|
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ANESTEZİYOLOJİ ANABİLİM DALI - REJYONAL BLOK |
|
|||
|
|
Kaudal blok |
|||
|
Kaudal blok kaudal kanal ve sakral hiatus yoluyla epidural aralık içine verilen lokal anestetikle solüsyonla oluşturulan rejyonal blok uygulamasıdır. ANATOMİSakrum, beş sakral vertebranın füzyonu ile oluşan büyük bir üçgen şeklindedir. İki iliak kemik arasına bir yama gibi girer. Dış yüzeyi konvekstir ve orta hatta kemik bir çıkıntı (median sakral krest) yer alır. Orta hattın lateral ve paralelinde her iki tarafta sakral sinirlerin çıktığı 1 cm çapında 4 sakral foramen yer alır. Sakral hiatus kaudal kanalın giriş yoludur ve sakrumun apeksinde yer alır (Şekil 1). Hiatus dördüncü sakral vertebranın füzyonunun eksik kalması nedeniyle oluşmuştur ve üçgen biçimindedir. Sakral hiatusun iki kenarında beşinci sakral vertebranın birer çıkıntısı olan sakral boynuzlar (sakral kornu) bulunur. Üçgenin alt kenarını koksiksin üst yüzü oluşturur. Sakral kanal içinde cauda equina, filum terminale ve dura bulunur. Dura genellikle ikinci sakral foramen seviyesinde sonlanır. Kaudal blokla bir, iki, üç ve dördüncü lomber sinirler (L-2-3-4) ile onikinci torasik sinirin (T12) bir dalının katılımından oluşan lomber pleksus, dört ve beşinci lomber sinirler (L4-5) ile bir, iki ve üçüncü sakral sinirlerin (S1-2-3) oluşturduğu sakral pleksus ve dört ve beşinci sakral sinirler (S4-5) ile koksigeal sinirin oluşturduğu koksigeal pleksus etkilenir. Lomber ve sakral pleksuslar birlikte lumbosakral pleksus olarak tanımlanır. ENDİKASYONLARI
Moore kaudal bloku rektum, vulva ve koksiksteki cerrahi girişimler ile doğumda, spinal bloka tercih eder. Nedeni bu girişimlerde kaudal blokun mükemmel bir gevşeme sağlaması ve dura delinmediği sürece postspinal baş ağrısına yol açmamasıdır. Kaudal blok intraabdominal cerrahide uygulanmaz. Abdomen ve peritonun anestezisi için T4 seviyesinde analjeziye gereksinim vardır. Bunun için kaudal yaklaşımda 60 - 80 ml gibi çok yüksek dozlar uygulamak gerekir.
İLAÇLAR
TEKNİK
Yüzüstü (prone) pozisyonBu pozisyonda iliak kemiklerin altına gelecek şekilde geniş bir yastık yerleştirilerek sakrum yükseltilir ve masayla 35 derecelik bir açı oluşturacak şekilde arkaya doğru eğilir. Bunun için masanın böbrek yastığı yükseltilebilir ve masaya fleksiyon verilir (Şekil 2a). Hastadan bacaklarını abdüksiyona getirmesi ve topuklarını dışa doğru döndürmesi istenir. Bu manevra, gluteal kasların gevşemesini sağlar ve hastanın bunları kasmasını zorlaştırır (Şekil 2b). Diz - dirsek pozisyonuBu pozisyon esas olarak doğumda tercih edilir. Daha kolay bir uygulama olanağı sağlar.
İlk olarak koksiks palpe edildikten sonra palpasyona baş yönünde ciltte bir çukurluk (depresyon) hissedilene kadar devam edilerek sakral hiatus lokalize edilir (Şekil 3). Erişkinde koksiksin ucu ile sakral hiatus arasındaki uzaklık yaklaşık olarak kişinin işaret parmağının ucu ile proksimal interfalangial eklemi arasındaki uzaklık kadardır.
ANALJEZİAnaljezi yaklaşık olarak onuncu torasik dermatomdan ayak ucuna kadar yayılır. Ancak kalça, uyluk ve bacakların özellikle ön yüzünde sıklıkla inkomplet bir cerrahi analjezi oluşur. KOMPLİKASYONLARKaudal blok uygulanan hasta enjeksiyonu izleyen ilk yirmi dakika içinde yalnız bırakılmamalı ve hasta ile konuşularak ilişki kurulmalıdır. Bu rejyonal girişimde komplikasyonların bir çoğu, ilk yirmi dakika içerisinde ortaya çıkar ve hastanın şikayetlerine kan basıncı ve nabızdaki değişiklikler eklenir. Kaudal blok ile spinal blokun minör komplikasyonları (baş ağrısı) genellikle oluşmaz. Ancak, sistemik toksik reaksiyon, total spinal blok, hipotansiyon ve nörolojik sekeller gibi majör komplikasyonların insidansı kaudal blokta çok daha yüksektir. Bunun en önemli nedeni yüksek volüm ve konsantrasyonda lokal anestetik solüsyon uygulanmasıdır. Çok nadiren sakrumun ön kısmı veya rektum içine girilebilir. Böyle bir durumda anestezi oluşmaz. Genellikle enfeksiyon veya fistül gibi bir sekel de görülmez. KONTRENDİKASYONLARSpinal blok için geçerli olan kontraendikasyonların çoğu bu blokta da geçerlidir (bkz. spinal blok). Bunlara, pilonidal kist ve sakrumun malformasyonları eklenebilir. Sakrum, hastaların ortalama % 20 - 25`inde deformite gösterir ancak bunların % 5 veya daha azında kaudal girişime izin vermeyen bir deformite vardır. LİNKLER |
Şekil 1.
Şekil 2.
Şekil 3.
Şekil 4.
|
|||
|
|