|
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ANESTEZİYOLOJİ ANABİLİM DALI - REJYONAL BLOK |
||||
|
|
İnterplevral blok |
|||
|
|
||||
Prof. Dr. Erdal GüzeldemirGATA Anesteziyoloji Anabilim Dalı İlk kez 1982 yılında Norveç'te, anestezist olan iki doktor; Dr. L. Kvalheim ve Dr. F. Reiestad tarafından bazı ağrılı durumlarda analjezi sağlanması amacı ile parietal ve visseral plevra arasına lokal anestezik verilmiştir. İki yıl süren çalışmaların sonuçları 1984 te olumlu olarak saptanmış, uygulama yöntemi ve elde edilen verileri ile açıklanmıştır. İntraplevral rejyonal analjezi (İPRA): Uygulama yönteminin kolaylığı yanında aynı endikasyon sınırları içerisinde alternatif olabileceği düşünülen rejyonal analjezi ve sinir blokaj yöntemlerine göre daha az sorun nedeni olarak görünmektedir. İntraplevral lokal anestezik uygulamasında anatomik yapı göz önüne getirildiğinde; torasik sipinal sinirlerden ilk 11 inin ön dallarından oluşan İNTERKOSTAL SİNİRLER' in kaput kosta yanında, göğüs spinal sinirleri sayısınca ,gangliyonları ve bunları birbirine bağIayan ramus intergangliyonalisleri ile SEMPATİK TURUNKUS (Göğüs parçası)'un ve sempatik turunkusun son 6 ve 7 ganglionundan sinaps yapmadan çıkan pregangliyoner liflerin oluşturduğu SPLANKNİK SİNİR' lerin analjezi oluşturmada etkin oldukları anlaşılmaktadır. Ancak IPRA'nın oluş mekanizması kesinlikle tanımlanamamış olup, olasılıklar henüz tartışma halindedir. Tartışılan olasılıklarda Intraplevral verilen lokal anesteziğin etki yerleri şu şekilde belirtilmektedir (Şekil 1):
ENDİKASYONLARIiPRA'nin endikasyon sahası torakal ve üst abdominal ağrılı durumları kapsar. Ağrılı bölgenin innervasyonu ise intraplevral lokal anestezik uygulamanın tek taraflı va da iki taraflı yapılmasında karar verme nedeni olur. Böylece IPRA endikasyonlarını iki grupta toplamak olasıdır: 1- Tek taraflı İPRA endikasyonları: multiple kosta kırıkları. meme ameliyatı sonrası ağrısı. Akciğer CA ve metastazları, torakotomi sonrası ağrıları (Çocuklarda uvgulanabiliyor), özofagektomi ameliyatı sonrası ağrı, subkostal kesili kolesistektomi sonrası ağrı (Laktasyonlu anneler dahil). Flank kesili böbrek ameliyatları sonrası ağrıları, böbreğe perkütan girişimler, üst batın tek yanı tutan maligniteler, pankreas ve karaciğerin değişik nedenli ağrıları, herpes zoster ve post herpetik nöralji. 2- İki taraflı İPRA endikasyonları: Gastrektomi, aort cerrahisi. nefrektomi. eksploratris laparatomi sonrası ağrılar, pankreas ile ilgili değişik nedenli ağrılar.
Şekil 1. İnterplevral Blokta anatomi İLAÇLARBupivakain hidroklorid ve lidokain hidroklorid, İPRA uygulanmaya başladığından bu yana en çok kullanılmış olan lokal anesteziklerdir. Bu ilaçların interkostal aralıkta intravasküler emilimlerini azaltmak için adrenalinde eklenebilir. Ancak uzun süre etkili olan bupivakain hidrokloride, sistemik etkilerini de göz önüne alırsak adrenalin eklemenin risk/yarar oranını olumsuz yöne çevireceği düşünülebilir. Uygulamalarımızda adrenalinsiz bupivakain hidroklorid ile yeterli süre ve kalitede analjezi sağlamamız nedeni ile çok az bir analjezi süre uzaması sağlamasına karşılık neden olduğu sistemik yan etkileri yüzünden adrenalini kullanmanın ,gerekli olmadığı kanısına vardık. iPRA' de analjezik etkisi bilinen ve farklı yollar ile analjezi için kullanılmakta olan santral etkili antihipertansif ilaç olan clonidin' in intraplevral uygulamasının sorun yaratmadığını hayvan çalışması ile saptadıktan sonra insanda uyguladığımız ilk çalışmada olumlu sonuçlar aldık. Ancak çalışma sonuçları ile, uygulamada standart oluşturacak kesin veriler henüz saplanmamıştır. Değişik yollardan uygulanan narkotik analjeziklerin intraplevral uygulanmasında henüz çalışma aşamasındadır. Dozlar:Bupivakain hidroklorid; Erişkinin intraplevral bolus uygulamasında 0.4 ml/kg (2-2,5 mg/kg) dozu ile (%0.5 Bupivakain - 1/200.000 Adrenalin) uygulanıp altı saatte bir en çok 35 ml olacak şekilde tekrarını öneren çalışmalar bulunmaktadır. Biz uygulamalarımızda 2 mg/kg dozu ile %0,5 Bupivakain uygulayıp 6 saatte bir maksimum 35 ml olacak yinelemenin yeterli ve yararlı olduğunu gördük. Torakotomili olgularda postoperatif analjezi için intraplevral kateter yerleştirilerek bupivakainin %0,5 konsantrasyonundaki solüsyonundan 2 mg/kg verip, 6 saatte bir bolus dozu %40'ı tekrarlama ile (kateterden lokal anestezi verilmesi sırasında uygun olgularda toraks tüpü 20 dakika klampe edildi) olguların toraks fizyoterapisini ve postoperatif analjezinin yeteri kadar sağlanmasının mümkün olduğunu gördük. Bu doz uygulamaları ile analjezi hemen oluşmaktadır. Torakotomi uygulanan olgularda, konan toraks tüpü içinden intraplevral kateter yerleştirerek %0,25 Bupivakain hidroklorid + 1/200.000 Adrenalin" den 0,5 ml/kg (Maksimum 1 ml/kg) dozunda 6 saatte bir tekrar ile analjezi çağlanması da olasıdır. İntraplevral kateter aracılığı ile devamlı infüzyon şeklinde %0,25 lik bupivakainden (adrenalinsiz) 0,125 ml/kg/saat (1.5 mg/kg/saat) dozunu aşmadan kullanılabilir. Toksisitenin erken tanısı için hasta yakından izlenmelidir. Bilateral dermatom analjezisi amacı ile uygulanan bilateral intraplevral kateterlerin her birinden, hesaplanan dozun yarısı verilmelidir. 30 dakika içinde analjezi sağlanamaz ise, uygulamadan vazgeçilmelidir. infüzyon şeklinde uygulama çocuklarda da yapılabilir. 0,5 ml/kg/saat dozu ile infüzyona başlanan; (:0,25 Bupivakain + 1/200.000 adrenalin) solüsyonun dozu 1 ml/kg/ saat' e kadar yükseltilerek devam edilebilir. Toksisite yönünden de dikkatle izlenen olguda 30 dakika içinde analjezi sağlanamamış ise uygulamaya devam edilmez. Lidokain Hidroklorid: İntraplevral analjezi sağlamada (%2 Lidokain hidroklorid + 1/160.000 Adrenalin) den 2-3 mg/kg bolus dozu kullanılabilir. İnfüzyon şeklindeki uygulamada; (%2 Lidokain + 1/ 200.000 Adrenalin) solüsyonundan başlangıçta intraplevral kateterden 3 mg/kg bolus verip. devamında 1 mg/kg/saat olarak infüze edilir. Uygulama Çeşitleri:
İntraplevral kateter; Toraks operasyonlarında. toraks kapatılmadan önce kesi hattının 1 veya 2 interkostal aralık üstünden veya altından 4-5 cm posteriordan, ciltten intraplevral aralığa sokulan Tuohy iğnesinden geçirilerek (Tuohy iğnesi çıkartılıp kateter cilde tespit edilir) yerleştirilebileceği gibi toraksı açılmayan olgularda operasyon bitiminde anestezi devam ederken veya uyanıkken lokal anestezi altında da yerleştirilebilir. Ayrıca toraks tüpü olanlarda kateteri bu tüpün içerisinden geçirerek yerleştirmekte olasıdır. TEKNİK
İ.V. kanülasyonu ve monitorizasyonu sağlanan hasta; yüzüstü, sırtüstü veya uygulama yapılacak taraf üstte olacak şekilde yan yatırılır. Saha genişçe aseptik olarak hazırlanır.
Uygulama yeri olarak; Sırtüstü yatan hastada orta aksillar hattın 2-4 cm mediyalinden geçen hattın Yan yatan hastada orta aksillar hattan 8-10 cm posteriordan geçen hattın 4 ncü ve 8 nci interkostal aralıklar arasındaki interkostal aralıklardan birini kestiği noktadır.
Şekil 2. İntra (İnter) plevral Blok Uygulaması Uygulamadan sonraki ilk saat sonunda radyolojik kontrol yapılır. Ayaktan gelen hastalar, 2 saat süre ile gözlem altında tutularak toksisite, motor, duyusal ve diğer sorunları olmaması halinde evlerine gönderilebilirler. KOMPLİKASYONLARSistemik toksisite, pnömotoraks, hemotoraks, hipotansiyon. hipertansiyon, taşikardi, plevranın kateter irritasyonu ile kalınlaşması, kateterin intraplevral aralıkta düğüm oluşturması, kateter ucunun ekstra plevral yerleşmesi, kateterin çıkartılırken kopması. Horner Sendromu, enfeksiyon, plevral şok, allerjik reaksiyonlar, ağrısı kaldırılan patolojinin ilerlemesinin farkına varılamaması. ÖNLEMLERDirenç kaybı tekniği kullanılmamalı, plevranın anatomik özelliğini bozan hastalıklarda uygulamamalı, astma, şiddetli kronik obstrüktif pulmoner hastalığı olanlara bilateral uygulama yapılmamalıdır. KONTRENDİKASYONLAR
LİNKLER |
|
|||
|
|