|















 |
|
Sakrum, beş sakral vertebranın füzyonu
ile oluşan büyük bir üçgen şeklindedir. İki iliak kemik
arasına bir yama gibi girer. Dış yüzeyi konvekstir ve orta
hatta kemik bir çıkıntı yer
alır (Şekil 1). Orta hattın lateral ve paralelinde her iki tarafta sakral
sinirlerin çıktığı 1 cm çapında 4 sakral
foramen yer alır.
Sakral hiatus kaudal kanalın giriş
yoludur ve sakrumun apeksinde yer alır (Şekil 1). Hiatus
dördüncü sakral vertebranın füzyonunun eksik kalması
nedeniyle oluşmuştur ve üçgen biçimindedir. Sakral hiatusun
iki kenarında beşinci sakral vertebranın birer çıkıntısı
olan sakral boynuzlar (sakral kornu) bulunur. Üçgenin alt
kenarını koksiksin üst yüzü oluşturur.
Sakral kanal içinde cauda equina, filum terminale ve dura bulunur.
Dura genellikle ikinci sakral foramen seviyesinde sonlanır, ancak
bazen üç veya dördüncü sakral foramene ulaşabilir.
Kaudal blokla bir, iki, üç ve dördüncü lomber
sinirler (L1-2-3-4) ile onikinci torasik sinirin (T12) bir dalının
katılımından oluşan lomber pleksus, dört ve beşinci
lomber sinirler (L4-5) ile bir, iki ve üçüncü sakral sinirlerin (S1-2-3)
oluşturduğu sakral pleksus ve dört ve beşinci sakral sinirler
(S4-5) ile koksigeal sinirin oluşturduğu koksigeal pleksus etkilenir.
Lomber ve sakral pleksuslar birlikte lumbosakral pleksus olarak tanımlanır.
ENDİKASYONLARI
İLAÇLAR
-
Lidokain: % 1 - 1,5 (20 - 40 ml).
-
Bupivakain: % 0,15 - 0,25 (20 - 40 ml).
TEKNİK
Yüzüstü (prone) pozisyon
Bu pozisyonda iliak kemiklerin altına gelecek şekilde geniş
bir yastık yerleştirilerek sakrum yükseltilir ve masayla 35
derecelik bir açı oluşturacak şekilde arkaya doğru eğilir.
Bunun için masanın böbrek yastığı yükseltilebilir
ve masaya fleksiyon verilir (Şekil 2a). Hastadan bacaklarını
abdüksiyona getirmesi ve topuklarını dışa doğru
döndürmesi istenir. Bu manevra, gluteal kasların gevşemesini
sağlar ve hastanın bunları kasmasını zorlaştırır
(Şekil 2b). Diz - dirsek pozisyonu
Doğum vakalarında diz - göğüs
pozisyonu veya modifiye Sim`s (yan) pozisyonu seçilmelidir.
-
Enjeksiyon noktasının belirlenmesi
İlk olarak koksiks palpe edildikten sonra palpasyona
baş yönünde ciltte bir çukurluk (depresyon) hissedilene kadar
devam edilerek sakral hiatus lokalize edilir (Şekil 3). Erişkinde
koksiksin ucu ile sakral hiatus arasındaki uzaklık yaklaşık
olarak kişinin işaret parmağının ucu ile
proksimal interfalangial eklemi arasındaki uzaklık kadardır.
- Sakral hiatus belirlendikten sonra bölge aseptik olarak temizlenir ve örtülür.
Anesteziyolog sağ elini kullanıyor ise hastanın sol tarafında
ve ayakta durur ve 1 - 2 ml lokal anestetikle intradermal enfiltrasyon yapılır.
- Yol gösterici bir iğne ile cilt kabarcığından
girilerek spinal iğnenin geçebileceği genişlikte bir yol açılır.
Bu spinal iğnenin bir cilt plağını veya cilt
bakterilerini kaudal kanal içine taşımasını önler.
- Spinal iğne (22 no) sağ elin baş ve orta parmağı
ile gövdesinden tutulur, işaret parmağı mandrenin baş
kısmı üzerine konur. İşaret parmağı
mandrenin yerinden çıkmasını önler. Bundan sonra iğne
açıklığı yukarı gelecek şekilde 70 - 80
derecelik bir açıyla cilt kabarcığından girilir ve
sakruma temas edinceye kadar ilerletilir
- Sakruma temas eden iğne geri çekilir ve ciltle 20 - 45 derecelik bir açı
ile yeniden ilerletilerek sakrokoksigeal ligament içinden
geçirilir ve kaudal kanal içinde yaklaşık 4 cm ilerletilir.
-
Boş bir enjektör iğneye tesbit edilerek
aspirasyon testi uygulanır, kan ve spinal sıvı aspirasyonu değerlendirilir.
Bundan sonra iğne 180 derece döndürülerek aspirasyon tekrarlanır. Eğer
spinal sıvı aspire edilirse spinal blok uygulanır. Eğer kan
aspire edilirse kaudal girişime son verilmeli ve spinal - epidural blok
veya genel anestezi uygulanmalıdır.
-
Eğer ne kan ne de spinal sıvı saptanmaz
ise iğnenin lokalizasyonunu test etmek amacıyla 5 ml hava hızla
enjekte edilir. Eğer iğne sakrumun arka kısmına yerleştirilmiş
ise verilen hava sakrumla cilt arasındaki dokuda kabarıklık ve
krepitasyona neden olur. Doku içindeki hava palpe edilebilir. Böyle bir
durumda, iğne çıkarılarak girişim tekrarlanmalıdır.
Eğer iğne kaudal kanalda ise hava enjeksiyonu ile hasta bacaklarında
tuhaf bir karıncalanma hissi duyabilir. Hasta, enjeksiyondan önce buna karşı
uyarılmalıdır.
-
Bu testler sonunda iğnenin kaudal kanalda
olduğu anlaşılınca 18 numara katater işaretli nokta (20 cm) iğnenin baş
kısmına gelinceye kadar kaudal kanal içinde yaklaşık 12 -
15 cm (beşinci lomber vertebra hizasına kadar) ilerletilir. katater
bir kez iğne ucunu geçtikten sonra geri çekilmemelidir. Geri çekilen katateri iğne ucu yırtabilir veya kesebilir. Kaudal kanala
yerleştirilen kataterin uzunluğu (ucundan iğnenin baş
kısmına kadar kadar) 20 cm olmalıdır.
-
Bundan sonraki aşama Tuohy iğnesinin kataterin üzerinden çıkarılması aşamasıdır.
Bunun için iğne baş
kısmından, yine sol el baş ve işaret parmağı ile
tutulurken dışarıda kalan katater iğnenin 2,5 cm distalinde
sağ el baş ve işaret parmağı ile tutulur. Bundan sonra sağ el
kataterin işaretlenen noktasında sabit
tutulurken iğne, sol el ile sağ elin baş ve işaret
parmağına temas edinceye kadar geri çekilir. Bu manevra iğne
ciltten tamamen dışarı çıkarılıncaya kadar iki
veya üç kez tekrarlanır.
-
Tuohy iğnesinin ciltten çıkarılmasını
takiben katater ciltten çıktığı noktada sol el baş ve
işaret parmakları ile fikse edilir.
-
Kataterin altına ciltten çıktığı
noktada bir gazlı bez yerleştirilir, test dozu olarak 3 - 5 ml lokal
anestetik solüsyon enjekte edilir. Katater bir flasterle cilde
tesbit edilerek ucu kapatılır.
-
Enjeksiyonu takiben 5 dakika geçmesi beklenir. Bu
arada kan basıncı, kalp hızı, solunum ve bilinç bir
sistemik toksik reaksiyon belirtisine karşı dikkatle izlenir. Test dozu ile geniş bir alanda analjezi
oluştuğu saptanırsa, bunun duranın delinmesi sonunda
oluşan spinal bloka bağlı olduğu bilinmeli ve kaudal
girişime son verilmelidir. Spinal blok destek gerektiğinde genel
anestezi ile desteklenmelidir.
-
Eğer hiç analjezi oluşmaz veya perianal bölge
ya da koksiksin üstündeki doku ile sınırlı çok küçük bir bölgede
anestezi ya da hipoestezi oluşur, kan basıncı, kalp
hızı ve bilinçte bir değişiklik gözlenmez ise iğnenin
doğru bir yerleşim gösterdiği, ne dura ne de bir kan
damarını delmediği anlaşılır. Bundan sonra,
hastanın boyutlarına göre 12 -20 ml lokal anestetik solüsyon katater
yolu ile kaudal kanala enjekte edilir.
-
Tekrarlanan dozlar başlangıç dozuna (volümüne)
yakın veya aynı olmalıdır. Tekrarlanan dozlar ağrı duyulmadan önce
yapılmalıdır. Aksi takdirde yeterli bir analjezinin yeniden
sağlanması zor olabilir.
ANALJEZİ
Analjezi yaklaşık olarak onuncu torasik
dermatomdan ayak ucuna kadar yayılır. Ancak kalça, uyluk ve bacakların
özellikle ön yüzünde sıklıkla inkomplet bir cerrahi analjezi oluşur.
KOMPLİKASYONLAR
Bunlara ek olarak oluşabilecek olan komplikasyonlar
aşağıda anlatılmıştır.
-
İğnenin sakrum ön yüzüne yerleştirilmesi:
Çok ender olarak iğne, sakrumun ön kısmına, rektum içine,
fetusun başına veya her üçüne birden girebilir. Bu nedenle iğne
veya katater yerleştirildikten hemen sonra, büyük miktarda lokal
anestetik uygulanmadan önce rutin bir rektal muayene yapılmalıdır.
Bu aşamada iğne veya kataterin fark edilerek geri çekilmesi önemli
bir komplikasyon (enfeksiyon veya bebeğin ölümü gibi) oluşmasını
önler.
-
Hava embolisi: Bu komplikasyon, diz-göğüs
pozisyonundaki hastada iğne bir kan damarı içinde bulunduğu sırada
mandreninin çıkarılması sonucu oluşabilir. Göğüste ağrı,
öksürük, siyanoz ve kardiak arrest gelişebilir. Tedavide hasta sol yan pozisyona getirilir ve oksijen
uygulanır. Eğer kardiak arrest oluşur ise kapalı kalp masajı
uygulanır. Moore, 15,000`den fazla devamlı kaudal blokta yalnızca
bir olguda hava embolisi görmüş ve bu hasta da pozisyon ve oksijen
uygulamasına yanıt vermiştir.
LİNKLER
|
|
Şekil 1.

Şekil 2.

Şekil 3.

Şekil 4.
|