|















 |
|
ANATOMİ
Epidural blok, omurganın servikal, torasik veya lomber bölgesinde
epidural aralık içine lokal anestetik solüsyonun enjeksiyonu ile oluşur. ilacın etki
yeri spinal sinirin intervertebral forameni terk ettiği noktadır. Lokal
anestetik solüsyon bu noktada siniri çevreleyen dokuya penetre olabilecek kadar yüksek konsantrasyon
ve volümde olmalıdır.
Epidural aralık bir tarafta duramater, diğer tarafta
ligamentler ve vertebral kanalı çevreleyen periosteum arasında foramen
magnumdan sakrokoksigeal membrana kadar uzanır. Duranın iki tabakası üstte
foramen magnumda kafatasına yapışarak aralığın beyin ile ilişkisini
keserken altta da ikinci sakral vertebra (S2) seviyesinde sakrokoksigeal
membrana yapışır (Resim 1). Bu durum epidural aralığın vertebral kanal içinde kapalı
bir boşluk olmasını sağlar.
Epidural aralığın içi zayıf bağ dokusu, kan
damarları ve lenfatiklerle doludur. Ancak aralık içine enjekte edilen bir solüsyon
bu anatomik yapılar arasından yukarı ve aşağıya doğru geçebilir.
Arteriyel destek zayıf olmasına karşın çok fazla miktarda venöz pleksus
vardır ve bunlar esas olarak epidural aralığın lateralinde yer alır.
ENDİKASYONLARI
İLAÇLAR
-
Lidokain: % 2 (10 -20 ml).
-
Bupivakain: % 0,50 (10 - 20 ml). Bupivakain lidokainin etkisini
uzatmak amacıyla bu ajanla kombine edilebilir.
Etkin bir epidural blok oluşturmak için 20 ml`den daha
fazla lokal anestetik solüsyon verilmesine gerek yoktur. Girişim noktasından
itibaren her bir dermatom için 1 ml lokal anestetik solüsyon enjekte
edilmelidir. Buna göre epidural aralığa verilen 20 ml lokal anestetik solüsyonu
en az 16 - 18 dermatoma yayılır. Eğer uygulama ikinci lomber aralıktan yapılmış
ise en azından dördüncü torasik dermatom ile ikinci sakral dermatom arasında
analjezi oluşur.
TEKNİK
Yan pozisyon (lateral dekubitus)
En fazla tercih edilen pozisyondur. Hasta için
kolaydır ve bir yardımcı gerektirmez. Hasta sağ veya sol yanına
yatarak dizlerini midesine doğru çeker, baş küçük bir yastığın üstünde
fleksiyonda tutulur, üstteki kol göğüs üzerinde uzanırken altta
kalan kol vücutla dik bir açı yapacak şekilde başın altına konur.
Omurga spinöz çıkıntıları masaya paralel konumda olmalı ve
intervertebral aralıkların açılabilmesi için sırt fleksiyona
getirilmelidir. Eğer hastayı bu pozisyonda tutmak için bir yardımcı
yoksa o zaman, hastadan iki eli ile bacaklarını veya boynunu kavraması
istenerek pozisyonun sabit kalması sağlanır (Şekil 1,
Resim 2).
-
Yan pozisyonda önemli noktalar:
-
Kadın ve erkeklerde kalça yapısındaki farklılıklar
nedeniyle kolumna vertebralisin pozisyonu değişebilir (Şekil 1).
Bu durum girişim sırasında iğnenin yönlendirilmesi ve blok düzeyini
etkiler.
-
Şişman hastalarda, enjeksiyon yeri olarak işaretlenen
cilt noktası cilt altı yağ dokusunun ağırlığı ile orta hattın
2 - 4 cm altına çekilebilir. Girişim sırasında, spinöz çıkıntılar
palpe edilerek intervertebral aralık ve enjeksiyon noktası yeniden
belirlenmelidir.
Oturur pozisyon
Hasta, masanın kenarında bacaklar masadan aşağı
sarkıtılmış, ayaklarının altına bir tabure konmuş, çene sternuma
değecek şekilde baş fleksiyona getirilmiş ve kollar üst karın bölgesinde
birbirine sarılmış olarak oturtulur (Şekil 2). Bir yardımcı
hastanın masadan düşmesini önlemek ve pozisyonunun korunmasını sağlamak
üzere hastanın yanında durmalıdır.
Oturur pozisyon intertorakanterik kırığı olan
bu nedenle yan yatmakta zorlanan hastalarda tercih edilmelidir.
-
Enjeksiyon noktasının belirlenmesi
-
Öncelikle iki iliak kresti birleştiren düz bir hat
çizilir. Bu hat, dördüncü lomber vertebranın (L4) spinöz çıkıntısından
veya dört ve beşinci lomber vertebralar arasındaki aralıktan (L4 - L5 arası
dördüncü
lomber aralık) geçer (Resim 3). Bu noktadan itibaren başa doğru sayılarak istenilen
intervertebral aralık kolaylıkla saptanabilir. Anatomik olarak epidural aralığın en geniş olduğu bölge
ikinci lomber aralık seviyesidir (L2 - 3).
-
Epidural blokta T12 - L5 arasındaki aralıklar
tercih edilmelidir. Çünkü lomber vertebraların spinöz
çıkıntıları daha geniş bir açı oluşturur.
- Bölge aseptik olarak temizlenir ve örtülür
(Resim
4).
Anesteziyolog girişim sırasında, uygun bir yüksekliğe ayarlanmış
olan bir tabureye oturur ve uygulamayı bu pozisyonda yapar. Ayakta ve eğilerek
yapılan girişimde iğneye hakim olmak ve lokalizasyonu ayarlamak zordur.
Seçilen intervertebral aralıkta enjeksiyon noktasında cit, cilt altı
ve interspinöz
ligament içine kadar olan alanda 3 - 5 ml lokal anestetikle lokal
anestezi sağlanır (Resim 5).
- Epidural iğnenin (16 - 18) kolayca geçebileceği
bir yol açmak amacıyla tercihen ucu kapalı, yol gösterici kalın bir iğne
(18 no) ile girilerek bir yol oluşturulur. Bu uygulama bir cilt plağı veya cilt bakterilerinin spinal iğne
tarafından subaraknoid aralığa taşınmasını önler.
- Epidural iğne baş kısmında başparmak
mandrene hafif bir bası yapacak ve iğne gövdesi işaret parmağı ile orta
parmak arasında olacak şekilde tutularak yol göstericinin açtığı yoldan
interspinöz ligamente kadar 3 - 4 cm) ilerletilir (Resim 6). İğnenin ilerletilmesi ve kademelerin geçilmesi sırasında
istem dışı ani bir ilerlemeyi önlemek amacı ile yüzük parmağı ve küçük
parmak hastanın sırtına temas ettirilerek iğnenin kontrol edilmesi sağlanır.
-
İğnenin epidural aralığa girdiği iki temel yöntemden
biri kullanılarak saptanır. Bu yöntemler:
-
Epidural aralıktaki negatif
basıncın saptanmasına dayanan negatif basınç yöntemi,
-
İğnenin
ligamentum flavumu geçip epidural aralığa girmesi ile ortaya çıkan direnç
kaybının saptanması (direnç kaybı yöntemi). Moore, direnç kaybı yöntemini
tercih eder.
Negatif basınç yöntemi
-
Bu yöntemde, interspinöz
ligamente kadar ilerletilen iğnenin mandreni çıkarılarak baş
kısmına bir damla lokal anestetik solüsyon yerleştirilir. Bu teknik «asılı
damla tekniği» olarak da bilinir. Bundan sonra iğne
ligamentum flavum hissedilene kadar yavaş yavaş ilerletilir. Ligamentin geçilmesinden
sonra iğnenin baş kısmındaki sıvı damlasının epidural aralıktaki
negatif basıncın etkisiyle emildiği görülür.
Direnç kaybı yöntemi
- Bu yöntemde interspinöz
ligamente kadar ilerletilen iğnenin mandreni çıkarılır ve 3-5 ml serum
fizyolojik çekilmiş olan bir enjektör iğneye tesbit edilir. Sol elin baş ve işaret
parmakları ile iğne baş kısmından tutulurken diğer parmaklar ve el sırtı
hastanın sırtına dayanır. Sağ elin baş parmağı ile enjektör pistonuna
hafif ancak kesintisiz bir basınç uygulanarak sol elin yardımı ile iğne
ilerletilir (Resim 7). İğne ligamentum flavuma ulaştığında enjektörde hissedilen direnç
artar, enjeksiyon çok zorlaşır. İğne,
epidural aralığa girdiği anda enjektör içeriği hızla boşalır. Bu
durumda pistona uygulanan basınca son verilir ve iğnenin ileri
doğru ilerletilmesi durdurulur.
-
Epidural aralığa girildikten sonra en azından dört
düzlemde iğne her seferinde 90 derecelik bir açıyla döndürülerek
dikkatli bir aspirasyon testi yapılır. Eğer spinal sıvı veya kan gözlenmiyorsa
uygulamaya devam edilir. Eğer kan saptanırsa, girişim bir üst veya bir alt
aralıktan tekrarlanabilir. Yine kan gözlenirse bu durumda ya iğne
subaraknoid aralığa ilerletilir tek doz spinal blok uygulanır
ya da genel anesteziye geçilir.
-
Eğer spinal sıvı saptanırsa, anesteziyolog spinal
blok uygulayabilir, girişimi tekrarlayabilir veya genel anesteziye geçebilir.
Böyle bir durumda girişimin aynı aralık veya başka bir aralıktan
tekrarlanması halinde lokal anestetik solüsyon durada oluşan delikten
subaraknoid aralığa geçerek total veya yüksek spinal blok oluşturabilir.
-
Ne kan ne de spinal sıvı gelmediği saptandıktan
sonra rebound testi uygulanır. Bu testte, 3 ml`lik bir enjektör içine 1
- 1,5 ml hava aspire edilir. Daha sonra enjektör iğneye tesbit edilerek hava hızla
epidural aralığa verilir ve piston serbest bırakılır. Bu durumda: Eğer iğne
epidural aralıkta ise enjektörde bir geri dolma gözlenmez. Eğer iğne epidural aralıkta değil bir ligament içinde
ise 0,5 - 1 ml`lik bir geri doluş gözlenir.
-
Epidural iğne ile dura delinecek olursa spinal sıvı drenajının son
derece hızlı olduğu görülür. Epidural iğnenin yerleştirilmesi ve test dozunun
uygulanmasından sonra bir kaç damla sıvının iğneden geri gelmesi halinde
duranın delinmiş olabileceğinden şüphelenilmelidir. Bu durumda
anesteziyolog koluna damlayan sıvının ısısını
değerlendirerek iğnenin yerini belirleyebilir. Eğer sıvı ılık ise (spinal
sıvı) iğnenin subaraknoid aralıkta, soğuk ise (lokal anestetik solüsyon)
epidural aralıkta olduğu düşünülmelidir.
-
Bu aşamada, test dozu olarak 2 ml lokal anestetik epidural aralığa verilir
(Resim 8).
Normalde, epidural aralığa uygulanan 2 ml`lik test dozu ile hiç bir bölgede
analjezi oluşmaz. Ancak girişimin yapıldığı aralıktaki sinire yayılan çok
küçük bir alanda hipoestezi veya anestezi görülebilir. Kan basıncı, nabız
ve duyusal fonksiyon etkilenmez. Eğer bu dozla yaygın bir anestezi, kan basıncı
ve nabızda değişiklik, duyusal ve motor fonksiyonda etkilenme saptanır ise
duranın delindiği, lokal anestetik solüsyonun subaraknoid aralığa geçerek
spinal blok oluşturduğu anlaşılır.
-
Test dozu uygulamasını takiben duranın intakt
olduğu anlaşıldıktan sonra aspirasyon testi tekrarlanır ve 10 - 20 ml lokal
anestetik solüsyon içeren enjektör iğneye tesbit edilerek istenilen doz
enjekte edilir (Şekil 3). Maksimum volüm 20 ml olmalı, enjeksiyon 1 ml/sn hızda
yapılmalıdır.
-
İğnenin çıkarılmasından
sonra hasta sırtüstü veya lokal anestetik solüsyonun yayılabileceği uygun
bir pozisyona getirilir.

Şekil 3. Epidural enjeksiyon ve
ilacın dağılımı
Negatif basınç
Epidural aralığa
hangi seviyeden girilirse girilsin bir negatif basınç saptanır. Bu negatif
basıncın nedeni kesin bilinmemekle birlikte iki esas teori söz konusudur:
-
Negatif basınç dura ve epidural aralıktaki anatomik yapıların iğne tarafından
itilmesi nedeniyle oluşur. Ligamentum flavumu geçen iğne epidural aralıktaki
venöz pleksuslar, gevşek bağ ve yağ dokusunu duraya doğru ve dura ile
birlikte spinal aralığa doğru iterken kapalı bir bölge olan epidural aralıkta
negatif bir basınç yaratır. Bu teoriyi destekleyen bir çok bulgu vardır, örneğin
iğneyi ilerletmek veya geri çekmekle negatif basıncın arttığı veya azaldığı
gözlenir, künt uçlu iğneler keskin uçlu iğnelere göre durayı daha fazla
ittiği için bu iğnelerle daha fazla negatif basınç gözlenir.
-
Epidural
aralıktaki negatif basınç intraplöral basıncın bir yansımasıdır. Hastanın
öksürme ve ıkınması sırasında enjeksiyonda görülen zorluk, verilen solüsyonun
geri gelmesi bu teoriyi destekler.
ANALJEZİ
Analjezi seviyesi lokal anestetik solüsyonun volümüne
bağlı olarak değişiklik gösterir. Lokal anestetik solüsyonun epidural aralıkta yayılımını
aralığın boyutu, içeriği ve yer çekimi düzenler. Bunlar her hastada farklı olabilir ve her zaman etkin bir epidural
blok elde edilmesinde karşılaşılan zorluğu açıklayabilir. Genelde solüsyon
yer çekimine bağlı bir yayılma eğilimi gösterir ve 1ml lokal anestetik bir somatik dermatomda anestezi oluşturur.
KOMPLİKASYONLAR
Epidural blok altındaki
hasta yalnız bırakılmamalı, enjeksiyonu takip eden ilk 20 dakika içinde yakın
bir ilişki kurulmalıdır. Epidural blokta komplikasyonlar genellikle ilk 20
dakika içinde ortaya çıkar. Bu sürede hasta ile konuşularak sağlanan yakın
izlem, komplikasyonların erken tanısında önemlidir.
Epidural blok komplikasyonları
spinal blokla aynıdır (bkz. spinal - epidural blok komplikasyonları).
KONTRENDİKASYONLAR
Antikoagülan tedavi alan hastada epidural bloktan kaçınılmalıdır. Bu hastalarda, girişim sırasında bir damarın delinmesi halinde aralık içinde
oluşan kanama nörolojik komplikasyonlara neden olabilir.
Epidural blokun spinal bloka göre avantajları
-
Baş ağrısı çok
nadir görülür, ancak sıklıkla sırt ağrısı saptanır.
-
Epidural aralık
foramen magnumda sonlandığı için lokal anestetik ajan beyine ulaşamaz.
Epidural blokun spinal bloka göre dezavantajları
-
Anestezi seviyesinin önceden bilinmesi ve tayini zordur.
-
Epidural blok ile spinal
blokun minör komplikasyonları (baş ağrısı) genellikle oluşmazken majör
komplikasyonları (sistemik toksik reaksiyon, total spinal blok, hipotansiyon ve
nörolojik sekeller) çok daha yüksek oranda ortaya çıkar. Bunun
nedenleri yüksek volüm ve konsantrasyonda lokal anestetik solüsyon
uygulanması veya girişimin sıklıkla ikinci lomber aralık veya daha üstünden
yapılmasıdır.
-
Daha zor bir tekniktir.
LİNKLER
|
|

Resim 1.

Resim 2.

Şekil 1.

Şekil 2.

Resim 3.

Resim 4.

Resim 5.

Resim 6.

Resim 7.

Resim 8. |