|
















 |
|
ANATOMİ
Servikal pleksus ilk 4
servikal sinirin (C1-2-3-4) ön dallarından oluşur. Ancak yalnız 2.,3. ve 4.
servikal sinirler bloke edilir. Birinci servikal spinal sinir yalnız motor
lifler içerir. Her bir servikal sinir vertebral arterin arkasından geçerek
intervertebral forameni terk eder ve transvers çıkıntının ön ve arka tüberkülleri
arasındaki sulkusta uzanarak transvers çıkıntının ucuna ulaşır.
Transvers çıkıntının tüberkülü cildin 1,5 - 3,5 cm altında bulunur.
Sinirler sulkusu terkederken üst ve alt dallara ayrılır, bu dallar da
birbirleri ile birleşerek bir seri lup oluşturur ve servikal pleksus adını
alır. Pleksus üst 4 servikal vertebranın karşısında, levator skapula ve
orta (middle) skalen kasın önünde uzanır, sternokleidomastoid kası tarafından
sarılır. Her lup bir süperfisial ve derin dal verir. Süperfisial dallar
sternokleidomastoidin arka kenarı boyunca uzanır ve cilt ile yüzeyel dokuları
inerve eder (Resim
1). Derin dallar ise boyun kaslarını ve diğer derin dokuları inerve
eder.
ENDİKASYONLARI
-
Cerrahi: Boyun (karotid endarterektomi, tiroidektomi) ve oksipital bölgedeki
ameliyatlar. Cerrahi amaçla servikal blok uygulamasında tiroid, trakea
ve boynun derin kaslarının maniplasyonu veya baş ve boynun aşırı
ekstansiyonu genellikle hastaları rahatsız eder. Bu nedenle tam bir blok
sağlanmış olsa bile ek bir sedasyon veya anestezi gerekir. Moore'a göre
tercih edilmesi gereken en iyi yaklaşım azot protoksit + oksijen
kombinasyonu uygulamasıdır. Bu kombinasyonla bilinç çok çabuk geri döner
ve hasta bir kaç dakika içinde sorulara yanıt verebilecek bir duruma
gelir. Böylece girişim sonunda hastanın sesi
ve vokal kordlarda paralizi olasılığı değerlendirilebilir.
-
Diagnostik: Nöraljinin lokalizasyonu ve ayırıcı tanısı için.
-
Terapötik:
Oksipital baş ağrısı ve boyun ağrılarının tedavisinde
uygulanır.
İLAÇLAR
-
Lidokain:
% 0,5 (80 - 100 ml).
Bupivacaine: % 0,25
-
% 0,50 (20 - 40 ml).
Servikal pleksus blokunda lokal anestetiğin
etki süresi daha kısadır. Bunun nedeni boyunun fazla vasküler
yapısı nedeni ile verilen lokal anestetiğin hızla dolaşıma absorbe olmasıdır.
EKİPMAN
Derin servikal pleksus bloku için
23 veya 25 no' lu
iğne, fleksibl tüp ve 20 ml enjektör içeren standart bir rejyonal anestezi seti
yeterlidir
(Resim 2).
TEKNİK
Hasta sırt üstü, yastıksız,
düz olarak yatar. Baş hafifçe ters tarafa çevrilir.
Hastanın
başı verilen pozisyonda sabit tutulmalıdır. Noktaların
bulunması sırasında ve sonrasında hasta başını hareket ettirmemelidir
(Resim 3 - 3a).
-
Enjeksiyon
noktalarının belirlenmesi
-
Temporal kemik mastoid
çıkıntısının ucu belirlenir ve cilt işaretlenir (Resim
4).
-
Altıncı servikal
vertebra (C6) transvers çıkıntısının ön yüzündeki tüberkül
(Chassaignac's tüberkülü) palpe edilir ve
üzerindeki cilt noktası işaretlenir. Bu tüberkül kolaylıkla
hissedilebilir (Resim 4).
-
İşaretlenen iki
nokta düz bir çizgi ile birleştirilir. Bu hat servikal transvers çıkıntıların
yerleşimlerini belirtir (Resim 4).
-
Mastoid çıkıntının
ucundan ortalama 1.5 cm aşağıda ve hattın 0.5 cm altında ikinci
servikal vertebranın (C2) transvers çıkıntısı palpe edilir ve üzerindeki
cilt noktası işaretlenir (Resim 4a).
-
Bundan sonra çizilen
hattın yine 0.5 cm altında üçüncü ve dördüncü transvers çıkıntılar
(C3-C4) palpe edilerek işaretlenir. Bunlar, 1,3 - 1,5 cm aralıkla
bulunurlar ve kalın bir boyunda bile palpe edilebilirler (Resim
4a).
-
Bölge aseptik olarak
temizlenir ve örtülür. Anesteziyolog hastanın başında durur. Uygulama alanında bir
lokal anestezik pomad ile (emla vb.) topikal blok uygulanabilir. Bundan sonra
servikal iki, üç ve dördüncü vertebraların transvers çıkıntıları
hizasında, 2 cm derinlikte 3 ml lokal anestetik solüsyon ile intradermal cilt
enjeksiyonu uygulanır. Boyun vaskülaritesi
fazla olan bir bölgedir. Bu nedenle intravasküler enjeksiyondan kaçınmak için
mutlaka dikkatli bir aspirasyon testi yapılmalıdır.
-
Sol elin işaret parmağı
C2, orta parmak C3, yüzük parmağı ile C4`ün transvers çıkıntısı palpe
edilirken aynı anda sağ el ile 22 nolu standart enjeksiyon iğnesi enjektör
takılmaksızın (böylece iğnede pulsasyon, kan veya spinal sıvı
gelip gelmediği kolaylıkla gözlenebilir) ciltle dik
açı yapacak şekilde girilir sonra hafifçe kaudale
doğru (iğnenin kaudal yönde
ilerletilmesi subaraknoid enjeksiyonu önler. İğnenin başa doğru girilmesi
halinde kolaylıkla aralıktan geçilebilir),
2, 3 ve 4. servikal vertebraların transvers çıkıntılarının
üstüne değinceye kadar kadar ilerletilir (Resim 5).
İğne transvers çıkıntının ön yüzü
üzerine yerleştirilmelidir. Pulsasyon veya kan gelmesi iğnenin
çok fazla anterior ve mediale doğru yerleştirildiğini, spinal sıvı gelmesi
ise çok derine inildiğini gösterir.
-
İğnenin yerleştirilmesi
sırasında parestezi hissedilmelidir. Bundan sonra iğne fikse edilerek 2 - 3
ml lokal anestetik verilir. Başın arkasında parestezi hissedilmesi ikinci
veya üçüncü servikal sinirlerin stimülasyonunu, omuz ve boynun alt kısmında
parestezi duyulması ise dördüncü servikal sinirin stimülasyonunu gösterir.
-
Bundan sonra, 10 ml lokal
anestetik içeren enjektör iğneye tesbit edilir ve aspirasyonu takiben her
sinir için 5 - 7 ml lokal anestetik enjekte edilir. iğnenin geri çekilmesi sırasında
3 - 5 ml lokal anestetik enfiltre edilir (Resim 7).
-
Süperfisiyel servikal
pleksusun infiltrasyonu için C3`ün transvers çıkıntısı hizasından
girilen 5 cm`lik bir iğne hem başa hem de kaudale doğru boyunda
ilerletilerek 10 ml lokal anestetik verilir (Resim 6). Bu basit enfiltrasyonla süperfisial
servikal pleksus bloke edilebilir. Enjeksiyon daha derine yapılmamalıdır, rekürren
laringeal sinir bloke edilebilir.
-
Cerrahi ensizyon hattı da
intradermal ve subkütan olarak lokal anestetikle enfiltre edilmelidir. Bu
uygulama cerraha erken girişim şansı verir ve platisma kasını inerve eden
fasial sinirin servikal dalının da bloke edilmesini sağlar.
ANALJEZİ
Servikal pleksus bloku ile
mandibülanın alt yüzü, kulağın 1/3 arka bölümü ile oksipital bölge,
boyun ve ikinci kosta seviyesine kadar omuzları da içine alan bir cilt
anestezisi oluşur. Boynun derin ve yüzeyel kaslarında mükemmel bir gevşeme
sağlanır.
KOMPİKASYONLAR
-
Sistemik
toksik reaksiyon (intravasküler enjeksiyon): Boyun vücudun diğer bölgelerinden
çok daha fazla vasküler bir yapıya sahiptir. Bu bölgeye verilen lokal
anestetik solüsyon büyük oranda dolaşıma absorbe olarak yüksek bir kan
seviyesi oluşturur. Bu nedenle diğer blok uygulamalarından çok daha yüksek
oranda toksik reaksiyon görülür.
- Subaraknoid
enjeksiyon: Anesteziyolog iğneyi hafifçe başa doğru girerse oluşur.
Nadirdir.
- Frenik
sinir blokajı: Sıklıkla oluşur. Diafragma hareketinde azalma ve
hafif syanoz olabilir veya hiç bir semptom görülmeyebilir. Frenik sinir
esas olarak dördüncü servikal sinirden (C4) doğar, üçüncü ve beşinci
servikal sinirlerden (C3 - 5) de küçük dallar alır. Bu nedenle, üçüncü
ve dördüncü servikal sinirlerin bloke edilmesi frenik sinirin
aktivitesini azaltır. Tedavi
genellikle gereksizdir, interkostal kaslar yeterli oksijenasyonu sağlarlar.
Eğer hipoksi varsa oksijen verilmelidir. Blok
sonunda düzelir.
- Rekürrent
laringeal sinir bloku: % 2 - 3 arasında oluşur. Genellikle tek taraflıdır.
Ses kısıklığı, afoni ve solunum güçlüğü ile karakterizedir.
Genellikle sternokleidomastoid kasının posterior kenarı boyunca fazla
derin enfiltrasyon uygulanması ile oluşur. Tedavi
gereksizdir, blok sonunda düzelir.
- Vagus
sinir bloku: Çok nadirdir, kalp hızında artma ve ses kaybına neden
olur ancak bu bulgular diğer komplikasyonlarla da oluşabileceğinden tanısı
zordur ve genellikle tek taraflıdır.
- Horner
sendromu: Stellat ganglionun bloke edilmesine bağlıdır.
LİNK
|
|
Resim 1.

Resim 2.

Resim 3.

Resim 3a.

Resim 4.

Resim 4a.

Resim 4 - 4a.

Resim 5.

Resim 6.

Resim 7.
|