- Doç. Dr. Anış Arıboğan
- Dr. Vedat Alıç
Kan diğer bütün organları perfüze eden hareketli bir
organ olarak kabul edilmektedir. Şekilli elemanları ile oksijen taşınması
(eritrosit), korunma mekanizması(lökosit) ve hemostatik denge (trombositler)
işlevlerini yürütürken sıvı kısmı ile gaz transportuna katkı, besleyici maddeler,
hormonlar, pıhtılaşma faktörleri, antikorlar ve yıkım ürünlerinin dokulara veya
eliminasyon yerlerine taşınmasını sağlar.
Uyum Testleri:
ABO-Rh tayini, cross match ve antibody arattyrmasy
kullanylan uyum testleridir. Bunlar invitro testler olup invivo antijen antikor
reaksiyonlarını önlemek için kullanılır. Verilecek kanla alıcının ABO ve Rh
grupları tayin edilerek serolojik uyum sağlanmalıdır. Bundan sonra aynı gruptan olan
donör eritrositlerinin alıcı serumu ile karşılaştırarak (cross match) verilecek
kanın ABO, Rh ve dider sistemler bakymyndan uygun olup olmadydy belirlenmelidir.
ABO-Rh tayini:
Hastanın kan grubunun tayini çok önemlidir. Çünkü en
ciddi ve trajik reaksiyonlar ABO yönünden uygun olmayan kanların yanlış transfüzyonu
sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu reaksiyonlar kompleman sistemini aktive ederek çok
hızlı intravenöz hemolize yol açan anti-A ve anti-B antibody’leri tarafından
oluşturulur.
Eğer bir kişide A ve B antijenleri yoksa o zaman anti-A
ve/veya anti-B antibodylerinden oluşur. ABO tayini eritrositlerde A ve B antijenlerinin
aranması ile yapılar.
Kan grubu Anti A Anti B
A
+ -
B
- +
AB
+
+
0
- -
Yapılan diğer test Rh (b) antijeni içindir. İnsanlarda
%85 oranında Rh (A) antijeni (+), %15 (-) dir.
CrossMatch: Donörün kırmızı kan hücreleri
alıcının serumu ile karşılaştırılarak yapılar. Bu durumda bu iki kan doğrudan
doğruya birbirine karşı test edilir ve bir aglutinasyon olup olmadığına bakılır.
Bu amaçla önce donör kanından bir miktar eritrosit süspansiyonu hazırlanır ve sonra
alıcının az miktarda defibrine serumu birbirine karıştırılarak aglutinasyon olup
olmayacağı gözlenir.
Kanın depolanması
Sitrat-Fosfat-Dekstroz
Sitrat-Fosfat-Dekstroz-Adenin
Adsol (Adenin glukoz-mannitol-sodyum klorid)
Dondurarak depolama
Heparin
Sitrat-Fosfat-Dekstroz: Kanın içinde 2-6 0C’de
korunabildiği bir antikoagulandır. İnfuzyondan 24 gün sonra transfüze edilen
eritrositlerin en az %70’i sirkulasyonda kalır. Sitrat iyonu kalsiyum bağlayarak
pıhtılaşmayı önler, dekstroz eritrositlerin glikolize devam etmesini sağlayarak
yüksek enerjili nükleotidlerin açığa çıkmasını sağlar. 2-60C’deki
depolanma Na-K pompasını stimule eder, eritnositler K kaybeder ve Na kazanır.
Eritrositlerin osmotik frajilitesi artar, Aynı zamanda eritrositlerdeki ATP
konsantrasyonları ve 2.3 DPG düzeyleri azalır. Depolanma sırasında eritrositler
glukozu laktata metabolize eder, hidrojen iyonları birikir ve plazma pH’sı azalır.
Sitrat-fosfat- Sitrat-fosfat- dekstroz-adenin: Sitrat-fosfat- dekstroz-adenin: Sitrat-fosfat- dekstroz-adenin:
CPD ile depolanan kana adenin eklenmesi ile dopolanma
süresi 21 günden en az 35 güne uzar. Adenin eritrositlerin metabolik reaksiyonları
için gereklidir. ATP’yi yeniden sentezlenelerini sağlayarak ömürlerini uzatır. Bu
arada adeninin nefrototoksik etkisi göz önünde tutulmalıdır.
Adsol :
Depolanan kan için 49 gün koruyucudur. Fakat
transfüzyondan 24 st sonrayatayan eritrosit miktarı yeterli değildir.
Dondurarak depolama:
Eritrositler gliserol içinde –97 0C ‘te
dondurulur. Yalnız transfüzyondan önce gliserolden arındırılmalıdır. Pahalı bir
yöntemdir.
Heparin:
Heparin içinde depolanmyt tam kan kardio pulmoner by-pass
gibi durumlarda CPD solüsyonuna tercih edilir. Böyece CPD solüsyonu içindeki sitratın
iyonize Ca düzeylerinde yaptığı depresyonun neden olabileceği kardiak problemlerden
kaçınılabilir. Heparin eritrosit koruyucusu değildir, çünkü glukoz içermez,
Heparin içinde depolanan kan 48 kr içinde kullanılmalıdır.
Depo kanındaki değişiklikler
ph düşür
pCO2
Laktat artar (41 mEgl/t)
K artar
Glukoz azalır
Hb artar
2-3 DPG azalır
Trombositler azalır
F5 ve F8 azalır
Kan ürünleri
Tam kan
Kanın şekilli elemanları
Eritrnosit süspansiyonu
Yıkanmış eritrosit süspansiyonu
Dondurulmuş eritrositler
Trombositden zengin plazma
Konsantre trombosit süspansiyonu
Lökosit süspansiyonu
Plazma ve plazma fraksiyonları
Taze dondurulmuş plazma
Kuru plazma
Albumin
Fibrinojen
F8 konsantreleri
Protrombin kompleksi pıhtılaşma faktörleri
Gamma globulin ve spesifik gamma globulinler
Tam kan: 1 ünite tam kan 400-450 ml kan ve
antikoagulan olarak 75-100 ml ACD solüsyonu içerir. Htc değeri % 35-40’dır. ACD
solüsyonu üzerine alınmış bir kan, kan bankasında 4 0C’de en fazla 21
gün saklanır. Bir ünite taze kan transfüzyonu hematokritte % 1.5-2 oranında artışa
neden olur.
Kan bankasıda saklanma sırasında kanda aşağıdaki
değişikler oluşur.
Eritrosit ömrü azalır. Yıkılma oranı 21 gün
içinde %20, 28 gün içinde % 35’e ulaşır.
PH: Batlangyçta 6.9-7 olan kan ph’y 21 günden
6.6’ya kadar iner.
Oksijen transportu: Bekletilmit banka kanynda
hemoglobinin oksijene afinitesi artmyttyr. Bu saklanma syrasynda eritrosit 2-3 DPG
içeridinin azalmasyna badlydyr.
Potasyum: saklanma sırasında eritrositlerden
plazmaya potasyum sızar. Taze kanda 3-4 mEqllt olan K. bir hafta sonra 12’ye çıkar.
Trombositler: Hızla yıkılır ve 48 st sonunda
banka kanında trombosit kalmaz.
Lökositlerin ömrü alıcı dolaşımında çok kısalır.
F5 ve F8 gibi labil pıhtılaşma faktörleri yoktur.
Tam kan transfüzyon endikasyonları
Akut kan kaybı
Kan değişimi
Ağır kan kayıplarında, trombositopenik hastalarda ve
yeni doğanın hemolitik hastalığında kullanılacak kan, taze kan olmalıdır.
Eritrosit süspansiyonu:
Plazması alınarak eritrositten zengin hale getirilmiş
kana denir. Hematokrit değeri % 65-70 ve volümü 300 ml’tir. Eritrosit kaybı olan ama
volüm gereksinimi olmayan hastalarda iyi bir seçimdir. Bir ünite eritrosit
süspansiyonu Htc değerlerini % 3 oranında artırır.
Eritrosit süspansiyonu ile transfüzyon endikasyonları
Hemolitik anemiler
Aplastik ve refrakter anemiler
KBY ve kronik infeksiyon anemileri
Lösemi, lenfoma
Talasemi, orak hücreli anemi
Yıkanmış eritrosit süspansiyonu
Taze eritrosit süspansiyonu izotonik ortamda bir kaç kez
yıkanarak lökosit ve plazmadan arındırılır.
Endikasyonları
Otoimmun hemolitik anemiler
Paroksismal nokturnal hemoglobinüri
Lökosit ve plazma proteinlerine bağlı transfüzyon
reaksiyonları
Transplantasyon yapılacak hastalar
Dondurulmuş Eritrositler
Soğuk etkisi ile yıkımı önlemek için %20’lik
gliserol içinde süspansiyon haline getirilir ve sıvı azot yardımı ile –1960C’de
2.5 dakika içinde dondurulur. Bu tekilde yyllarca saklanabilen eritrositler transfüzyon
için 400C’de eritilir. 24 saat içinde kullanılmalıdır.
Trombosit Transfüzyonları
Taze tam kan, trombositten zengin plazma ve konsantre
trombosit süspansiyonları ile ağır trombositopenik kanamalarda hastaya trombosit
verilebilir. Her ünite 5000-10.000 trombosit artışına neden olur. ABO uygunluk şart
değildir. Alıcıdaki ömrü 1-7 gündür. Tronsfüzyondan 15 dakika sonra tromsbosit
sayımı yapılmalıdır. Trombosit sayısı 50.000/nm’ den az olan
hastalarda endikedir.
Granülosit transfüzyonları
Ağır nötropeniye bağlı ve antibiyotiklere cevap
vermeyen sepsislerde (akut lösemi, aplastik anemi, kanser kemoterapisinde sonra )
gramülosit transfüzyonları uygulanmaktadır. Tek bir verici’den lökoferez ile
sağlanır.
Taze dondurulmuş plazma
Hızlı santrifügasyonla şekilli elemanları
uzaklaştırılmış taze plazmanın hızla dondurulması ile elde edilir. –30 0C
de 6 ay saklanabilir. Kullanılmadan hemen önce 370C eritilir. Alıcı ve
vericinin ABD sistemleri uyuşmalıdır. Bütün plazma proteinlerini içerir. Völümü
250 ml civarındadır. Her ünite pıhtılaşma faktörlerinin tamamnı % 2-3 artırır.
Başlangıç terapödik dozu 10-15 ml/kg’dır. Hemofili A ve B tedavsinde ve diğer
pıhtılaşma faktörlerinin eksikliklerinde kullanılabilir.
Faktör 8 konsantreleri
Kriyopresitat -700C’de 02 alkol
karışımında hızla dondurulmuş plazmanın +40C’te eritilmesiyle olutan,
beyaz jelatimsi çökeltidir. Ytinde F9 olmadydyndan sadece hemofili A ve Von willebrand
hastalydynda kullanylyr.
Kan transfüzyonu
İnsanda ilk transfüzyon hayvanlardan insana 1667
yılında gerçekleştirilmiştir. 1818 de ilk kez insandan insana kan transfüzyonu
uygulanmıştır.
Kan transfüzyonunda amaç ve endikasyonlar
Amaç kan kaybını yerine koymak, kardiak debiyi
arttırmak, kan elemanlarını tamamlamak, pıhtılaşma faktörlerini ve bağışıklık
cisimlerini yerine koymak ve hemopoetik organları uyarmaktır.
Akut kan kaybı: Travma veya cerrahi nedeniyle gelişen
akut kan kaybının replase edilmesi tranfüzyon endikasyonudur. Normal kişide cerrahi
kanama, kan volümünün %30’u veya daha fazla ise transfüzyon gerekir.
Oksijen tatyma kapasitesinin artyrylmasy: Anemi özellikle
akut oldudunda kanyn oksijen kapasitesini dütürür. Akut anemi veya büyük cerrahi
giritimleri yapylacady hastalarda kanyn oksijen tatyma kapasitesini artyrmak için tam kan
veya tercihen eritrosit süspansiyonu verilmelidir.
Pıhtılaşma mekanizmasını düzenlemek: Bunun için tam
kan veya taze donmuş plazma verilir.
Hipoproteinemiyi düzeltmek: KC hastaları, Nefrit,
Ülseratif kolit, Mide kanserlerinde kullanılır.
Enfeksiyon hastalıkları septisemi, bakteriemi de gelişen
eritrosit yıkımı karşılamak için gerekebilir.
Kan transfüzyonunda dikkat edilecek noktalar
Mümükün olduğu sürece alıcıya kendi ABO ve Rh
grubundan kan verilmelidir. Acil durumlarda
0 grubu kanla transfüzyon yapılabilir.
Transfüzyona batlamadan önce mutlaka crossmatching
yapylmalydyr.
Alıcı serumdaki inkomplet antikorların araştırılması
için alıcı serumundaki ve verici eritrositleri ile indirekt coombs testi
yapılmalıdır.
Ameliyat masası başında hastaya verilecek kanın
gercekten o kişiye ait olup olmadığı bir kez daha kontrol edilmelidir.
Kan verilmeden önce oda ısısında veya 37 0C’de
ısıtılmalıdır.
Kanın son kullanma tarihi kontrol edilmelidir.
Üstte kalan plazmanın görünümüne bakarak, kanın
hemolizli olup olmadığına dikkat edilmelidir.
Transfüzyona batlamadan önce veya transfüzyon syrasynda
hastaya bir syvy vermek gerekiyorsa, bu syvy dextroz syvysy olmamalydyr. Dextroz ile temas
eden eritrositler hemolize udrayabilirler.
Kanın içine başka ilaçlar (örn: antihistaminik )
konmamalıdır.
Tehlikeli transfüzyon reaksiyonları klinik belirtileri
genellikle erkenden ortaya çıktığından (ilk 15 dakika) kan çok yavaş verilmeli ve
hasta yakından izlenmelidir.
Ağır anemi ve kalp yetmezliği olan yaşlı hastalar,
transfüzyondan önce digitalize edilmelidir.
Kan transfüzyonunun Yan etkileri
Kan tranfüzyonu yararlı olduğu kadar aynı zamanda
tehlikeli bir tedavi yöntemidir. Mortalite oranı küçük cerrahi girişimlere oranla
daha yüksektir.
Batlyca ölüm nedenleri - Grup uyuşmazlığı
- Akut kalp yetmezliği
- Hepatit
- Gr(-) bakteri sepsisleridir
Kan transfüzyonuna bağlı yan etkiler üç grupta
toplanabilir.
Hemolitik reaksiyonlar
Nonhemolitik immun reaksiyonlar
Enfeksiyöz komplikasyonlar
Hemolitik reaksiyonlar: Alıcıdaki antikorların
transfüze edilen eritrositleri paçalanmasına bağlıdır. Transfüzyonun fazla olması
intravasküler hemolize yol açar. Hemolitik reaksiyonlar geç ve erken olarak
sınıflandırılır.
Akut hemolitik reaksiyonlar: Akut intravasküler
hemoliz ABO uygunsuzluğu nedeniyle ortaya çıkar. Fatal seyreder.
Uyanık hastada semptomlar
Döküntü
Ateş
Kusma
Gögüs ve yan ağrısı
Anestezi altında semptomlar
Vücut ısısında yükselme
Açıklanamayan taşikardi
Hipotansiyon
Hemoglobinuri
Cerrahi alanlarda diffüz sızdırma şeklinde kanama
Tedavi:
Kan transfüzyonu sonlandırılır.
Yeniden kan ve hastanın grubu kontrol edilir.
Koagülasyon testleri, trombosit sayısı ve Hb değerleri
kontrol edilir.
İdrar sondası yerleştirilir, hematüri kontrol edilir.
Mannitol ve intravenöz sıvı ile osmotik diürez
sağlanır.
Dütük doz dopamin infüzyonu renal kanakymyny artyrmak
için batlanyr.
Hızlı kan kaybı olduğunda taze donmuş plazma ve
trombosit süspansiyonu gereklidir.
B) Geç Hemolitik Reaksiyonlar
Rh sisteminin non-D antijenleri veya Koll. Duffy. Kidd
antijenlerine karty gelitir. Semptomlar 2-21 gün sonra ortaya çykar. Sarylyk ve hemoliz
görülür.
Tedavi
Destekleyicidir
Transfüzyon hemosiderozisi
Graft-versus-Hast hastalığı
2) Nonhemolitik İmmün Reaksiyonlar
Alıcının verici kanındaki akyuvarlar, trombositler ve
plazma proteinlerine aşırı duyarlılığı sonucu gelişir.
Febril reaksiyonlar
Ürtikerial reaksiyonlar
Anaflaktik reaksiyonlar
Nonkardiyojenik pulmoner ödem
Posttransfüzyon purpurası
Immun supresyon
3) Enfeksiyoz komplikasyonları
Hepatit
AIDS
Sitomegalouinus, Epstein-Barr virusu
Parazitik enfeksiyonlar (Malarya, toxoplazmozis, Chagas
hastalığı)
Bakteriyel enfeksiyonlar (sifiliz, brusella, yersinyozis)
Masif kan transfüzyonları
Hastanın total kan volumünün veya daha fazlasının 24
saatten kısa sürede transfüze edilmesidir. Erişkin bir insanda kan volümü yaklaşık
5000 ml’dir. Bu da 10 ünite kan transfüzyonuna denk gelir.
Masif kan transfüzyonuna bağlı komplikasyonlar
Dütmüt oksijen tatyma kapasitesi
Pıhtılaşma defektleri (en sık dilüsyonel
trombositopeni)
Hipotermi
Hiperkalemi
Asidoz ve sitrat toksisitesi
Hipokalsemi
Solunum yetmezliği
Kan kaybını azaltmak amacıyla uygulanan alternatif
yöntemler
Günümüzde homolog kan transfüzyonlarının çeşitli
immünolojik ve enfeksiyon riskleri beraberinde taşındığı önemli bir gerçektir. Bu
nedenle başka kanı kullanılmadan, hemostazın sağlanması için farklı metodlar
araştırılmaktadır.
Homolog kan transfüzyonunu minimale indirmek için
uygulanabilecek yöntemler.
Eritrosit ürünleri
Perfloro kimyasal emülsiyonlar
Hemoglobin solusyonları
Rekombinant human eritropoietin (r-HuEPO)
Ototransfüzyon
Perfloro kimyasal emülsiyonlar ve hemoglobin
solüsyonları halen deneysel olarak çalışılmakta ve yapay kan olarak
adlandırılmaktadır. Hb ve florekarbon bazındaki oksijen taşıyan solüsyonlar
normovolemik hemodilüsyonda veya kan replasman tedavisinde kullanılabilirler.
Son zamanlarda r-HuEPO’in pre ve postoperatif dönemde
eritropoezisi uyararak transfüzyona olan ihtiyacı azalttığı belirtilmektedir.
Otolog kan transfüzyonu
Otolog transfüzyon hastanın kendi kanının veya kan
ürünlerinin toplanması ve yeniden infüze edilmesini içeren bir yöntemdir.
Klinik uygulamada çetitli otolog kan kullanym metodlary
Preoperatif otolog kan alımı ve depolanması
Perioperatif kan toplanması
Postoperatif kan toplanması
Preoperatif akut normovolemik hemodilüsyon
Preoperatif otolog kan donasyonu
Kanın güvenle 35 gün kadar saklanabilmesi bu yöntemin
temelini güvenle 35 gün kadar saklanabilmesi bu yöntemin temelini oluşturur.
Preoperatif dönemde kan alınır ve saklanır. Donasyon haftalık ya da 4 günlük
intervallerle yapılabilir. En son donasyon operasyondan 72 saat önce gerçekleştirilir.
Hastanın her kan alınmasından öncesi Hb seviyesi 11gr/dl, hematokrit düzeyi ise
%33-%34 olmalıdır.
Kontrendikasyonlar
Hematokrit düzeyinin % 34’ün altında olması
Aktif enfeksiyon
Hiper-Hipotansiyon
Koroner arter hastalığı
Koagülopat
Yat tek batyna donasyon için kontra endikasyon dedildir.
İntraoperatif ototransfüzyon
Cerrahi sahadan veya vücut kavitelerinden kaybedilen
kanın toplanması ve yöntemine uygun olarak yeniden hastaya infüze edilmesini içerir.
Kanamanın 1000-1500 ml’den fazla olduğu girişimlerden kanama yerinden toplanan kan
santrifuje edilerek tekrar transfüze edilir. Bu amaçla cell saver denilen araçlar
kullanılmaktadır. Cepsis, cerrahi alanda enfeksiyon ve malingnensi bulunması yöntemin
uygulanması için kontraendikasyondur.
C) C) Postoperatif kan toplama C) Postoperatif kan toplama C) Postoperatif kan toplama
Operasyondan 5-7 saat sonra cerrahi sahadan drene olan
kanın toplanması esasına dayanır. Açık kalp cerrahisi ve travmatik hemotoraksdan
sonra, göğüs tüpünde drene olan kan toplanabilir.
Preoperatif akut normovolemik hemodilusyon
Hastadan preoperatif dönemde, anestezi indüksiyonundan
hemen önce veya sonra kan alınması aynı anda kolloid veya kristalloid solüsyonların
verilmesini içeren bir uygulamadır.
Bu yöntemde Htc’de dütme ve kan viskozitesinin azalmasy
dokulara oksijen dadylymyny artyryr ve doku perfüzyonunu iyilettirir. Hemodilüsyon
syrasyndaki toplanan kan labil plazma koagülasyon faktörleri, plateletler ve taze
eritrositleri içerir ve major kanama durumlarynda retranfüze edilebilir.
Hemodilüsyonun iki önemli avantajı vardır.
Cerrahi itlem syrasynda kan transfüzyonuna ihtiyacy
önemli ölçüde azaltyr ve kan transfüzyonuna bağlı potansiyel yan etkileri minimale
indirir.
2) Bazı hastalıklarda alternatif tedavi olarak
uygulanabilir.
İskemik stroke
Periferik arteriyel oklüzyon
Santral retinal ven trombozu
Akut bilier pankreatit
Kontrendikasyonlar
1) Anemi (Hb 11,5 gr/dl ve Htc %35 olması)
Koroner arter hastalığı ve ciddi hipertansiyon
Dütük platelet veya dütük konsantrasyonda hoagülasyon
proteinlerinin olmasy ve hiper fibrinolizis’dir.
Hipovolemi
KC sinozu, bozulmut renal fonksiyon
Ciddi restriktif ve obstrüktif AC hastalığı
Kan kaybını önlemede kullanılan ilaçlar
Prostasiklin
Dipiridamol
Desmopressin
Amino kaproik asit
Traneksamik asid
Aprotinin
Aprotinin:
Dütük konsantrasyonlarda plazmin ve fibrinolizisi, orta
dozlarda trombosit agregasyonunu, aktivasyonunu ve fibrinojen reseptörlerini inhibe eder.
Yüksek konsantrasyonlarda ise intrinsik pyhtylatma sistemi üzerine etkilidir. Bir çok
çalytma göstermittirki aprotinin perioperatif kan kaybını ve kardiyak cerrahide
tranfüzyon ihtiyacını azaltmaktadır. Aprotinin kardiopulmoner bypass’dan önce
uygulanması da önerilmektedir.
Ancak yüksek konsantrasyonlarda koagülasyon mekanizmasyny
bozmaktadyr. Dider dezavantajlary arteriyel ve venöz tromboz iktimalini pyhtylatmayy
sadlayarak artyrmasy ve bovin orjinli protein oldudu için anaflaksi riskinin olmasy
olarak syralanabilir.
Desmopressin: Kan kaybını önlemesi ile ilgili
mekanizmaları
Trombosit sayısından bağımsız olarak trombosit
fonksiyonunun iyileştirilmesi
VWF’nin salınımını arttırılması
Endotelial etkileri ise (trombosit adezyonunun
artırılması ve yaranın çepeçevre sarılması)
Hipotansiyon, olarak sıralanabilir.
Ancak çok ileri derecede faktör eksikliği ve üremisi
olan hastalarda kan kaybı desmopressin verilerek azaltılabilir.
|