiste - Kontrollü ventilasyon
-
Akım
tetiklemesi
Burada
inspiryumu başlatma özelliklerine göre öncelikle temel tetikleme
(ventilasyon) teknikleri ele alınacaktır:
Mekanik
ventilatörlerde kullanılan ilk tetikleme mekanizmalarından biri zaman
tetiklemesidir. Burada solunum hızı ventilatör tarafından belirlenir. Yani
inspiratuar siklus ayarlanan zamana göre başlatılır. Örneğin solunum hızı
12 soluk/dakika olarak ayarlanırsa; ventilatör bir önceki solunumdan 5 saniye
geçtikten sonra inspirasyonu tetikleyecek yani respiratuar siklus her 5
saniyede bir oluşturulacaktır. Ara zamanlarda hastanın inspiratuar eforu olsa
bile ventilatörden hava gelmeyeceği için solunum gerçekleşmeyecektir. Zaman
ayarlı ventilasyon yapay solunumun etkinliği için özellikle apneik veya
paralize edilmiş hastalarda önerilir (Şekil 7-1).

Şekil 7- 1:
Zaman tetiklemeli (Kontrollü ventilasyon )
-
İntermittent Positive
Pressure Ventilation = IPPV (Aralıklı pozitif basınçlı ventilasyon)
nedir?
Zaman
tetiklemeli veya biraz sonra açıklanacağı biçimde kontrollü mekanik
ventilasyon sırasında hastanın havayollarına belirli zaman aralıkları
ile pozitif basınç uygulanmaktadır. Bu nedenle zaman tetiklemeli bu
ventilasyon tekniği karşımıza “Intermittent positive pressure
ventilation=IPPV” ifadesi ile de çıkabilir.
Burada spontan
solunumu olan hastalara aerosol tedavisinde kullanılan “aralıklı pozitif
basınç uygulamasının “Intermittent positive pressure breathing
=IPPB” olarak isimlendirildiğini belirtmek isteriz. IPPV ise yalnızca
solunum eforu olmayan hastalarda kullanılır.
-
BASINÇ TETİKLEMESİ nedir?
Bazı ventilatörler,
spontan solunum eğilimi olan hastalarda inspiratuar eforun varlığında üst
havayollarındaki basınç değişikliklerine duyarlı hale getirilebilirler.
Havayollarında negatif basınç tesbit edildiği zaman makina tetiklenir ve
pozitif basınçlı solunum oluşturulur. Ventilatörün bu tip işlevi
"asiste ventilasyon" olarak adlandırılır (Şekil 7-2). Yani
asiste ventilasyon sırasında inspiratuar siklus hasta tarafından başlatılır,
solunum hızını da hasta tarafından ayarlar.
Burada
ventilatör basınç tetiklemelidir ve ventilatörün ne kadarlık bir basınç
değişikliğinde tetiklenebileceğini saptayan “duyarlılık ayarı =
trigger” kullanıcı tarafından düzenlenir. Düşük basınç değerleri
(-1,-3 gibi) ventilatörün çok duyarlı kılınması, yüksek basınç değerleri
ise (-8,-15 gibi) ventilatörün hassasiyetinin azalması anlamına gelir .

Şekil 7- 2:
Basınç tetiklemeli ventilasyon (Asiste ventilasyon)
-
ZAMAN VE BASINÇ TETİKLEMELİ
VENTİLASYON = “ASİSTE - KONTROLLÜ” VENTİLASYON nedir?:
Asiste mod uygulanan bir hastada
solunum eforu yetersiz olursa ventilasyon sağlanamaz. Bu durumda
hipoventilasyonu önlemek amacıyla bir dakikadaki minumum solunum sayısını
garanti edecek şekilde kontrollü ventilasyon uygulayabilen ventilatörler
kullanılır. Bu ventilatörlerde asiste ventilasyon için basınca duyarlı
tetikleme düğmesi yanında bir de kontrollü solunumlar için hız ayar düğmesi
bulunmaktadır. Bu mod “asiste-kontrollü” mod olarak isimlendirilir (Şekil-7-3).
Şekil 7 - 3:
Zaman ve basınç tetiklemeli ventilasyon (Asiste-kontrollü ventilasyon)
Eğer ventilatör hastanın
inspiratuar akım eforunu ölçme ve daha sonra akım başlatma özelliğide ise
akım tetiklemeden söz edilir. Günümüzde bu özelliği içeren sınırlı
sayıda ventilatör vardır. Örneğin Puritan Bennet 7200ae, Servo 300,
Drager Evita serisi gibi.
Bu tür tetiklemede ventilatör
inspiryum süresince hastadan gelen gaz akımını denetler, gaz akımında
anlamlı bir düşüş saptayınca ventilasyon devresindeki inspiratuar gaz akımını
arttırır.
Pozitif basınçlı
ventilasyon pratiğinde genellikle inspiryumun başlama şekli mod olarak
isimlendirilmektedir.Örneğin
Kontrollü
ventilasyon = Kontrollü mod,
Asiste
ventilasyon = Asiste mod gibi.
Günümüzde
teknolojik gelişmelere paralel olarak bir çok ventilasyon modu mekanik
ventilasyon pratiğine kazandırılmıştır. Kontrollü ve asiste modlar dışında
bunların başlıcaları:
-
Aralıklı
zorunlu ventilasyon (Intermittent mandatory ventilation : IMV),
-
Senkronize
aralıklı zorunlu ventilasyon (Synchronized intermittent mandatory
ventilation : SIMV),
-
Basınç
kontrollü ventilasyon (Pressure control ventilation : PCV),
-
Basınç
destekli ventilasyon (Pressure support ventilation : PSV), olarak
örneklenebilir.
-
Aralıklı Zorunlu
Ventilasyon : Intermittent Mandatory Ventilation (IMV) nedir?
Bu mod temelde
zaman tetiklemelidir ve belirlenen periyodlarda “akım veya volüm sınırlı”
mekanik solunumlar meydana getirilir ancak bunun dışındaki zamanlarda hastanın
spontan solunumu korunur. Kullanıcı IMV için solunum hızını, tidal volümü
ve akımı ayarlar. IMV sırasında hastanın spontan solunumu asiste edilmez
(Şekil 7-4). Ancak mekanik solunumların olmadığı dönemlerde de
ventilatörden gaz akımı devam eder.
IMV düşük
solunum hızları ile kullanılırsa pozitif basınç uygulamasının özellikle
hemodinami üzerine olan istenmeyen etkileri azalmakatdır. Spontan solunumların
sürdürülmesine izin verildiğinden mekanik ventilasyonun sonlandırılması
(weaning) modu olarak da kullanılabilir. IMV, PEEP yada CPAP ile zenginleştirilebilir.
Yeni geliştirilen mikroişlemci ventilatörlerde akım veya volümden başka
basınç sınırlı IMV de uygulanabilmektedir.

Şekil 7 - 4: Aralıklı Zorunlu Ventilasyon : Intermittent Mandatory
Ventilation (IMV)
-
Senkronize aralıklı zorunlu ventilasyon
=Syncronized Intermittent Mandatory Ventilation (SIMV) nedir?
Bu modda da hastanın spontan solunumuna izin
verilir. Önceden saptanan zaman intervallerinde ventilatör hastadan gelecek
inspiratuar eforu bekler. Efor algılandığında senkronize olarak pozitif basınçlı
ventilasyon uygulanarak hastanın spontan solunumu asiste edilir. Kullanıcı,
ventilatörde solunum hızı, tidal volüm, akım ve duyarlılığı ayarlar. Bu
mod “basınç tetiklemeli, akım veya volüm sınırlı”dır. Ventilatör,
birkez pozitif basınçlı solunum uyguladıktan sonra, bir sonraki mekanik
solunuma kadar hastanın havayolu basınç değişikliklerine duyarsız kalır.
Ayarlanan zaman aralığına ulaşıldığında ventilatör yine duyarlı hale
gelir ve hastanın oluşturacağı ilk inspiratuar efor mekanik solunumunu
tetikler. Eğer hasta ayarlanan zaman da ventilasyonu başlatamazsa ventilatör
genellikle bir kontrollü solunum verir (Şekil 7-5).

Şekil 7-5: Senkronize aralıklı
zorunlu ventilasyon =Syncronized Intermittent Mandatory Ventilation (SIMV)
SIMV, IMV ile oluşabilecek problemleri ortadan
kaldırmak amacıyla düzenlenmiştir. Örneğin IMV de pozitif basınçlı
solunum, hastanın inspiryumuna rastlarsa, hasta büyük volümde hava almakta
ve barotravma riski artmaktadır. Oysa SIMV’de spontan solunum eforunu algıladığında
yalnızca ayarlanan tidal volüm hastaya ulaşmaktadır.
SIMV de spontan solunumlar sırasında basınç
desteği (pressure support) kullanılabilir (Şekil 7-6).

Şekil 7-6: Basınç destekli SIMV
SIMV modu basınç sınırlı (PSIMV) olarak da
uygulanabilir. Bu modda hastaya ayarlanmış olan tidal volum değil basınç
ulaştırılır.Bu mod "Basınç - tetiklemeli, basınç - sınırlı
SIMV" solunumudur (Şekil 7-7).
SIMV sırasında PEEP’de rahatlıkla kullanılır.
SIMV'ye bazan “intermittent demand ventilation (IDV)”,” intermittent
assisted ventilation (IAV)”, veya “augmented ventilation” da
denilmektedir.

Şekil 7-7:
Basınç kontrollü SIMV.
-
Basınç Kontrollü veya Basınç
Sınırlı Ventilasyon: Pressure Controlled (PCV) veya Pressure
Limited (PLV) Ventilation nedir?
Bu mod
1980'lerin sonunda popularite kazanmıştır. Ventilatör zaman tetiklemeli ve
basınç sınırlıdır. Bazı ventilatörlerde, hastaların spontan solunumuna
izin de verilebilir. Bu durumda ventilatör basınç tetiklemeli çalışır.
Tidal volüm, hasta akciğerinin kompliyansına, rezistansına ve eğer hastanın
spontan solunumu varsa spontan solunum eforuna bağlıdır (Şekil 7-8).
Ventilatör
inspirasyon süresince hastaya sabit basınçlı hava akımı sağlar. İnspirasyonun
süresi, basıncın seviyesi ve solunum hızı kullanıcı tarafından ayarlanır.
Bu modun ilk kullanımında inspirasyon zamanının ekspirasyondan daha uzun
olması tercih edilmiştir. Aslında bu durum fizyolojik olarak normal değildir
fakat bazı durumlarda daha iyi oksijenasyon sağlamaktadır. Daha uzun
inspirasyon zamanından dolayı, bu mod bazan “basınç kontrollü ters orantılı
ventilasyon”(PCIRV) olarak adlandırılmaktadır. Ancak ters orantılı
solunumda hasta genelde ekspirasyonu tamamlayamaz ve gaz tuzağı /oto PEEP
riski çok yüksektir.
Basınç
kontrollü ventilasyon SIMV ile birlikte de kullanılabilir. Burada mekanik
soluklar sırasında üst havayollarında sabit bir basınç sağlanmaktadır
(Şekil-7-7).
Şekil 7- 8:
Basınç Kontrollü veya Basınç Sınırlı Ventilasyon:Pressure Controlled
(PCV) veya Pressure Limited (PLV) Ventilation
-
Basınç Destekli
Ventilasyon=Pressure Support Ventilation (PSV) nedir?
Bu mod asiste
(basınç tetiklemeli) ve basınç sınırlı ventilasyonun özel bir şeklidir.
Ventilatör, hastanın inspiratuar eforuna duyarlıdır ve inspiriyum sırasında
havayollarına sabit basınç uygulayan bir ventilasyon sağlar. İnspirasyon sırasında
oluşturulacak basınç kullanıcı tarafından ayarlanır. Önceden ayarlanmış
akım seviyesine ulaşıldığında inspirasyon genellikle durur. Ayarlanmış
basınçdan hastanın ne kadar volüm alacağı akciğer özelliklerine
(Havayolu rezistansı ve akciğer kompliyansı) ve hastanın eforuna bağlıdır.
Hasta çok etkin olarak inspire ederse; ağız, alveolar seviye ve intraplevral
boşluk arasında büyük bir basınç farkı yaratılır. Daha güçlü hasta
eforu daha fazla volüm dağılımıyla sonuçlanır. Bu mod spontan solunuma
yardımcı olmak amacıyla diğer ventilasyon formlarıyla birlikte kullanılabilir
ve solunum işini azaltmaya yardımcı olur (Şekil 7-6).
-
Zorunlu Dakika Ventilasyonu:
Mandatory Minute Ventilation (MMV) nedir?
1970'li yıllarda
özellikle mekanik ventilasyonun sonlandırılması için düzenlenmiş bir
moddur. Kullanıcı minumum dakika ventilasyonunu (VE) ayarlar. Ventilatör
hastanın solunumunu monitörize eder. PlanlananVE verilemezse, ventilatör önceden
ayarlanan volümde pozitif basınçlı mekanik solunum sağlayacaktır. Eğer
hastanın solunum eforu artarsa ventilatör sağladığı desteğin miktarını
azaltır. Eğer hasta ayarlanmış VE'e ulaşırsa ventilatör pasif kalacaktır.
Ancak bu modda
hastalar yüzeyel ve hızlı solursa, efektif alveolar ventilasyon artırmaksızın
ölü boşluk ventilasyonu artar oysa ventilatör sadece bir dakikada oluşan
total ventilasyonu okumaktadır. Sonuçta yeterince ventile olmayan yıpranmış
ve yorulmuş hasta karşımıza çıkar. Yeni monitörizasyon teknikleri,
alarmlar, kompüterize ventilasyon kontrolü yöntemlerinin bu problemi ortadan
kaldırmak için düzenlenmektedir. Artık yüksek ve düşük respiratuar
frekans alarmlarını ve yüksek/ düşük VT alarmlarını ayarlamak mümkündür.
MMV, “minumum
dakika ventilasyonu” veya “artırılmış dakika ventilasyonu” olarak da
adlandırmaktadır.
II - İNSPİRATUAR FAZ:
-
Pozitif basınç uygulayan
ventilatörler inspiryum fazını nasıl oluştururlar?
Ventilatörler basınç, akım ve
volüm parametrelerini kullanarak inspiryum süresince oluşacak gaz akımını
düzenlerler. Ventilatörleri inspirasyon süresince fonksiyonlarına göre sınıflandırmak
mümkündür. Ancak bu sınıflamayı yapabilmek için bazı temel noktaları akılda
tutmak gerekir. Bunlar:
1. Ventilatörler
inspirasyon sırasında 4 tip etkinlik gösterirler:
-
Basıncı
kontrol edenler (Basınç oluşturanlar),
-
Akımı
kontrol edenler (Akım oluşturanlar),
-
Volümü
kontrol edenler,
-
Zamanı
kontrol edenler.
2. Basınç
kontrollü ventilatörler hasta akciğerindeki değişiklikleri dikkate almadan
ağıza aynı basınç modelini ulaştırırlar. Bu model sabit yada değişken
olabilir. Basınç kaynağı tarafından oluşturulan basınç genellikle
havayolu açılması için ulaşılan basıncın 5 katından daha azdır (yaklaşık
100 - 300 cmH2O).
3. Akım
kontrollü ventilatörler hasta akciğeri ne durumda olursa olsun ağızdaki akım
modelini korurlar. Bu model de sabit veya değişken olabilir. Ventilatör tarafından
oluşturulan basınç havayolu açılması için ulaşılan basıncın 5 katından
daha fazladır (yaklaşık 300 - 3500 cmH2O).
4. Ağızda oluşan
akım, volüm ve basıncın dalga formu genellikle 4 tiptir (Şekil 7-9).
-
a - Rektangüler
: Kare yada sabit dalga olarak da adlandırılır.
-
b -
Eksponansiyal : İvmeli yada artan dalga olarak adlandırılır.
-
c - Sinüzoidal
: Sine dalga olarak da adlandırılır.
-
d - Ramp:
Assendan (artan veya ivmeli) veya dessendan (inen veya ivmeli azalan)

Şekil 7-9:İnspiryum
fazında basınç, volüm ve akım modelleri
-
İnspiryum fazındaki
fonksiyonlarına göre ventilatörler kaç grupta değerlendirilir?
Bu bilgilere göre ventilatörler
inspiryum süresince volüm oluşturanlar, akım oluşturanlar ve basınç oluşturanlar
olarak üçe ayrılırlar. Aslında volüm oluşturan veya volüm limitli
ventilatörler çok derece sınırlıdır. Akım ve basınç oluşturan ventilatörler
ise sabit veya değişken olarak ikişer alt gruba ayrılırlar. Burada
inspirasyon sırasındaki fonksiyonlarına göre ventilatörlerin özellikleri kısaca
gözden geçirilecektir.
1.VOLÜM KONTROLLÜ VENTİLATÖRLER
Bu ventilatörlerin özellikleri
verdikleri volümü ölçmeleridir. Bu tip ventilatörler:
-
Akciğer mekaniklerinin değişmesi
karşısında sabit bir volüm oluşturabilirler.
-
Volüm dağılımı için
genelde piston veya körük kullanılmaktadır. Bu tip ventilatörlere örnek
MA-1'dir.
Ancak burada akım ölçüp volüm
ölçmeyen ventilatörlerin volüm kontrollü ventilatör olmadığını özellikle
belirtmek gerekir. Örneğin Servo 900C, Servo 300, Puritan Bennett 7200a, Bear
5, Ohmeda, Advent, Hamilton Veolar gibi.
2. AKIM KONTROLLÜ VENTİLATÖRLER
Akım kontrollü ventilatörler
hastaya giden gaz akımını kontrol ederler. Oluşturdukları akım paternleri
değişmez ve hastanın akciğer özelliklerden etkilenmez. Basınç paterni ise
ancak kompliyans ve rezistansdaki değişikliklerden etkilenecektir. Akım
jeneratörleri veya akım kontrollü ventilatörler iki kategoride incelenir;
sabit akım jenaratörleri ve değişken akım jeneratörleri:
Sabit akımlı ventilatörler
(jeneratörler):
Eğer ventilatör “pik
inspirasyon basıncından” 5 kat veya daha fazla basınç oluşturabiliyorsa
"sabit akımlı ventilatör" kabul edilir. Bu ventilatörler sabit akım
kontrollüler, sabit akım jeneratörleri, kare akım jenaratörleri ve rektangüler
akım ventilatörleri olarak da tanımlanırlar.
Sabit akım kontrollü ventilatörlerin
özellikleri şunlardır:
-
Sabit akım verirler. Bu kare
veya rektangüler dalga olarak da tanımlanır.
-
Hasta akciğerinde ne gibi
bir değişiklik olursa olsun akım sabit kalır. Yani bu ventilatörlerin gücü
akciğerde meydana gelebilecek değişikliklere rağmen sabit gaz akımı
oluşturacak kadar yüksektir ve kare akım dağılımı için üst
havayolunda meydana gelebilecek basınçtan daha fazla basınç üretebilmeleri
gerekir.
-
Gaz akımı sabit olmasına
rağmen akım paterninin oluşturulması sırasında ölçülen basınç,
akciğer koşullarına göre değişiklik gösterir.
-
Havayolu rezistansına bağlı
basınç (akım rezistansı) sabittir.
-
Alveol ve ağız basınçları
inspirasyon süresince lineer olarak artar.
-
kım volüm gibi gösterilip
ölçülebilmesine rağmen gerçekte hastaya volüm ölçülemez.
-
Bu tip ventilatörlerde
inspirasyon genellikle önceden ayarlanmış volüm veya zamanla sonlandırılır.
-
Sabit akım kullanılması sırasında
havayolunda kaydedilen basınç ve akım eğrileri sabittir. Volüm, alveol
ve ağız basınçları ise lineer olarak artmaktadır (Şekil 7-10).
Kullanılan ticari ventilatörlerin
çoğu sabit akım kontrolü yeteneğine sahiptir ve genellikle zaman veya volüm
siklusludur. Yani önceden ayarlanan volüm yada zamana ulaşıldığında
inspirasyon son bulur. Bu ventilatörler bir de üst havayolu basınçlarındaki
aşırı artışları denetleyen basınç limiti özelliğine sahiptirler. Yani
volüm sikluslu ventilatörle inspirasyon sırasında önceden ayarlanmış basınç
limitine ulaşılıyorsa belirlenen volüm verilemiyecektir. Puritan Bennett
7200 a, Servo 900C, Hamilton Veolar bu tip ventilatörlere örnektir.

Şekil 7-10:
Sabit akımlı ventilatörlerde akım, basınç ve volüm eğrileri.
Değişken
akımlı ventilatörler:
Değişken
akımlı ventilatörler; kare yada rektangüler olmayan akım paternine
sahiptirler. Akım paterni yaygın olarak "sine" dalgası olarak
bilinen, sinuzoidal akım paterni şeklindedir. Bu dalga “assendan” yada
“dessendan” eğim şeklinde bir yapıya da sahip olabilir (Şekil
7-117a-b-c).
Değişken
akım jeneratörleninin özellikleri şunlardır;
1
- Akım dalga şekli inspiriyum sırasında akciğerdeki değişiklik ne olursa
olsun değişmez. Yani bu uygulamada akım modeli, volüm ve zaman hastanın
kompliyans/ rezistans değişikliklerine rağmen aynı kalır.
2
- Dalga şekli her solunumda aynıdır.
3
- Ancak üst havayolundaki basınç paterni, kompliyans ve havayolu rezistansı
ile ilişkili olarak değişir.
Veolar,
Puritan Bennett 7200a, Engström 30 bu şekilde çalışabilen ventilatörlerdir.
Şekil 7-11 /a: Değişken akımlı
ventilatörlerde akım, basınç, volüm modeli.

Şekil 7-11/b:Asendan akım modelinde akım,volüm ve basınç
eğrileri
3.BASINÇ KONTROLLÜ VENTİLATÖRLER
Bunlar basınç jeneratörleri
olarak da adlandırılmaktadırlar. Bu ventilatörler de sabit ve değişken basınç
ventilatörleri olmak üzere iki tiptir:
Sabit basınç kontrollü
ventilatörler:
Ventilatör üst havayolunda
sabit basınç sağladığı zaman “sabit basınç kontrollü ventilatör veya
jeneratör” olarak adlandırılırlar. Bu tip ventilatörler 4 önemli özelliğe
sahiptir:
1 - Rektangüler yada sabit
dalga şekli sağlarlar.
2 - Dalga şekli ve basınç
hastanın akciğerindeki kompliyans ve rezistans değişikliklerinden
etkilenmez.
3 -Akım dağılım hızı hastanın
akciğer özelliklerine bağlı olarak değişir.
4 - Akım dalga şekli yüksek hızda
başlar ve inspirasyon süresince azalır (Dessendan eğimli akım paterni).
Basitçe bir körüğe uygulanan ağırlıkla hastada inspiryum oluşturan eski
model Chemstron Gill-1 ventilatörler sabit basınç jeneratörlerine örnek
olarak verilebilir. Son yıllarda geliştirilen basınç desteği veya basınç
kontrollü modları içeren mikroişlemci ventilatörlerde sabit basınçlı
ventilatörler gibi davranırlar.
Şekil
7-11/c:Desendan akım modelinde akım,volüm ve basınç eğrileri
Sabit
basınç ventilatörleri, inspirasyon sonunda üst havayolundaki basıncın 5
katından daha az basınç oluştururlar. Teorik olarak kaynak basıncı sadece
hastayı ventile etmek için gerekli basınca sahip olacaktır. İnspiryumun
sonu önceden ayarlanmış basınç siklusu yada akım değerleriyle
belirlenmektedir. Akciğerdeki volüm dağılımı da akciğer özelliklerine ve
önceden ayarlanmış basınç değerine bağlıdır (Şekil 7-12/a-b).
Sabit
basınç ventilatörlerinin çoğu aşağıdaki gibi fonksiyon görür: Gaz akımı
ventilatörden üst havayoluna ulaşır ve en yüksek akım hızındadır.
Burada ventilatör ve akciğer arasındaki basınç gradiyenti en yüksektir. Üst
havayolunda kullanılan basınç inspirasyonun başlangıcında hızlı bir şekilde
artan Pawo'ya neden olur. Gaz akımı iletim havayollarına geçmeye ve akciğer
içine girmeye başlar. Akciğerler dolarken PA artar ve oluşturulacak basınca
yaklaşmaya başlar. Sonuçta ventilatör ve alveol arasındaki basınç
gradiyenti giderek azalır. Buna paralel olarak akım hızı da azalır. Raw'nın
sabit kaldığı düşünülürse, akım hızı azalırken inspirasyon boyunca
havayolunda kaybedilen basınç (PTA) da azalır. Siklusun herhangi bir noktasında
akciğerlerdeki gazın volümü, akciğer kompliyansının izin verdiği ve PA'nın
oluşturduğu volüme eşit olacaktır.
Ventilatörler
sabit basınç jeneratörü olarak, basınç kontrollü ventilasyon sağlamak üzere
ayarlandığında ise inspirasyon basınç kontrollü ventilasyon normalde önceden
ayarlanan zamana ulaşıldığında sonlandırılır. Burada kullanıcı
istenilen basıncı ayarlar ve genellikle hızı ve inspirasyon zamanını
kontrol edebilir. Basınç desteğinde hastaya verilen volüm, hastanın akciğer
özelliklerine bağlı olacaktır ve inspiratuar eforla değişebilir.

Şekil 7-12/a: Sabit basınç ventilatörlerde akıım basınç
eğrileri

Şekil 7-12/b:
Sabit basınç ventilatörlerde akıım basınç eğrileri
Değişken
basınç kontrollü ventilatörler:
Değişken
basınç kontrollü jeneratörler inspirasyon sırasında rektangüler veya
sabit olmayan basınç dalgası şekline sahiptir. Dalga şekli akselere veya
assendan, sinuzoidal veya eksponansiyel olabilir. Değişken basınç kontrollüler
3 ayırıcı özellik taşırlar:
1
- Basınç eğrisi rektangüler olmayan yapıya sahiptir.
2
- Basınç eğrisinin dalga şekli hastanın akciğer parametrelerindeki değişiklikler
ne olursa olsun aynı kalır.
3
- Akım ve volüm dağılımı; basınç dalga şekli; hastaların akciğer özellikleri
ve belirlenen inspirasyon zamanıyla değişir. Basınç paterni inspirasyon
sonunda azalırsa akım desendan eğim şeklindedir. Eğer inspirasyon sırasında
basınç paterni artarsa, akım assendan eğim şeklindedir.
Değişken
basınç eğrili ventilatörlerin bir örneği, yaylı-körüklü olanlardır. Körük
doluyken yay basıncı yüksektir, inspirasyon süresince körük boşalırken
yay gerilimi düşer. Böylece basınç eğrisi inspirasyonda iniş gösterirken
akımda azalacaktır. Bu tip ventilatörlere örnek olarak Servo 900C
verilebilir. Bazı mikroişlemcili ventilatörler de akselere yada assendan eğim
tipinde akım eğrisi seçildiğinde bu yolla fonksiyon görürler (Şekil
7-13). Örneğin Veolar ve Bear 5 ventilatörler bu şekilde fonksiyon gösterirler.
Şekil 7-13:
Değişken basınçlı ventilatörlerde akım basınç eğrileri
-
Ventilatörler
inspiratuar fazda belirli bir volüm oluştururken emniyet sistemleri
var mıdır?
İnspirasyon
fazı süresince kullanıcı ventilatörde basınç, volüm ve akım değişkenlerinden
birinin limit değerini ayarlamaktadır. Sınırlanan bu değer uygulanan değişkenin
(basınç, volüm veya akım) maksimum değeridir. Bu inspirasyon süresince değişkeni
sınırlar fakat inspiratuar fazını sona erdirmez. Bu kavram “inspirasyon
limiti” olarak bilinir.
Basınç
limiti inspiryum sırasında ventilatör tarafından hastaya ulaştırılan basınç
değerinin kullanıcı tarafından sınırlandırılmasıdır. Burada amaç aşırı
basınç artışı ile akciğerde oluşabilecek Örneğin eğer hastanın
akciğer kompliyansı azalmışsa "Pik basınç" inspirasyon süresince
artacaktır. Bu durumda kullanıcı aşırı pik basıncı değerini önlemek için
yüksek basınç limitini ayarlar. Örneğin Emerson'da ayarlanan basınç
limitine ulaşıldığında, aşırı basınç "pop-off" valv vasıtasıyla
dışarı verilir. "Baby Bird" ve "Sechrist IV-100 B"de basınç
limitli ventilatörlerdir. Fakat bu ventilatörler inspiryumun tamamında
zaman siklusludur. Basınç limitine diğer örnekler ” Basınç destekli ve
basınç kontrollü” ventilasyon uygulamalarıdır. Bu önceden ayarlanan değere
göre basınç sınırlıdır.
Volüm
limitli ventilatörler balon, körük veya piston silindirin içerdiği sabit
volüme sahiptirler. Yani volüm limitli ventilatörler, balondaki yada körükdeki
volüm miktarının kullanıcı tarafından ayarlandığı aletlerdir. Burada
pistonun öne doğru hareketi de inspirasyon zamanını kontrol eder (zaman
siklusu). Ventilatör birden fazla özelliği, sınırlama özelliğine sahip
olabilir. Örneğin Emerson “Pop-off valvi” nedeniyle “basınç
limitli”, silindir yerleştirilmesiyle “volüm limitli” özellik taşır.
Eğer
akım inspirasyon sonlanmadan önce sabit bir değere ulaşırsa, ventilatörün
akım limitli olduğu düşünülür. Örneğin lineer olarak hareket eden
pistonun öne doğru sabit hareketi belirli bir zaman periyodunda sabit bir gaz
dağılımı sağlar . Burada ventilatör zaman siklusludur ve zaman
piston kolunun öne doğru hareket süresini belirler. Bu ventilatör ayrıca
piston içindeki sabit volümden dolayı “volüm limitli” ve sabit akım oluşturduğundan
“akım limitli”dir.
III - İNSPİRASYON SONU - İNSPİRASYONDAN EKSPİRASYONA GEÇİŞ FAZI (SİKLUS
MEKANİZMASI):
-
İnspiratuar
faz ventilatör tarafından nasıl sonlandırılır?
İnspiratuar
gaz akımını sonlandırarak ekspirasyonun başlamasını sağlayan ventilatör
mekanizması “siklus metodu veya siklus mekanizması” olarak adlandırılır.
İnspirasyon
sırasında siklusu kontrol eden 4 ventilatör parametresi vardır; “basınç,
akım, volüm ve zaman”. Herhangi bir solunum modu için bu 4
parametreden sadece biri çalışır. Yani ventilatör solunumu basınç
sikluslu, zaman sikluslu, volüm sikluslu veya akım sikluslu olabilir. Birçok
ventilatörde siklusu düzenlenebilen birden daha fazla mod vardır.
-
BASINÇ
SİKLUSLU VENTİLASYON nedir?
Basınç
sikluslu modda ağız veya üst hava yolunda önceden ayarlanan basınç eşiğine
yani limit değerine ulaşıldığında ventilatör inspirasyonu sonlandıracaktır.
Hastaya verilen volüm, akım paterni dağılımına, inspirasyonun uzunluğuna
ve hasta akciğerinin özelliklerine bağlıdır. Örneğin daha önce ele aldığımız
sabit akımlı ventilatörler “basınç sikluslu”dur.
Burada
kullanıcı yeterli tidal volüm oluşturabilmek için kullanması gereken basıncın
ne olduğuna karar vermelidir. Bu saptamayı yapmak için hastanın akciğer özelliklerini
düşünmek gerekir. Siklus basıncı yada üst havayolundaki basınç (Pawo),
PA ve Raw basınçları toplamıdır. Bu hesaplamaya aşağıdaki örneklerle açıklama
kazandırılabilir:
a. Normal akciğer koşullarında 750 ml VT'ü oluşturmak için
ayarlanacak basınç;
C = 50 ml/cmH2O, Raw =6 cm H2O/lt/sn, Akım= 0,5 lt/sn iken
PA = VT/C = 750/50 = 15 ml
PTA = Raw X Akım = 6 X 0.5 = 3 cmH2O
Pawo = PA + PTA = 15 + 3 = 18 cmH2O olarak hesaplanır.
b. Normal Raw'da kompliansı yetersiz bir hastada aynı VT'ü verebilmek için
daha yüksek basınca gerek duyulacaktır. Örneğin yukarıdaki örnekte C = 25
ml/cmH2O'ya düşmüşse, VT = 375 ml'ye düşer (VT = C x PA = 25 x 15 = 375
ml). 750 ml'lik VT oluşturmak için ise; PA = VT/C = 750/25 = 30 cmH2O olacak
ve Pawo = PA + PTA = 30 + 3 = 33 cmH2O'luk basınca gerek duyulacaktır.
c. Artmış Raw'lı, normal kompliyanslı bir hastada ise artmış Raw'ı
kompanse etmek için ayarlanan basıncı arttırmak gerekmektedir. Buna göre;
PTA = Raw x Akım = 12 x 0,5 = 6 cm H2O olacak
PA = Pawo-PTA = 18-6 = 12 cmH2O olduğundan
VT = C x PA = 50 x 12 = 600 ml'ye düşecektir.
750 ml'lik tidal volümü oluşturmak için ise PA = 750/50 =15 cmH2O
olması gerektiğinden Pawo = PA + PTA = 15 +6 = 21 cmH2O olmalıdır.
Kompliyansın
azaldığı, rezistansın arttığı durumlarda, basınç sikluslu sabit akım
jeneratörleriyle inspirasyon zamanı kısalır. Çünkü bu durumda siklus basıncına
verilmesi istenen VT'değerinden önce ulaşılır. Böylece dağılım zamanı
kısaltılmış olacaktır. Bunu düzeltmek için siklus basıncı artırılır.
Raw'un arttığı yerde istenen inspirasyon zamanını oluşturmak için, akım
hızının yeniden ayarlanması da istenebilir.
Basınç
sikluslu ventilatörlerde kompliyansdaki azalma veya rezistansdaki artma, daha düşük
VT verilmesi gibi bir dezavantaj oluşturur. Ancak akciğer hasarlanmasına
neden olabilen "pik basıncı" sınırlama gibi de bir avantaja
sahiptirler. Stabil akciğere sahip hastaların kısa dönem ventilasyonu için
bu ventilatörler yeterlidir.
Üretilen
basıncı az kullanan ve "deselere akım patern"leri oluşturan basınç
sikluslu makinaların bir avantajı da volüm dağılımıdır. Teorik olarak,
akım azalırken, havayollarındaki türbülansın miktarı da azalmaktadır. Bu
durumun havayollarında volümün daha iyi dağıtımına katkı da bulunduğu düşünülmektedir.
Basınç sikluslu ventilatörlerin bir örneği MARK-7'dir. Diğerleri Servo
900C, MA-1, Puritan Bennet 7200a ve Veolar'dır.
-
VOLÜM
SİKLUSLU VENTİLASYON nedir?
Volüm
sikluslu ventilasyonda ventilatör tarafından istenilen tidal volüm
verildikten sonra ventilatör inspiratuar fazı sonlandırır. Uygulanacak volüm
miktarı kullanıcı tarafından ayarlanır. Çoğu durumda, ventilatör tarafından
verilen volüm, hasta akciğer özelliklerindeki değişikliklere rağmen sabit
kalacaktır. Ancak volüm dağılımı ve gaz akım hızı için gerekli basınçlar,
kompliyans ve rezistans değişiklikleriyle değişecektir. MA-1 volüm sikluslu
ventilatörlere bir örnektir.
Volüm
sikluslu ventilatörde verilen volüm, hastanın akciğerlerine giren volüm değildir.
Gerçekte volüm dağılımını değerlendirmenin en iyi yolu endotrakeal tüp
veya trakeostomiden ekshale edilen volümü ölçmektir.
Volüm
sikluslu ventilatörlerde, inspiratuar siklus önceden ayarlanmış volüme ulaşıldığında
genellikle sonlandırılır. Eğer hastada artmış Raw ve azalmış kompliyans
söz konusuysa akım hızı azalır. Bu durumda daha düşük akımla, ventilatörden
istenilen volümün verilmesi için inspirasyon zamanı uzar. Ayrıca artmış
rezistans ve azalmış kompliyans durumunda ağıza ve ventilatör devrelerine
yansıtan basınçlar normal değerlerden daha yüksek olacaktır. Bu
durumda hastaya ulaştırılması istenilen volümün çoğunun havayolunda
kaybedilmesi gibi bir dezavantaj ortaya çıkacaktır.
-
ZAMAN SİKLUSLU
VENTİLASYON nedir?
İnspiratuar
faz ayarlanan bir zamana göre sonlanıyorsa ventilatörün zaman sikluslu olduğu
düşünülür. Bu durumda hastanın akciğer koşullarından bağımsız olarak
zamanlama mekanizmasıyla kontrol edilen bir ventilasyon söz konusudur. Bu tip
ventilatörlere örnek olarak Sechrist IV-100 ve Servo 900C verilebilir.
Zaman
sikluslu ventilatörde eğer basınç kontrollü ventilasyon seçilmişse
inspirasyon zamanı sınırlanacağından volüm dağılımı ve akım
etkilenebilir. NitekimVT ve VE denetlenmesi zorlaşacaktır. Ancak VT ve VE'nin
monitörize edilebildiği yeni kompüterize ventilatörlerde “basınç
kontrollü ventilasyon” modları zaman sikluslu olarak kullanılabilir. Burada
volüm dağılımı akciğer kompliyansına, Raw'a, hasta eforuna ve kullanılan
ventilatörün özelliğine bağlıdır.
Eğer
sabit veya değişken akım kontrollü ventilatör zaman sikluslu kullanılırsa
Raw'daki herhangi bir artış veya kompliyansdaki herhangi bir azalma, akım hızını
etkilemiyecektir. Sonuç olarak basınç değişirken, sınırlanmış sabit
zamanda volüm dağılımı aynı kalacaktır.
-
AKIM SİKLUSLU
VENTİLASYON nedir?
Yaygın
bir parametre olmamakla beraber, inspiratuar fazın sona erdirilmesi için akım
da kullanılabilir. Burada önceden saptanan akıma ulaşılınca ventilatör
ekspiratuar faza dönmektedir. Hastaya ulaşan volüm ve inspirasyon zamanı
hastanın akciğer karakteristiklerine göre değişmektedir. Puritan Bennett
ventilatörlerin bir kısmı ;PR-1 ve 2, AP serisi ve PV3P; akım
sikluslu kabul edilmektedir.
“Pressure
support=Basınç desteği” sağlayan mikroprocessor ventilatörler de normalde
inspirasyonun tamamında akım siklusludur. Volüm ve akım dağılımı ise
hasta eforu ve akciğer özellikleriyle değişmektedir.
-
İnspiratuar
duraklama =İnspirasyon sonu duraklama (Inflation hold) nedir?
İnspiratuar
duraklama, inspirasyon sonunda akciğerdeki havanın korunması için düzenlenir.
Oksijenasyonun iyileşmesine ve gazın periferik dağılımını artırmaya yönelik
bir maniplasyondur. Ventilatör tarafından pozitif basınçlı solunum oluşturduktan
sonra, ekspiratuar valv bloke edilir ve saniyenin bir bölümü için (Duraklama
zamanı=Pause time) hastanın akciğerlerinde hava kalır. Manometredeki basınç
inspirasyon sırasında oluşacak pik basıncı gösterir, bu değer daha sonra
bir miktar azalır. Bu sırada oluşan basınç “plato basıncı”dır. Bu
solunum durdurulması tekniği “inspiratory pause”, “inspiratory old”
veya “inspiryum sonu duraklama”
-
Ventilatörler
inspiratuar fazda belirli bir volüm oluştururken emniyet sistemleri
var mıdır?
İnspirasyon
fazı süresince kullanıcı ventilatörde basınç, volüm ve akım değişkenlerinden
birinin limit değerini ayarlamaktadır. Sınırlanan bu değer uygulanan değişkenin
(basınç, volüm veya akım) maksimum değeridir. Bu inspirasyon süresince değişkeni
sınırlar fakat inspiratuar fazını sona erdirmez. Bu kavram “inspirasyon
limiti” olarak tanımlanır (Şekil 7-14).

Şekil 7-14:
İnspiratuar duraklama
IV - EKSPİRATUAR
FAZ
-
Mekanik
ventilasyon sırasında ekspiratuar faz denetlenebilir mi?
Mekanik
ventilasyon gelişiminin erken dönemlerinde, inspiratuar faz kadar ekspiratuar
fazında asiste etmesi gerektiği düşünülmüş ve bu iki şekilde sağlanmıştır:
-
Havayı
akciğer dışına çıkarmak için üst havayoluna negatif basınç
uygulanmasıyla ekspirasyonun asiste edilmesi: Bu teknik sonradan ekspiryum
sonu negatif basınç uygulaması (negatif end-inspiratuar basınç : NEEP)
olarak isimlendirilmiştir.
-
Diyafragma
altında abdominal bölgeye pozitif basınçlı ventilasyon uygulamak ve
diyafragmaya karşı visseral organlar üzerine itme yaparak havanın akciğer
dışına gönderilmesini sağlamak.
-
Günümüzde ekspiratuar
faza nasıl müdahale edilmektedir?
Pozitif basınçlı
ventilasyon sırasında, ekspirasyon genellikle pasiftir ve alveol dışına
havanın hareketini sağlamak akciğerdeki elastik dokuların direncine bağlıdır.
Ancak değişik tekniklerle ekspiryuma müdahale edilebilmektedir. Bu teknikler;
ekhalasyon sırasında zaman limiti kullanılması, ekspirasyon sonu negatif
basınç (NEEP), ekspiratuar duraklama, ekspiryum sonu pozitif basınç
(Positive End Expiratory Pressure = PEEP) ve sürekli pozitif havayolu basıncı
(CPAP) olarak sıralanabilir.
-
Zaman limitli ekshalasyon
nedir?
Burada ventilatör
makinanın verdiği zaman ve solunumu monitörize edebilmektedir. Verilen bir
solunum ve diğeri arasında 0.25 saniyeden daha az bir süre olursa, ventilatör
alarm verir ve bu sürenin uzamasına asla izin vermez. Derhal ekshalasyonu sınırlar
ve inspirasyonu tetikler. “Bear Cub” ventilatör “ekspiratuar zaman
limitli ventilatör”lere bir örnektir.
-
Ekspirasyon sonu negatif basınç
(Negative end expiratory pressure=NEEP ) nedir?
Pozitif Basınçlı
ventilasyonda istenmeyen etkilerin çoğu uygulanan veya torasik kaviteye yansıyan
basınçlarla ilişkilidir. Bu problemleri azaltmak için, ortalama hava yolu
basıncını azaltan bir ekshalasyon metodu oluşturulmuş ve NEEP olarak adlandırılmıştır.
NEEP'in amacı proksimal havayolunda ekshalasyon sonunda negatif basınç sağlayarak
ekspirasyonu kolaylaştırmaktır (Şekil ). Bu sırada kalbe olan venöz dönüşte
artacağından NEEP uygulamasının özellikle şok olgularında yararlı
olabileceği doğrudur. Ancak NEEP havayolunda kollaps ve alveolde hava hapsi
olasılığını da arttırmaktadır. Bu nedenle özellikle kronik hava
yolu hastalığı olanlarda kullanılması tehlikelidir (Şekil 7-15).

Şekil 7-15: NEEP ve ZEEP uygulaması
-
Ekspiratuar duraklama
(Expiratory hold) nedir?
"Ekspiratuar
hold" veya "ekspiratuar pause" hastaya ekshalasyon için izin
verilmesiyle sağlanır. Bu manevranın amacı, bir sonraki pozitif basınçlı
ventilasyondan önce akciğerlerde hapis kalan (trapped) havadan kaynaklanan
herhangi basınç olup olmadığını görmektir. Bu hapis hava
"oto-PEEP" olarak bilmekte ve pozitif basınçlı veentilasyon sırasında
bazı istenmeyen yan etkilere sebep olmaktadır. Bugün Servo 900c ve Advent
gibi ventilatörler ekspiryum sonundaki duraklama sırasında ekspiryum sonu basıncını
ölçme özelliğine sahip ventilatörlerdir.
-
“Ekspirasyon sonu pozitif
basınç” (End expiratory positive pressure (PEEP) ve “Sürekli pozitif
havayolu basıncı” (Continue positive airway pressure (CPAP)
uygulaması nedir?
PEEP ve
CPAP’nın ortaya çıkışı 20.yüzyıl başında torasik cerrahi sırasında
hastaların havayollarına sürekli pozitif basınç (CPP) uygulaması ile başlar.
1930' larda Amerika Birleşik Devletleri'nde Barach bu ventilasyon tekniğini
yeniden düzenleyerek “Continue Positive Pressure Breathing = CPPB” olarak
isimlendirmiştir.CPPB uygulaması bazı kaynaklarda “Constant positive
pressure ventilation=CPPV” olarak da karşımıza çıkabilir. Bu
ventilasyon uygulaması 1960’lı yıllarda yoğun bakım hastalarında da
kullanılmaya başlanmış ve dirençli hipoksemi olgularında
oksijenasyonun iyileşmesine yardımcı olan iki ayrı mod geliştirilmiştir:
CPAP ve PEEP.
CPAP spontan
soluyan hastada oksijenasyonu iyileştirmek için havayollarına sürekli olarak
çevre basıncı üzerinde basınç uygulanmasıdır (Şekil 7-16).
Şekil
7-16: CPAP uygulaması
CPAP'ın diğer
bir şekli “Ekspiratuar pozitif havayolu basıncı = Expiratory Positive
Airway Pressure (EPAP)”dır, (Şekil 7-17).
Bir başka CPAP
uygulaması ise 2 seviyeli PEEP'dir. Bu teknik 2 seviyeli PEEP verebilen
ventilatörlerin gelişiminden sonra (örneğin Drager / Evita 2) “Biphasic
positive airway pressure = BIPAP” olarak sunulmuştur (Şekil 7-17).


Şekil 7-17: EPAP uygulaması
PEEP, ekspiryum
sonunda havayollarına pozitif basınç uygulanmasıdır. PEEP özellikle
mekanik ventilasyon sırasında kullanılır (Şekil 7-18).
CPAP ve PEEP
teorik olarak, ekspirasyon sonunda erken havayolu kapanmasını ve alvelolar
kollapsını önlemeye yardımcı olur. Bu durumda alveoler-kapiller membranda
gaz değişiminindeki iyileşme önemlidir.

Şekil
7-18:PEEP uygulaması
Kaynaklar:
1.Baker AB, Babintın PCB, Colliss JE,et al: Effects of varing inspiratory
flow waveform and time in intermittant positive pressure ventilation. Br J
Anesth 49:1207,1977.
2.Sullivan M, Saklan M, Demers R:Relationships between ventilators
waveform and tidal volume distrubution.Respir Care 22:386,1977.
3.Freeman C, Cicerchia E, Demers EE, et al: Sattic compliance, static
effective compliance and dynamic effective compliance as indicators of elastic
recoil in the presence of lung disease. Respir Care 21:323,1976.
4.Fuleihan Sf, Wilson Rs, Pontoppidan H: Effect of mechanical ventilation
with end-inspiratory pause on blood-gas exchange. Anesth Analg 55:122,1976.
5.Lindahl S: Influence of end inspiartory pause on pulmonary
ventilation, gas distribution and lung perfusion during artificial ventilation.
Crit Care Med 7:540,1979.
6.Tharratt RS, Allen RP, Albertson TE: Pressure controlled inverse ratio
ventilation in severe ARDS. Chest 94:755,1988.
7.Gattioni L, Pesenti A, Bombino M: Relationships between lung computed
tomographic density, ags exchange and PEEP in acute erspiratory
failure.Anesthesiology 69:824,1988.
8.Rasanen J, Cane RD, Downs JB, et al: Airway perssure release
ventilation:A multicenter tiral. Abstr. Anesthesiology 71:A1078, 1989.
9.Machy TW, Marini JJ: Inverse artio ventilation in ARDS:Ratinale and
implementation. Chest 100:9,1991.
10.Brochard L,Harf A, Lorino H,et al: Pressure support prevents
diagraphragmatic fatigue during weaning from mechanical ventilation. Am Rev
Respir Dis 139:513,1989.
11.Kacmarek RM, Chapman MC, Young-Palazza PJ,et al: Determination of
maximal inspiratory pressure:A clinical study and literature review. Resp Care
34:868,1988.
12.Munoz J, Guerrero J, escalante J, et al: Pressure controlled
ventilation versus controled mechanical ventilation with decelerating
inspiratory flow. Crit Care Med 21:1143,1993.
13.Rappaport SH, Shpiner R, Yoshiahra G, et al: Randomized prospective
trial of pressure-limited versus volume-controlled ventilation in severe
erspiratory failure. Crit Care Med 22:22,1994.
14.Hamilton PP, Onayemi A, Smyth JA, et al: Comparison of conventinal and
high-frequency ventilation:Oxtgenation and lung pathology. J Appl Physiol
55:131,1985.
15.Heranndez LA, Peevy KJ, Moise AA, et al: Chest wall restriction limits
high airway pressure-induced lung injury in young rabbits. j Appl Physiol
66:2364,1989.
16.Dreyfuss D, Soler P, basset G, et al: High inflation pressure pulmonary
edema. Am Rev Respir Dis 137:1159, 1988.
17.Hicling KG, Henderson SJ, Jackson R:Low mortality with low volume
pressure limited ventilation with permissive hypercapnia in severe adult
respiratory disterss syndrome. Intensive Care Med 16:372,1990.
18.Gattinoni L, Presenti A, Avalli L,et al: Pressure-volume curve of total
respiratory system in acute erspiratory failure. Computed tomoggraphic study. Am
Rev Respir Dis 136:730,1987.
19.Boysen PG, McGough E: Pressure-control and pressure-suport
ventilation:Flow patterns, inspiratory times, and gas distrubution. Respir Care
33:126,1988.
20.Marini JJ, Ravenscraft Sa: Mean airway pressure: Physiologic
determinants and clinical importance-Part 2: Clinical implications.Crit Care Med
20:1604,1992.
21.Rau JL, Shelledy DC:The effect of varying inspiratory flow waveforms on
peak and mean airway pressures with a time-cycled volume ventilator. A bench
study.Respir Care 36:347,1991.
22.Johansson H:Effects of breathing mechanics and gas exchange of
different inspiratory gas flow patterns in patients undergoing erspiratory
treatment.Acta Anesthesiol Scand 19:19,1975.
23.Abraham E, Yoshihara G: Cardiorespiartory effects of perssure
controlled inverse ratio ventialtiıon in severe respiratory
failure. Chest 96:1356,1989.
24.Al-Saady N, Bennett ED: Decelerating inspiratory flow waveform improves
lung mechanics and gas exchange in patients on intermittent positive-pressure
ventilation. Intensive Care Med 11:68,1985.
|