|
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ANESTEZİYOLOJİ ANABİLİM DALI - REJYONAL BLOK |
|
|||||||
|
|
Supraklaviküler Blok |
|||||||
ANATOMİBrakial pleksus alt servikal sinirlerin (C 5-6-7-8) anterior dallarının birleşmesi ve birinci torasik sinirin (T1) ön (anterior) dalının büyük bölümünden oluşur (Şekil 1). Dördüncü servikal (C4) ve ikinci torasik (T2) sinir pleksusa küçük dallar gönderir. Pleksus, subklavian arterle birlikte ön ve orta skalen kaslar arasında boyundan çıkar. ENDİKASYONLARI
İLAÇLAR
TEKNİK
Hasta kolları her iki yanda vücuda birleştirilmiş ve başı blok yapılacak olan tarafın ters yönüne döndürülmüş olarak yastıksız sırt üstü yatırılır. Boyun kaslarını gergin hale getirmek amacıyla başın geriye doğru eğilmesini sağlamak için hastanın omzunun altına bir yastık yerleştirilir. Başın geriye eğilmesi anesteziyoloğun iğneyi doğru yerleştirmesini kolaylaştırır.
Klavikülanın orta noktası bulunur ve işaretlenir. sternokleidomastoid kasının klaviküler başının lateral kenarı bulunur. Klavikülanın orta noktasının 1 - 1,5 cm üzerinde ve sternokleidomastoid kasının klaviküler başının lateral kenarından 1,5 - 2 cm uzaklıktaki nokta enjeksiyon noktası olarak belirlenir. Eğer nokta juguler venin üzerine isabet ederse belirlenen nokta mediale veya laterale çekilmelidir.
Eğer parestezi oluşmaz ve birinci kosta hissedilemez ise
Girişim sırasında hasta öksürürse iğne hemen geri çekilmelidir. Öksürük plevral irritasyonun (perforasyon veya stimülasyon) işaretidir. Öksürük nedeni ile girişimden vazgeçmek gerekmez. Ancak bu durumda iğnenin plevraya çok yakın olduğu ve geri çekilerek yeniden yönlendirilmesi gerektiği bilinmelidir. Sinir stimülatörünün kullanılmadığı girişimlerde etkin bir blok oluşturmak için ele yayılan parestezi saptanmalıdır. «Parestezi yoksa anestezi de yoktur» sözü (no paresthesias, no anesthesia) anımsanmalı ve yetersiz blok olasılığı minimale indirilmelidir. İğnenin ilerletilmesi sırasında parestezinin duyulması başarılı bir blok için yeterlidir, birinci kostaya temas etmeksizin başarılı bir blok yapılabilir, parestezinin saptanması esastır.
Güzeldemir M.E: Pneumothorax and Supraclavicular Block, Anesth Analg; 76: 665,1993 Uygulama: Hasta kolları yanda sırtı üzerine yatar ve başını blok yapılacak tarafın aksi yönüne çevirir. Hastanın sırtına, blokaj yapılacak taraftaki skapula altına; 4-5 cm kalınlığında bir yükselti konarak işlemin yapılması planlanan alanın daha uygun hale getirilmesi amaçlanır (Resim 1). Bölge uygun şekilde temizlenip hazırlanır. Bloğu gerçekleştirecek olan kişi hastanın başında yer alarak uygulama alanına hakim konumda bulunur. Klavikulanın orta noktası, ki eksternal juguler venin genellikle göründüğü noktaya rastlar, işaretlendikten sonra bu işaretin 1 cm üzerinde cilt altına, giriş noktası olacak yerde lokal anestezik infiltrasyonu yapılır. Bu nokta anterior skalen kasın dış kenarı ve subklavyan arter nabzının dış kısmında bulunur.
Resim 1. Hastanın pozisyonu Bu yöntemde brakiyal pleksusun, , pleksusa ait yapıların birbirine en yakın bulundukları bölge olan birinci kostanın üzerinde blokajnın yapılması hedeflenmektedir. Bu işlemi kolaylaştırmak için birçok yöntem geliştirilmiş ve yardımcı araçlardan yararlanılmıştır. Periferik sinir stimülatörü ve teflon kaplı uygun ölçüdeki iğneler ile pleksusun yerinin saptanması çok kolaylaşmıştır. Çok önemli komplikasyonlardan biri olan pnömotoraks riskini minimale indiren uygulamada (metnin yazarı tarafından 1993'de tanımlanmıştır): Enjektörü kullanmayan, serbest kalan diğer elin başparmağı ile blokajın yapılacağı noktanın altında kalan klavikula lokalize edilirken aynı elin işaret ve orta parmakları klavikula altında ikinci ve üçüncü kostayı hissedip klavikula ile bu kotlar arasındaki derinliği belirlemektedir (Resim 2). Bu derinlik, palpasyonla hissedilemeyen ve pleksusu ararken varmayı hedeflenen en derin düzey olması gereken birinci kostanın ciltten uzaklığı hakkında yaklaşık olarak bir bilgi vermektedir. Periferik sinir sitimülatörü ile pleksusun aranması (parestezi algılanılması) için iğne ilerletilirken işaret ve üçüncü parmakların ikinci kostayı algıladığı yerde tutulması, iğnenin bu derinlikten daha ileri ilerletilmemesi için bir uyarı olacağı gibi, bu kostaların yerinin saptanması ile toraks duvarının dış düzeyi algılanacaktır. Parestezi aranırken birinci kotun lokalize edilememesi ile iğne ucunun toraks içine yönelmesi sonucunda pnömotoraks oluşmaktadır. Toraks duvarının; klavikulayı lokalize eden başparmak ile ikinci ve üçüncü kotu lokalize eden işaret ve orta parmak yardımı ile belirlenmesinden sonra parestezi aramak ve birinci kotu bulmak için ilerletilen iğnenin ucunun toraks duvarı dışında kalacak şekilde yönlendirilmesi sonucunda genellikle birinci kostaya varmadan pleksusun parazisi sağlanmakta ve pnömotoraks ile karşılaşma riski en az düzeye inmektedir.
Resim 2. Serbest kalan diğer elin başparmağı ile blokajın yapılacağı noktanın altında kalan klavikula lokalize edilirken aynı elin işaret ve orta parmakları klavikula altında ikinci ve üçüncü kostayı hissedip klavikula ile bu kotlar arasındaki derinliği belirler. İğne ucunu ilerletirken, hastanın öksürmesi durumunda; plevraya değme endişesi ile iğneyi hemen geri çekmelidir. İğne ucunun birinci kostaya değdiği algılanırsa, parestezi saptanana kadar iğne birinci kotun üzerinde kalacak şekilde tekrarlanan girişimler sürdürülür. İğnenin ilerletilmesi için geri çekilmesi sırasında, iğne cilt altına kadar geri çekilmeli ve sonra birinci kostaya doğru ilerletilmelidir. İğnenin cilt altına kadar geri çekilmesinin amacı, iğnenin ucunun istediğimiz hedefe doğru yönlenmesini sağlamaktır. Tam olarak cilt atına kadar geri çekilmeyen doku içindeki iğnenin ucunu istenilen yöne ilerletmek olası değildir.
Parestezi alındıktan (özellikle elin küçük parmağı ve el üzerini içeren) sonra seçilmiş olan lokal anestezik madde, tekrarlanan “kan aspirasyon kontrolu” ile enjekte edilir. Bazı yazarlar verilecek olan lokal anesteziğin tamamının bir defada verilmesini önermektedir. Bu metnin yazarı; parestezi alındıktan sonra kaybolana kadar lokal anesteziği vermekte, parestezi kaybolunca periferik sinir sitimülatörü ve teflon kaplı özel iğne ile yeni paresteziler arayıp; uygulamayı, saptanan lokal anestezik miktarını verene kadar yinelemektedir. Bu uygulamadan amaç, damar sinir paketi içinde lojların olması olasılığı sonucunda yamalı bölgesel anesteziye engel olmaktır. Ayrıca kılıfın dışından sinirin uyarılması ile elde edilen paresteziye dayanarak, lokal anesteziğin tamamının kılıf dışına verilmesi, bloğun başarısızlığına neden olabilecektir. Üst kol ve omuz ekleminin distalinde yapılacak girişimlerde ya da üst kola turnike konması durumunda; ağrının duyulmaması için aksilla ile akromiyo-klaviküler eklem arasını, ön ve arkayı kapsayacak, ring tarzında, cilt altına lokal anestezik infiltrasyonu yapılır. Ayrıca; interkostobrakiyal(T2) ve mediyal brakiyal kütanöz(T1-2) sinirler de bloke edilebilir. Verilecek lokal anesteziğin hacmi, uygulayıcıya ve dilue edilmesi ile bağlantılı olarak 20 ml (% 1lik lidokain ya da prilokain, ya da % 0.25 bupivakain) ile 40 ml (%0.5 lidokain yada prilokain, yada % 0.125 bupivakain) arasında değişiklik göstermektedir. Bazı uygulamalarda ise % 0.5 prilokain, % 0.125 bupivakain (toplam 40 ml), hızlı başlangıç ve uzun sürecek blok gerçekleştirmek amacı ile verilmektedir Analjezinin gerçekleşmesi yaklaşık 15-20 dakika sürmektedir. ANALJEZİÜst ekstremitelerde anestezi oluşturmak için uygulanan tüm rejyonal girişimler içinde en tatmin edici olanı supraklaviküler yaklaşımla uygulanan brakial pleksus blokudur. Bu blokla ön kol, el, parmaklar ve deltoidin insersiosunun altında kalan üst kolun dış bölgesindeki ameliyatlar yapılabilir. Omuz çıkıkları redükte edilebilir. Kolun üst dış kısmı, önkol ve eli içine alan bir cilt anestezisi oluşur. Omuzdaki açık cerrahi girişimler, üst kolun iç bölgesi, ön kolun üst dış kısmı ve el bileğindeki ameliyatlar ile kolun üst kısmına turnike uygulanacak ise medial brakial kutaneal (T1 - T2) ve interkostobrakial sinirin (T2) bloke edilmesi gerekir. Bunun için aksillada yarım daire şeklinde intradermal ve subkütan lokal infiltrasyon yapılmalıdır. Diğer bir yöntem ise kolun başladığı korakoakromial eklem hizasında kol etrafında tam bir daire şeklinde (ring blok) intradermal ve subkütan lokal enfiltrasyon uygulamasını içerir. Omuzdaki ameliyatlarda ise ek olarak süperfisial servikal pleksus da bloke edilmelidir. Bunun için trapezius kasının kenarı ile klaviküla boyunca uygulanan intradermal ve subkütan enjeksiyonla süperfisial servikal pleksus bloke edilmelidir.
KOMPLİKASYONLAR
KONTRENDİKASYONLAR
LİNKLER |
Şekil 1.
|
|||||||
|
|