(İNSEKTİSİTLER VE PESTİSİTLER)
- Doç. Dr. Anış Arıboğan
- Dr. Banu Ergezer
Pestisidler
Akut pestisit zehirlenmesi tüm dünyada
yaygın görülen önemli bir morbidite ve mortalite sebebidir.
Her yıl yaklaşık olarak 3 milyon ciddi
akut pestisit zehirlenmesi olduğu tahmin edilmektedir. Bunların yaklaşık 220.000’I
ölümle sonuçlanır. Fatal pestisit zehirlenmelerinin % 95’I gelişmekte olan
ülkelerde meydana gelmektedir. Ciddi pestisit zehirlenmelerinin adultlarda, çocuklardan
daha fazla rastlandığı tahmin edilmektedir. İngilteredeki şüpheli pediatrik pestisid
zehirlenmelerinin büyük bir kısmında sebep halen rodentisidler (%42) iken diğer
hayvan zehirleri ikinci en sık görülen sebeplerdir (% 33). İngilteredeki pestisitler,
zehirlenmeden oluşan ölümlerin sadece %1.1’inden sorumludur. Pestisit ölümlerinin
yaklaşık 314’ü intihar amacı taşımaktadır. “Parakuat” fatal pestisit
zehirlenmelerinin en önemli sebebidir.
Ajanların Tanımlanması:
Pestisitler; böcekleri öldürmede
kullanılan bileşiklerdir.
İnsektisitler; insektlerin
öldürülmesinde kullanılan bileşikler ve ilişkili türlerdir (Örn. Organofosfat,
organoklorin, karbamatlar).
Rodentisitler; fare, köstebek ve diğer
kemiricilerin öldürülmesinde kullanılan bileşiklerdir (Örn. Talyum, vacur,
antikoagülatlar).
Fungositler;Mantar ve küfleri öldürmede
kullanılan bileşiklerdir (Örn. Dithiocarbamatlar, Capta).
İnsektisidler – Antikolinesterazlar:
Organofosfat bileşikleri:
Etki Mekanizması
Organofosfat bileşikleri 3 farklı
mekanizma ile kas güçsüzlüğü oluşturabilirler.
1. Kolinerjik faz boyunca oluşur.
Depolarizasyon ve nöromüsküler kavşaktaki desensitizasyon blokları sebebiyle
fasikülasyonlar, paraliziye ilerleyebilir.
2. Ara Sendom:
İkinci veya ara faz süresince uzamış
reseptör-transmitter etkileşimi sebebiyle kas içine aşırı Ca++
iyonlarının girmesi muhtemelen kas nekrozu meydana getirir. Bununla beraber ara sendrom
muhtemelen etkisi uzun süren kolinesteraz inhibisyonu sebebiyledir.
Bu nekroz ve sonraki kas güçsüzlüğü
ve paralizi intoksikasyondan 48-96 saat sonra başlar. Kolinerjik ve ara fazın her ikisi
de respiratuar kasları etkileyebilir ve respiratuar yetmezlikten ölüm oluşabilir.
Kolinerjik faz güçsüzlüğü genellikle
48 saat içinde geri döner. Müsküler nekroz sebebiyle oluşan güçsüzlük 4 haftadan
daha uzun sürebilir. Kolinesteraz reaktivatörlerinin (oximes) erken uygulanması ve
istirahat, ara fazın başlangıcındaki paralizinin şiddetinde azalma meydana
getirebilir. Ancak bu konuda kontrollü çalışmalar yoktur.
3. Kas güçsüzlüğü sinirlerin
demyelizasyonuna bağlı olabilir. Bu intoksikasyondan 2-3 hafta sonra başlar ve
respiratuar kasları kurtarır. Geriye dönüş tam olmayabilir. Ara sendrom klinik
onaylama gerektirir. Ara sendromu uzamış kolinesteraz inhibisyonundan ayırmak her zaman
mümkün değildir.Bleecker ve arkadaşları ara sendromlu hastalar üzerinde çalışma
yapmışlar ve hastaların uzamış eritrosit asetil kolinesteraz inhibisyonu ve
metabolitlerin indarda atılımının uzadığını gözlemişlerdir. Bu sendrom
nvromüsküler iletimdeki pre ve post sinaptik azalmalarının klinik ve elektromyografik
önemlerini gösterir.
Ara sendrom, akut epizodun yetersiz
tedavisi sonucu oluşabilir (Örn. Oximlerin yetersiz zaman ve miktarda verilmesi,
yetersiz asiste ventilasyon)
Yapı- Aktivite İlişkileri
Oximler sadece AchE’in “Unaged”
formunda faydalıdır. Oximlerin etkinlikleri, asetilkolinesteraz inhibitörlerinin
kimyasal formuna, plazma oxim konsantrasyonuna, oxim tedvisinin süresine ve plazma
kolinesteraz konsantrasyonuna bağlıdır. Alkil fosforile edilmiş kolinesterazın
spontan reaktivasyonu, organofosfat insektisitin fosfor atomuna bağlanmış iki metil
veya iki etil ester grubu taşıyıp taşımamasına bağlıdır.
Dimetil fosforile edilmiş AchE hızlı bir
şekilde spontan olarak reaktive olur. Oxime tedavisi olmadan da düzelebilir. Dietil
fosforile edilmiş insektisitle zehirlenen hastalar oxim tedavisinden daha fazla yarar
göreceklerdir.
Klinik Görünüm
Akut Etkiler
Kolinerjik Özellikler: Organofosfat
zehirlenmesinin kolinerjik etkileri muskarinik ve nikotinik reseptörlerin arasındaki
dengeye bağlıdır. Hastalar Bradikardik ve hipotansif olmaktan ziyade taşikardik ve
hipertansif olabilir. Miyozis en değişmez bulgudur, fakat yokluğu organofosfat
zehirlenmesini ekarte ettirmez. Miyozisin ayırıcı tanısında Meperidin dışındaki
opioidler, pilokorpin, bromidler, fenotiazinler, parasempatomimetikler, fenisilklidin
gözönünde tutulmalıdır. Kas fasikülasyonları önemli bir bulgudur. Sekresyonların
(lakrimal, solivasyon, bronşial ve terlemede) artışı tanının doğrulanmasında
yardımcıdır.
Akılda kalması yönünden kolinerjik
artışın bulğuları baş harfleri DUMBELS olacak şekilde tanımlanmıştır:
Diare
Urinasyon
Miyozis
Bronkospazm
Emezis
Lakrimasyon
Salivasyon
Pankreas: Organofosfat alımından sonra
görülen pankreatit ağrısız ve ölümcül olabilir. Bununla beraber, bir
çalışmadaki tüm çocukların tamamen iyileştiği görülmüştür.
Porathion alan vakalarda serum veya idrarda
pankreatik enzimlerin ölçümleri ve CT, USG gibi görüntüleme yöntemleri
yapılmalıdır. Serum hemoperfüzyonu, akut pankreatit tedavisinde faydalıdır. Akut
pankreatit tanısının gözden kaçması, hemoraji veya hemorajik pankreatit riskini
doğurabilir.
Kronik Etkiler: Organik fosfatların
oluşturduğu gecikmiş sendrom için önerilen tanı kriterleri aşağıdakileri içerir:
Bulguların başlamakından 1-6 hafta önce
ciddi akut organofosfat zehirlenme öyküsü olması,
Piramidal bulgularla beraber veya
olmaksızın polinöropatinin bulgu ve semptomlarının varlığı.
Elektromyografi ile denervasyon
değişikliklerinin gösterilmesi
Yavaş iyileşme
Diğer sinir hastalıklarının ekarte
edilmesi
Plazma Seviyeleri
Metil parathinyon (MPT) alınımından
sonraki hospitalizasyonun 51. Günü boyunca, ölçülen parathinyon seviyeleri, MPT için
0.46 mg/L ve Paration (PT) için 5.8 mg/L gibi değerlere ulaşarak pik yapar. Plazma PT
ve MPT konsantrasyonu günde bir kez yapılan hemoperfüzyon süresince azalır fakat
tekrar yükselir. Eritrosit ve plazma kolinesteraz seviyeleri 32. Güne kadar yükselmeye
başlamaz. Gecikmiş nöropati sendromunda, elektromyogram denervasyonun bulguları
gösterebilir. Proteinde hafef derecede yükselme hariç tutulursa BOS genellikle
normaldir.
Lemfositik nörotoksik esterozin erken
inhibisyonu, organofosfatca oluşturulan gecikmiş nöropatinin teşhis edilmesinde
faydalı bir ön bulgudur.
ANTİDOTLAR
Atropin: Atropin nonkompetatif olarak
muskarinik reseptörleri ve organofosfat zehirlenmesinin etkilerini antagonize eder.
Ayırı bronşial sekresyonları, salivasyonu, ilerlemeyi, iştahsızlığı, bulantı,
epigastirk ve göğüs ağrısını, abdominal krampı, bradikardiyi hafifletmek suretiyle
organofosat zehirlenme bulgularını düzeltir. Atropin ciddi zehirlenmelerde respiratuar
yetmezlik veya kas güçsüzlüğünde etkili değildir. Çünkü; atropin kolinesteraz
enzimini reaktive etmez.
Teşhis için adultlarda 1 mg İV veya
çocuklarda 0.015 – 0.05 mg/kg’dır. Ve 15 dk’da bir verilir.
Orta derecede toksisite vakalarında 48
saate kadar hafif atropinizasyon gerekebilir. Atropinin bir antidot olarak verilmesi için
asetilkolinesteraz seviyelerinin ölçülmesine gerek yoktur. Atropin hızla metabolize
olur ve ilk 24 saat içinde genellikle yüksek doza ihtiyaç duyulur. Ciddi olarak
zehirlenen hastalar belirgin olarak atropinin alışılagelen dozlarına direnç
gösterirler. Ciddi parathiyon alınımı durumunda, 24 günden daha fazla 20 g atropin
gerektirir. Suisit amaçlı Cyson alımında 6 haftadan daha fazla sürede 0.5-2.4 mg/kg
infüzyon tarzında atropin gerektirir. Sekresyonların azalması veya fuil
atropinizasyonatropin titrasyonunun sonlandırılmasında dilate pupillere nazaran daha
etkili göstergelerdir. Belirgin semptomları olan hastalarda atropin ile tedavi yapmadan
önce kolinesteraz seviyesinin geri dönmesi beklenmez. Koruyucu olarak atropin
önerilmez.
TEDAVİ
Dekontaminasyon işlemleri:
Etkilenen kişi ayakta veya sandalyede
oturtularak duş aldırılır. Ve yıkandığından emin olunur.
Farklı yıkama tavsiye edilir. Su ısısı
değişiklikleri önemlidir. Çünkü önce sıcak su ile yıkama yapılırsa belki de
absorbsiyon artacaktır.
5 dk soğuk su uyguanır. Baştan ayağa
kadar yeşil sabun veya nongermisidal sabun ile yıkanır.
Saç saat başı yıkanır
Tırnakların altı yıkanır
Kontak lens ve gözlük çıkarılır
Soğuk su ile durulanır.
Yıkama ve durulama ılık su ile
tekrarlanır.
Yıkama ve durulama sıcak su ile
tekrarlanır.
Eliminasyonun Arttırılması:
Malathion zehirlenmesinde Hemoperfüzyon
kullanımı ile ilgili bir çalışma, bunun etkinliğinin sınırlı olduğunu
göstermiştir. Malathion vücutta geniş bir alana dağıldığından yapılan
hemoperfüzyonun kısa süreli olması etkinliğini sınırlar. Ciddi malathion
zehirlenmesinde zaman ilerledikçe columnar pestisit ile sature hale geldiğinde mutlaka
değiştirilmelidir. Hızlı İV uygulama başarılamadığında atropin verilmesinin
alternatif yolları çocuklarda intraosseoz yöntem, erişkinlerde inhalasyon ile
nebülize edilmesidir.
Pralidoxime (2 PAM)
Çocuklarda pralidoxime 15-30 dk boyunca 25
mg/kg/İV uygulanır ve takiben 10-20 mg/kg/saat kontinu infüzyon yapılır.
2 PAM ile tedavi en az 18 saat veya daha
fazla devam ettirilmelidir. Sürenin belirlenmesinde hastanın klinik durumu ve
şüphelenilen toksinin özellikleri gözönünde tutulur. Ciddi olarak zehirlenen
adultlarda 2 PAM dozu (Örn. 500 mg/h) mütemadiyen, düzelme olana dek ve irreversibl
klinik düzelme sağlanana kadar sürdürülür. Bu uygulama rezidü insektisitlerin
vücuttan temizlenmesine kadar uzun süre alabilir. Tavsiye edilen plazma pralidoxime
konsantrasyonuna ( 4m/lt) ulaşabilmek için; 2 PAM’ın 4-6 saatten daha fazla İV bolus
tarzında 30 mg/kg dozunda verilmesi ile veya 8-10 mg/kg/h iv tamamen düzelme oluşana
dek verilmesiyle sağlanır. Atropine kolinerjik bulgu ve işaretlerin tedavisinde uzun
süre ihtiyaç duyulmaz. Prof.Eyer (Münih), Obidoxime 250 mg İV ve sonra 750 mg/24 saat
önermiştir.
Eritrosit asetilkolinesteraz seviyesi
AchE’nin reversibilitesinin gösterilmesinde önemlidir.
Obidoxime: Obidoxime (N, N1-oxidimethylene
bis dichloride) organofosfat intoksikasyonunda antidot olarak Israil, İskandinav
ülkeleri, Hollanda, Almanya, Belçika ve Portekizde kullanılmaktadır.
20 yaşında methamidophos ile zehirlenen
bir hastada yapılan bir çalışma, abidoximin eliminasyon yarı ömrünün 6.9 saat,
dağılım volümünün 0.845 lt/kg, total vücut klirensinin 85.4 ml/dk ve renal
klirensin 69 ml/dk olduğu gösterilmiştir. Dozun % 80’I idrarla 5 saatten fazla
sürede atılmıştı. Obidoximin kan seviyeleri ile terapötik etkinliği arasındaki
ilişki tespit edilemedi. Bir fare çalışmasına dayanılarak abidoximin kan seviyeleri
ile terapötik etkinliği arasındaki ilişki tespit edilemedi. Bir fare çalışmasına
dayanılarak obidoximin 1-4 m g/ml’lik plazma seviyelerinin tahminen etkili terapötik
seviye olduğu bulunmuştur. Abidoximin terapötik aralığı ve organofosfat
intoksikasyonlu hastalar için hangi yöntemin kullanılacağına dair ilave çalışmalar
gereklidir. Abidoximin dozu, aynı zamanda böbrek fonksiyonlarına göre de
ayarlanmalıdır. Bentur ve ark. QT uzaması, Ventriküler taşiaritmi ve karaciğer enzim
anormallikleri gibi şüpheli toksisite bulgularına özel dikkat gösterilmesi
gerektiğini öne sürmüşlerdir. Antikolinesteraz zehirlenmelerinin tedavisinde
Abidoxime veya diğer oximelere göre pralidoximin üstünlüğünü gösteren hiç bir
kontrollü klinik çalışma yoktur.
Tedbirler:
Hasta aşırı derecede dispneik ise 4-6 mg
atropin artı 2 PAMCI 1 gr İV verilir. Kan basıncı ve kalp hızı gözlenir.
Eğer orta derecede buhara maruz kalma
varsa (solunum sıkıntısı, GİS bulguları, müsküler fasikülasyon) 6 mg atropin ve 2
PAMCI verilir. Daima 10 mg İV diazem verilir.
Atropin ve 2 PAMCI’nin sonuçları sık
sık denetlenir. Eğer faydalı olmamışlarsa erişkinlerde 5-10 mg İV diazepam, 3-5
dakikadan daha uzun sürede, çocuklarda ise 0.24 – 0.4 mg/kg İV (en fazla 10 mg) 2-3
dakikadan daha uzun sürede verilir. Diazepam verildikten sonra solunum sıkıntısının
artıp artmadığı gözlenir.
Nikotinik semptomların tekrarlayıp
tekrarlamadığı gözlenir. Eğer sonraki 24 saat içinde tekrarlamıyorlarsa tedavi
kesilir. Eğer tekrarlıyorlarsa, hastanın o anki durumuna göre tahmini bir pralidoxime
dozu belirlenir ve 1 gr pralidoxime hızlı bir şekilde tekrar yüklenir. Tahmin edilen
MEC (minimum effective concentration) değerinin yaklaşık % 10’undan fazla bir seviye
sağlayabilmek için pralidoxime İV infüzyon şeklinde devam edilir. İV infüzyon, %
25’I 8 saatte gidecek şekilde ayarlanır. Her ayarlamadan sonra hasta en az 1 saat
gözlenir. Ancak yağda eriyen organofosfat pestisitleri için yukarıdaki uygulamalar
yapılamaz.
Dozlar(Organofosfat insektisit
zehirlenmeleri için) ve Diğer Metodlar
Pralidoximin alışılagelen erişkin dozu
70 kg’lık bir hasta için 1-2 gr’dır (14-28 mg/kg). Bu doz, 15-30 dk’dan daha uzun
sürede yavaş gidecek şekilde 100-150 ml izotonik içinde İV olarak verilir. Çocuklar
için önerilen başlangıç dozu 15-25 mg/kg’dır. İnfantlarda başlangıç dozu 15
mg/kg olarak Sidell tarafından önerilmiştir.
Destek Tedavi
Fizostigmin, süksinil kolin gibi
parasempatomimetik ajanlardan kaçınılır. Çünkü bunlar antikolinesteraz aktivitesini
arttırabilirler.
Fenotiyazinler ve antihistaminikler
antikolinesteraz aktivitesine sahip olmaları nedeniyle organofosfat zehirlenme
bulgularını arttırabilir.
Opioidler gibi SSS depresanları olası bir
respiratuar arresti arttırabilirler.
Antidotun verilmlesi süresince hasta
solunum yetmezliği ve atropinizasyon bulguları yönünden yakından takip edilmelidir.
Son atropin dozunun yapılmasından sonra hasta en az 48 saat gözlenmelidir.
Sıvılar sadece kayıpları yerine koymak
için verilmelidir
Prognoz:
Uygun tedaviye hızlı bir şekilde
başlanırsa tam iyileşme genellikle 10 gün içinde gözlenir. Ölüm, genellikle hiç
tedavi edilmeyen, ciddi zehirlenen hastalarda 24 saat içinde olur. Irritabilite,
güçsüzlük, letarji, hafıza zayıflığı, depresyon ve şizofrenik reaksiyonlar gibi
kalıcı SSS bulguları ve periferik nöropatiler iyileşen birkaç vakada
bildirilmiştir. Karaciğer fonksiyonları, koagülasyon, cilt ve solunum yolu üzerine
uzayan komplikasyonlar bildirilmemiştir. Hasta, kolinesteraz aktivitesi normalin %
75’inin üzerine çokmadıkça tekrar karşılaşmadan kesinlikle sakınmalıdır.
CHLORMEQUAT (CHLOROCHOLINE)
Chlormequat Cycockl (% 11.8 Chloroquat)
gibi bitkilerin büyümesini düzenlemede kullanılan kimyasal bir antikolinesteraz
ajandır. Alınımından sonra, baş dönmesi, görmede bozukluk, salivasyonda artış, T
negatifliği, aşırı terleme, bradikardi, ventriküler fibrilasyon, asistoli ve
nöbetler görülür. Chlormequat ince tabaka kromatografisi ile karaciğer, kan ve
böbrekte saptanamaz.
DİMETHOATE:
Dimethoate pestisid olarak kullanılan bir
onganothiophosphattır. Dimethoate zehirlenmesinin klinik bulguları, kolinerjik
intoksikasyonun bütün belirtilerini içerir,
Muskarinik etkiler: Miyozis, lakrimasyon,
hipersalivasyon, diare, bradikardi ve bronşial hipersekresyon.
Nikotinik etkileri: Müsküler fibrilasyon
ve fasikülasyonları.
SSS etkileri, bulantı, kusma, ataksi,
tonik-klonir kasılmalar, resp. zorluk ve kanama.
Dimethoate ile ciddi zehirlenmenin prognozu
kötüdür, alınımı ölümcül olabilir.
Yapı ve Sınıflama
Dimethoate (Cygon, Roxan, Rogor): U.S.
Çevre koruma anestezi tarafından orta derecede toksik olarak düşünülen bir
organofosfat insektisiddir. O bir phosphorodithiate’dir.
Toksik Doz: 10-12 gr Dimethoate alımı
fataldır.
Dağılımı: Gözle görülebilir
dağılım volümü 30 L/kg’dır.
Eliminasyon: Palza yarılanma ömrü 5
saattir. Insanlarda ve sıçanlarda radyoaktif dimethoatein dozunun % 76-90’I 24 saatte
idrarla eksrete edilir. Dimethoate KC tarafından amethoate ve diğer 3 metabolitine
okside edilir ve bunların tümü asetilkolinesterazın inhibitörleridir.
Etki Mekanizması: Dimethoate’nin toksik
etkileri reversibl olarak bağlandığı doku kompartmanlarında sınırlıdır ve bazen
daha sonra sinir sonlanmalarına irreversibl bağlanabilirler.
Dokulardaki reversibl bağlı dimethoate
ile kandaki dimethoate dengededir. Bu nedenle, hemoperfüzyonun etkinliği bu reversibl
bağlı fraksiyonların temizlenmesi ile sınırlıdır.
Klinik Görünüm: 52 yaşındaki bir erkek
20 gr dimethoate aldıktan 2 saat sonra müracaat etti. Kabul edildiğinde, hasta koma
halindeydi ve müskküler fasikülasyon aşırı miyozis, hiperkalivasyon ve solunum
yetmezliği vardı. Pseudokolinesteraz ölçülemedi. Gastrik lavaj, atropin ve
hemoperfüzyon tedavisinden sonra iyileşti ve 25 gün içinde taburcu edildi. Dimethoate,
Dichloruos ve Methylparathion gibi organofosfatların sebep olduğu periferal nöropatiye
neden olmaz.
Laboratuvar
Analitik metodlar; Dimethoate, plazma idrar
ve gastrik lavaj sırasında gaz kromatografisi ile tespit edilebilir.
Kan Seviyesi: Dimethoate alınımından
sonraki plazma dimethoate seviyesi 50 m g/ml konsantrasyonuna ulaşabilir. Oxime
kolinesteraz reaktivatörü (HI-G) kullanılmasına rağmen serum kolinesterazın
reaktivasyon yarı ömrü 10.3 gün, eritrosit kolinesterazının 36.8 gündü. Oxime ile
kolinesteraz reaktivasyonu kısmen etkisiz ve yavaş olmasına rağmen hasta klinik olarak
düzeldi. Dimethoatın 4 gr’ın injekte edilmesinden sonra kan seviyesi 1.7 m g/ml ve
idrar seviyesi 94 m g/ml idi.
Anormallikler: EKG sinüs taşikardisi
gösterebilir. Dimethoate zehirlenmesini takiben metabolik asidoz, lökositoz, hipokalemi
ve karaciğer enzimlerinde orta derecede bir artış gözlenebilir.
Tedavi:
Stabilizasyon: Tedavi atropinin yüksek
dozlarda uygulanması ve destek tedavisini içerir.
Erken dönemde kolinesteraz reaktivasyonu
tavsiye edilir. Koppel ve ark. 20 mg atropini, 20 dakikada bir bolus tarzında barsak
hareketleri ve pupil büyüklüğünü baz alarak uygulamışlar.
Dekontaminasyon: 20 gr dimethoate
alındıktan sonra gastrik lavaj sıvısından, ancak 10 mg geri alınır.
Eliminasyonu arttırma: Extrakorporyel
detoksikasyon ve hemoperfüzyon ve kombine HP/HD bildirilmiştir. Bu işlemlere ait
preliminer çalışmalar mevcuttur. Dimethoate 59 ml/dk dialize olabilir ve HP ile 88
ml/dk temizlenir. HP ve HD/HP kullanılan ciddi dimethoate zehirlenmesi olan 2 vaka
yayımlanmıştır.
İntihar amaçlı 12 gr dimethoate
alınımından 15 saat sonra (plazma seviyesi HP’den önce 5 m g/ml idi) HP aktive
edilmiş charcoal kullanılarak uygulandı. Dimethoatın klirensi 87 ml/dk olarak
hesaplandı. Gözle görülür rebaund etkileri alımdan, 6 gün sonra gözlendi. Hasta,
adult respiratuar distresi sendromu (ARDS) ve uzamış pnömoni sonrasında öldü.
İntihar amaçlı 10 gr dimethoate
alındıktan 2 saat sonra, HP/HD uygulandı. HP klirensi 95 ml/dk ve dialize edilen miktar
85 ml/dk tespit edildi. HP ile 55.3 mg Dimethoate elimine edildi. HD ile ise 25.3 mg
elimine edildi. Rebaund etki görülmedi. Dimethoatin ekstrakorporel detoksikasyonu
boyunca plazma yarılanma ömrü 1.8 saat idi.
Antidotlar: Bir axime olan HI-G’nın 4
gr/gün infüzyonu eritrosit ve serum kolinesterazının miktarında çok yavaş bir
yükselmeye sebep oldu.
Destek Tedavi: Supportif uygulamalar
organofosfat insektisit zehirlenmelerinden sonra yapılan tedavilere benzer şekildedir.
Bunlar; entübasyon, oksijen PEEP, metabolik asidoz tedavisi, günlük serum ve eritrosit
kolinesteraz seviye ölçülüm ve vital bulguların izlenmesidir.
Karbamatlar:
Karbamat pestisidleri, kolinesteraz
aktivitesinde azalmaya neden olurlar. Zehirlenme çok ciddidir. Bunlar irreversibl
bağlanan organofosfatların tersine kolinesteraz enzimine reversibl bağlanırlar.
Karbamatlar; Muskarinik ve nikotinik stimulusta benzer artışa yol açarlar ve bunun
sonucunda organofosfat zehirlenmesindeki güçsüzlüğe benzer şekilde kas
güçsüzlüğü oluşur. Fakat nisbeten süre daha kısadır.
Adult bir hasta 7.5 gr Carbaryl aldı. Ve
mide bulantısı, iflushing, salivasyonda artış ve diare oluştu. Verilecekantidot
yoktu. Semptomlar 3 saat içinde yatıştı.
Laboratuvar: 7.5 gr karbaryl alınımını
takiben ilk 3 saat içinde kan karbaryl ve alfa naphthol HPLC ile analize edildi. Karbaryl
ve a naftol konsantrasyonu sırasıyla 833 ve 5.6 ng/ml bulundu. Karbaryl’ın yarılanma
ömrü 1.30 saat, a naftokin 1.13 saat idi. Karbaryl’ın dağılım volümü 32.9 L/kg,
klirensi 3080 ml/dk idi.
Tedavi: Oximelerin, karbaryl
zehirlenmesinde, tek başına atropin kullanılması ile karşılaştırıldığında ek
fayda sağlamadığı görülmüştür.
Karbaryl zehirlenmesinde oxime tedavisi,
Karbaryl’ın kendisinden çok daha potent asetilkolinesteraz inhibitörü olan karbamile
oxime üretimine neden olabilir. Diğer karbamat insektisitleri ile (örn. Aldikarb) olan
zehirlenmelerde oximeler, atropin tedavisine ek olarak kullanılabilinir. Fakat
Pralidoximin karbamat zehirlenmesindeki kulanımı tartışmalıdır.
2 PAM’ın kullanım endikasyonları:
Potent, fatal, bilinmeyen kolinesteraz
inhibitörleri ile olan zehirlenmeler,
Organofosfat ve karbamat ile birlikte olan
zehirlenmeler,
Karbamat zehirlenmesinde hasta full
atropinizasyona cevap vermiyorsa.
METHOMYL
Methomyl 1966 yılında A.B.D.de ortaya
çıkan bir sentetik karbamattır. Şu anda dünyanın her yerinde bulunabilmektedir.
Gaza maruz kalmak, kolin esterazın tipik
bulgularına sebep olabilir. Oral alınımıda benzer semptomlara yol açar ve ölümcül
olabilir. Zehirlenmenin tedavisi; genellikle semptomatik ve destek tedavisi şeklindedir.
Atropin kolinerjik aktiviteyi azaltmada kullanılabilir. Oximeler, karbamatlar ile toksik
kompleksler oluşturup, atropinin etkisini azaltabilir. Bir çok vakada zorunlu değildir.
Kullhanım: Methomyl birçok sebze
üzerinde kullanılan, genişq spektrumlu bir karbamat insektisididir.
Üretim Formülleri: Methamyl genellikle
sıvı solüsyonlar halinde üretilir. Aynı zamanda solid formları da bulunabilir.
İçeriği: Methamyl bir sentetik
karbamattır.
Toksik Dozu: 39 yaşında bir bayan 4.5
mg/kg aldı. Bilinç kaybı, solunum hızı ve kan basıncında azalma gözlendi. Hasta
iyileşti. 11 adult hasta, 2-16 g methomyli (30-200 mg/kg) cilt ve oral yoldan aldı.
Kolinesteraz bulguları gelişti ve iyileşmeleri daha uzun sürede oldu.
Fatal Doz: Ortalama 12-15 mg/kg’dır.
Etki Mekanizması: Methamyl kolinesteraz
inhibisyonuna yol açar.
Klinik Görünüm: Methamyle maruz
kaldıktan sonra oluşan klinik bulgular, organofosfatlar ile oluşan bulgulara benzer.
Bununla beraber bulgular daha şiddetli ve uzun sürelidir. Bradikardi sıklıkla yoktur.
Tipik bulgular; bulantı, myozis,
başağrısı, lakrimasyonda artış, salivasyon artışı, kusma, abdominal ağrı,
sodulum güçlüğü, hipotansiyon ve kas fasikülasyonlarıdır. Ağızda köpürme
gözlenebilir. Taşikardi sıklıkla gözlenir.
Akut methamyl zehirlenmesi sinir sistemini
deprese eder. Başağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük, ataksi, tremor ve ölüm
gözlenebilir.
Laboratuvar:
Analitik metodlar: High-pressure liquid
kromatografisi, gaz kromatografisi kullanılabilinir.
Tedavi:
Stabilizasyon: Hasta mutlaka yoğun bakıma
yatırılmalıdır. Kardiyak monitorizasyon, oksijen uygulanmalı, gaza maruziyetten sonra
dikkatli bir şekide vücut (tırnaklar, kıvrım yerleri) sabun ile yıkanmalı,
kontamine giysiler çıkarılmalıdır. Sık aspirasyon, endotrakeal entübasyon ve
ventilasyona ihtiyaç duyulabilir. Arteryel kan gazı ve PO2 monitorize
edilmelidir.
Dekontaminasyon: Gastrik lavaj ve aktif
kömür maruziyetten sonraki ilk 4 saat içinde uygulanabilir. Sağlık personeli koruyucu
gözlük kullanmalı ve kontamine eşyalara dokunulmamalıdır.
Eliminasyonu arttırma: Karbanatların ve
atropinin etkisinin kısa olması nedeniyle eliminasyon metodları tavsiye edilmez.
Antidot: Atropin; adultlar için 0.6 mg,
çocuklar için 0.007 mg/kg İV, komplet atropinizasyon bulguları (Dilate pupil, ıslak
ve kırmızı deri, konfüzyon taşikardi, ileus) olmaksızın kullanılır. Atropin,
ihtiyaç olduğu sürece her 15 dakikada bir uygulanabilir. Ve en az 24 saat
kullanılmalıdır. Pralidoxime genellikle başarısızdır ve atropinin etkisini
azaltır. Bununla beraber fasikülasyonları azaltabilir.
Destek tedavisi: Sıvı tedavisi
uygulanabilir. SSS depresanlarından (Örn. Opiotlar) respiratuar arrest ihtimalini
azaltmak için sakınılmalıdır.
CROTAMİTON
Crotamiton, anti pirüritik ve seabisit
olarak topikal kullanılır. Crotamiton bir ortho-toluidine derivesidir. Bileşikleri
methemoglobinemiye sebep olabilir. Oral alan birkaç vaka rapor edilmiş ve bir vaka
ölmüştür.
Yapı ve Sınıflandırma: Crotomiton
antipüriritik ve skabisid olan N-ethyl-crotono-o-toluidide’dir.
Kullanım: Crotamiton sarcaptosid ve
antipüriritik olarak kullanılmaktadır.
Üretim formülleri: Crotamiton, su,
petrobitem, propulene, glycd, dimethicone, mg aliminyum silikat, karbomer-934, NaOH,
diazolidinylüre ile % 10’ crotamitonun kombine edildiği krem veya losyon şeklinde
kullanıma sunulmuştur. Ek olarak krem formu gliserol stearat içerir. Bunun Eurox,
Euroxil ve Crotamitex isminde ticari kullanım şekilleri vardır.
İçeriği: Crotamiton sentetik bir
kimyasal ajandır.
Terapötik doz: Genellikle, 60 gr tüp
formf 24 saatte 2 kez tüm vücuda uygulanır.
Toksik doz: Alınımı bilinen en yüksek
doz 6 aylık bir çocuğun 2 gr kremi ve 2 yaşındaki bir çocuğun 28.3 gr losyonu oral
almasıdır.
Fatal doz: Crotamitonun bilinmeyen bir
miktarını alan 2 yaşındaki çocuk öldü.
Toksikokinetik
Absorbsiyon: Oral alınan Crotamiton daha
sonra serumda bulunabilir.
Dağılım: Crotamiton karaciğerde 2
metabolitine metabolize edilir.
Etki mekanizması: Etki mekanizması
bilinmiyor. Methemoglobinemiye sebep olabilir. SSS toksisitesinin mekanizması
açıklanamamıştır.
Klinik Bulgular: 2 yaşında 28.3 g Eurox
losyon alan bir hasta bildirilmiştir ve daha sonra da abdominal ağrı, eklem ve
bacaklarda purpura gözlenmiştir. Bu durum interstisyel glomerulonefrit veya akut
tübüler nekroz gibi teşhis edilebilir. Sonuçta çocuk öldü.
2,5 aylık bir bebeğe günde 3 kez
Crotamitonu topikal uygulanmıştır. Kalça ve ekstremitelerinde kızarıklık ve siyanoz
gözlendi. Hasta methemoglobinemi için tedavi edildi. Şu anda bebek yaşıyor.
23 yaşındaki bayan hasta, Eurax
emülsiyonundan bilinmeyen miktarda oral olarak almış. Hastaya, gastrik lavaj ve aktif
kömür ve tuzlu su ile kusturma işlemi uygulanmış. Metoklopramid verilmiş. Hastada
takiben, Grand mal epilepsi hiperrefleksi, klonus, koma, hipotansiyon gelişti. Hasta
taburcu oldu.
Laboratuvar:
Analitik Metodlar: Gaz kromatografisi mass
spektrometre ile serumda crotomiton, idrarda crotomiton ve metabolitleri saptanabilir.
Anormallikler: Methemoglobin seviyesi
yükselebilir. Ayrıca renal disfonksiyonlar gözlenebilir.
Tedavi: Destek ve semptomatik tedavi
uygulanır. İV yol mutlaka olmalı. Kardiyak monitorizasyon ve oksijen uygulanabilir.
Hipotansiyon, pozisyon değişikliğine, sıvılar ve pressör aminlere ihtiyaç
duyulabilir. Hastada tekrarlayan nöbetler olursa Diazem veya fenitoin kullanılabilinir.
İpeka şurup kullanımı kusmaya neden olur, bu nedenle tavsiye edilmez. Methemoglobinemi
eklenirse metilen blue veya diğer antimethemoglobin tedaviler uygulanabilir.
SODİUM MONOFLUOROACETATE
Namonofluoroasetat bir rodentisiddir.
Akut toksik doz: Ortalama lethal doz
tahminen 2-10 mg/kg’dır. Bu doz striktin dozuna benzerlik gösterir. Suisid amaçlı
400 mg alımdan sonra renal yetmezliğe rağmen sağkalım bildirilmiştir. 20 yaşındaki
bir hasta suisid amaçlı 50 ml % 1 monofluroasetat (yaklaşık 500 mg) almıştır ve şu
anda yaşamaktadır.
Toksikokinetik: Namonofluoroasetat GİS,
AC, mukoz membranlardan absorbe olabilir. Ancak sağlam deriden geçemez.
Klinik Görünüm: GİS semptomlarından
önce 30-150 dk’lık bir latent peryot vardır. Başlangıçta; bulantı, kusma,
abdominal ağrı, takiben anksiyete, müsküler spazm, ajitasyon, stupor, nöbet ve koma
gelişebilir.
Sinüs taşikardisi ve hipotansiyon en sık
görülen kardiyovasüler bulgudur ve kardiyak ritim, ventriküler taşikardi veya
fibrilasyon şeklinde bozulabilir. 3-4 gün içinde renal yetmezlik oluşabilir. Suisid
alım ile ilgili olarak, geç dönemde serebellar dejenerasyon ve atrofi oluşabilir.
Monofluoroasetattan 500 mg alan adult bir
kadın hastada 2 hafta sonra parestezi ve güçsüzlük gelişti. Sinir iletim
çalışmaları, EMG ve sinir biopsisi polinöropatiyi telkin ediyordu. 2 hafta sonra
hastada, motor zayıflık, müsküler atrofi, pozisyon-vibrasyon duyusunda zayıflama ve
dengesizlik geliştir.
Laboratuar
Anormallikler: Metabolik asidozla ilişkili
olarak hiperglisemi, hiperürisemi, serum hepatik aminotransferaz ve kreatinin seviyesinde
yükselme gözlendi.
Analitik metodlar: Normal insan vücut
sıvıları ve dokular fluorid ve sitrat içerir. Fakat fluoroasetat içermez. Gaz likit
veya yüksek performanslı likit kromatografisinin her ikisi de biyolojik spesmenlerde
fluoroasetat aranmasında kullanılabilinir.
Tedavi: Tedavi primer destek tedavisidir.
Ciddi zehirlenmelerde kardiak ritim pH ve solunum bozukluklarına dikkat etmeliyiz.
Sodyum süksinat ve kalsiyum glukonat
kombunasyonu kullanılarak yapılan hayvan çalışmaları, sodyum fluoroasetat
zehirlenmesinde ümit verici bir tedavi şekli olarak sunulmuştur.
ALPHA-CHLORALOSE
Alpha-chlorase, chloral ile glukozun
yoğunlaştırılmasıyla elde edilmiştir. Chlorine metabolize olur ve daha sonra
trichlorethanol ve trichlora asetik aside parçalanır. İngiltere’de, % 4
Alpha-chloralose içeren “Alpakill” olarak satılmaktadır.
Chloralosenin toksik dozu adultlarda 1 gr,
infantlarda 20 mg/kg’dır. Bununla beraber 6 gr alınımından sonra iyileşme
oluşabilir.
Zehirlenmenin klinik bulguları:
Hiperrefleksi, hipersensitivite takiben flax paralizi ve solunum desteğine ihtiyaç
gösteren solunum depresyonu oluşabilir. Koma hızlıca gelişebilir (1 saat içinde).
Tedavi destekleme şeklindedir. Gastrik lavajı absorbe edilmeyen Chloralose’nin
atılımı için tercih edilir. Chloralose kusmayı inhibe edebilir. Bu nedenle emetikler
ineffektiftir. Hasta, rahat, sessiz karanlık bir odada ayrı tutulmalıdır. Nöbetler,
diazepama ihtiyaç gösterebilir. Endotrakeal entübasyona, assiste ventilasyon ve aynı
zamanda artmış skleresyonları uzaklaştırmak için ihtiyaç duyulabilir.
ORGANOCHLORİNLER
Karsinogenetik çalışmalarda; pozitif
bulguların bulunması sonucunda U.S.Çağdaş yaşamı koruma acentası 1976 yılında
heptachlor içeren ürünleri hepsinin kullanımını, tohumların, bakımı, havayi
ananas bitkisindeki karıncaların kontrolü, beyaz karıncaların ve nergiz
sapanlarının kontrolü dışında durdurulmuştur.
Ağustos 1987’de EPA ve fabrikatörler
ürünlerin hepsinin satışını durdurmayı kabul etmişlerdir.
Yapı ve üretim formülleri:
Akut Toksik Doz:
Dieldrin: Dieldrin akut adult lethal dozu
yaklaşık 1.5-5 gr’dır. Endrin, dieldrinin stereoikzomeridir ve benzer toksisiteye
sahiptir. 6 gr alımından sonra ölüm görülür.
Lindane: Adultlarda fatal doz yaklaşık
10-30 gr.dır. Gençlerde ve adultlarda sırasıyla 1.6 ve 4.5 gr dozlarında nöbet
meydana gelir.
16 yaşında erkek hasta 3.92 gr Lindane
aldıktan sonra apne ve status epileptukus gelişti. Bunlar tedaviedildikten sonra hasta
iyileşti. Adultlara tek bir lindane alınımından 30 dk içinde nöbet başlar. 43
yaşında bayan hasta % 20 lindane solüsyonundan 802 (1/2=28.3 gr) aldı ve öldü.
Pseudotümör serebri lindana maruziyetten
sonra rapor edilmiştir.
Toksikokinetik: Anne sütünde, heptachlor
özel bir risk gösterir. Çünkü, vücut onu hızla absorbe eder ve bir yıl veya daha
fazya yağ dokusunda depo eder. Anne sütü, annenin vücudundan heptachlorun eliminasyonu
için başlıca yoldur.
Lindane plasentayı geçer. Lindanın, kan,
plasenta ve fetal dokulardaki seviyesi,spontan abartus ve prematur doğan vakalarda,
normal-termindeki gebelerden daha yüksektir. Yenidoğan bebeklerin dokularındaki lindan
sevyiesi, adult dokulardaki seviye ile aynıdır.
Klinik Görünüm: Gebelik; 16 haftalık
gebe bir kadın Organochlorine ile intihara teşebbüs ettiğini tanımlayan bir rapor
yayınlanmış. Bu 2 fetüsün ölümü ve vajinal kanama ile sonuçlandı. Gebeliğin
sonlanmasını takiben respiratuar arrest gelişti. Hasta, semptomatik bakımla iyileşti.
5 gr lindan alan 18 haftalık gebede hipotansiyon, respiratuar arrest epizodları ve
intrauterin ölüm gelişti. Anne destek tedavisi ile iyileşti ve abortus gelişti.
Laboratuvar:
Lindane kan veyileri nöbeti takiben 0.21 m
g/ml gibi düşük ölçülebilir. Tek bir lindane uygulanan nöbet geçiren geriatrik
hastaların serum lindan seviyelir 1.9-9.3 mg/ml idi. 48 gr lindan alan 43 yaşındaki
adultun serum lindan konsantrasyonu 1.3 m g/ml idi.
Tedavi: Günlük oral mineral yağı, 6 ay
boyunca her hafta 2 kez total olarak vücuduna lindan losyon uygulayan 30 yaşındaki
hastanın plazma ve yağ dokudaki lindan miktarını azalttığı gözlenmiştir.
Antidotlar: Antidot yoktur.
ENDOSULFAN
Endosulfan, bir sülfürlenmiş
organochlorine esteridir. İnsektisit olarak kullanımı İtalya’da kayıtlıdır.
Organik çözücülerde orta derecede erir. Suda çözünmez.
Klinik Görünüm
10 hasta % 35 konsantrasyondan 50-150 ml
aldı. Hastalar, yarım saat içinde kusma, hipotansiyon, tonik-klonik kasılmalar, ateş,
metabolik asidoz ve KC fonksiyon enzimlerinde yükselmeye maruz kaldılar. Endosulfan
zehirlenmesinin akut toksik bulguları, GIS irritasyonu, CNS irirtabilitesi, Respiratuar
depresyon, KVS kollabsını içerir ve 2 saat içinde ölüm görülebilir. 10 hastanın
5’i 4-60 saat içinde öldü. 5 hastada ciddi GİS düzensizlikleri gelişti. Bir hasta
öldü. Bilinmeyen miktarda endosulfan alan 8 hastada 3 saat içinde bulantı, kusma,
başağrısı, baş dönmesi, konvülzyon ve metabolik asidoz gelişti. 3’ünde
aspirasyon pnömonisi ve trombositopeni gelişti. Bir tanesi DIC, akur renal yetmezlik,
ARDS ve massif pulmoner tromboembolizm nedeniyle öldü.
% 30’luk thionax (60 gr)’dan 200 ml
aldıktan sonra sağ kalan bir hastanın klinik gidişi 3 safhaya bölünebilir:
Konvulzif ve hemodinamik instabilite
evresi, alveolar hipoventilasyon, pulmoner ödem ve hemodinamik instabilite ile 16 saat
devam eder. Taşikardi, hipertansiyon ve midriyazis epizodlarını kardiyojenik şok takip
edebilir.
Yeni faz, 2 hafta sürer. Konvülzlyon
tekrarlayan aspirasyon pnömonisi ve mekanik ventilasyon ihtiyacı ile karakterizedir.
Bu fazda psikosomatik fonksiyonlar
yavaşça geri döner.
Laboratuvar: 55 yaşında bayan hasta,
ölü bulundu. Kan endosulfan konsantrasyonu 30 m g/ml idi. Analiz, fotometrik dedektör
ile bir gaz kromatografisi kullanılarak yapıldı. Endosulfan alan 5 hastanın 4’ünün
kan seviyesi0.29-2.85 m g/ml idi. Ölen bir hastanın kan seviyesi 0.57 m g/ml idi. Idrar
seviyeleri 0.09-3.00 m g/ml arasındaydı.
Tedavi: Semptomatik ve destek tedavisi
uygulanır. Nöbetler diazepam ile tedavi edilir.
PYREHRUM VE SENTETİK PYRETHROİDLER
Klinik Görünüm:
Sentetik Pyrethroidler: Pyrethrinlere
inhalasyon yoluyla maruz kaldıktan sonraki klinik bulgular lokal veya sistemiktir.
Üst solunum yoluna sınırlanmış,
lokalize bulgular, rinit, hapşurma, boğazda kaşınma hissi, mukozal ödem ve laringeal
mukozada ödemini içerir.
Alt solunum yolunun lokalize
reaksiyonları, öksürük, kısa solunum, wheezing ve göğüs ağrısını içerir.
Sensitize hastalarda astım benzeri reaksiyonlar meydana gelebilir. Hipersensitif
pnömonisi göğüs ağrısı öksürük, dispne ve bronkospazm ile karakterizedir.
Başlıca kronik maruziyetten sonra oluşur ve bireylerin % 50’sinde ragweed ile daha
önceden sensitize oldukları saptanmıştır. Pyrethroidlerin hipersensitizasyona sahip
oldukları rapor edilmemiştir.
36 yaşında astım hikayesi olan bayan
hastada, % 0.05 pyrehrin içeren insektisid ile köpeğini yıkadıktan 5 dk sonra ciddi
solunum problemi gelişmiştir. 5 dakika içinde hasta kardiyopulmoner arrest geçirdi.
Resustasyona rağmen hasta öldü. Postmortem bulgular astım ile uygun idi.
Laboratuvar
Pyrethrumlar: Acil doktorlarının, elinde
diagnostik ve prognostik öneme sahip yaygın laboratuar testler yoktur. 2-2 ethanol ile
yapılan renk testi, pyrethoroidal substantlarının varlığında kırmızı menekşe
rengine sebep olur. Fakat, vücut sıvılarında bulunan diğer ajanların analizi için
uygun değildir. Plazma seviyeleri klinik olarak kullanışlı değildir. RAST veya
kabarcık-yayılma deri testi antijen spesifik Ig’lerin varlığında
kullanılabilinir.x
Pyrethrum Maruziyeti:
Şimdilerde, katkı maddeleri, aktif
ajandan daha fazla hastalar için toksik ve tehlikelidir. Toksisitenin yolu ne olursa
olsun spesifik antidot yoktur. Atropin ve pralidoxime endike değildir. Uyanık, yutma
refleksi olan hastalara ipeka aktif kömür ve katartik uygulanabilir. Yağ ve süt
içeren bileşiklerden, pyrethrumun intestinal absorbsiyonunu arttırdığı için
kaçınılmalıdır. Pulmoner ve allerjik durumlar, hava yolunun sağlanması oksijen ve
vantilatör desteği ile tedavi edilebilir. Standart ilaçlar ve tedavi protokolleri
bronkospazm ve anaflaksi için kullanılabilinir. Nöbetler diazepam ile tedavi edilir.
Akut Pestisid Zehirlenmesinin Bulguları
Kimyasal Yapı |
Farmakolojik
etki ve toksisite bölgeleri |
Absorbsiyon
yolları |
Majr akut
işaret ve semptomlar |
Labotaruvar
testler |
Klorlu
hidrokarbonlar
Klorbenzilat
Thiodan
Lindane
Heptachlor
Chlordane
Kelthane |
Nörotoksik;
CNS, Dalak, Karaciğer |
Oral, dermal
inhalasyon |
Halsizlik,
exitabilite, baş dönmesi, baş ağrısı, dezoryantasyon, korku, parestezi, konvülzyon |
Pestisid veya
onun metabolitleri, kanda ölçülebilir konsantrasyon, görülmesinden çok daha
önemlidir |
Organofosfatlar
Diazinon
Malathion
Metilmalathion
Parathion
Guthion
Chlorpyrifos |
İrreversibl
olarak Asetil kolinesteraz enzimini inhibe eder |
Oral, dermal
inhalasyon |
Hafif:
Yorgunluk
Başağrısı
Görmede bozukluk
Ekstremitelerde güçsüzlük
Orta:
Baş dönmesi
Konuşmada zorluk
Müsküler fasikülasyonlar
Miyozis
Ciddi:
Flax paralizi
Solunum zorluğu
Siyanoz
Bilinç kaybı
Kardiyak aritmi
AC ödemi |
Eritrosit
kolinesteraz ve plazma kolinesteraz |
Karbamatlar
Aldicarb(temik)
Methomyl
Oxamyl
Carbaryl (selin)
Baygon
Carbofuran |
Asetil
kolinesteraz enzimini reversibl inhibe eder. |
Oral, dermal
inhalasyon |
Diare
Bulantı
Kusma
Abdominal ağrı
Ter ve salivasyonda artış
Görme bozukluğu
Solunum zorluğu
Baş ağrısı
Müsküler
Fasikülasyonlar |
Eritrosit
kolinesteraz ve plazma kolinesterazı normal olabilir. Bu yüzden zehirlenmenin bulguları
güvenilir olmaz. Karbamat metabolitlerinin idrarda bulunması |
Halokarbon ve
sulfunylfumigants
Methylbromid
Carbondisulfid
Chloropicrin |
SSS, enzim
sistemleri, karaciğer, dalak, akciğerler |
Oral, dermal
inhalasyon |
Baş dönmesi
Başağrısı
Bulantı
Kusma
Duspne
Pulmoner ödem |
Metil bromid-
kan bromid konsantrasyonu idrarda karbon disülfid |
Phosphine
fumigants
* Aluminyum phosphide |
Akciğerler,
CNS, karaciğer, dalak |
Oral, dermal,
inhalasyon |
Baş dönmesi
Başağrısı
Kusma
Bulantı
Dispne
Pulmoner ödem |
Etkilenen
kişinin nefesi sarımsak gibi kokar |
Siyanid
fumigants
Cylclon |
Önemli
dokularda ve özellikle de kalp ve beyinde hücresel sitokrom oksidazı inhibe eder |
Oral, dermal,
inhalasyon |
Yüksek doz:
Kollabs
Solunum durması
Düşük doz:
Başağrısı
Korku
Konfüzyon
Bulantı
Kusma
Başdönmesi
Hiperpne
Halsizlik
Konvülzyon |
Kan ve
dokularda siyonid, idrar ve sekresyonlarda tiyosiyonid metabolizleri |
Nitrophenolic
ve nitrocresolic herbisidler
Dinitrocresol
Dinoseb
Dinitrophenol |
Karaciğer,
dalak ve sinir sisteminde mitokondriyal oksidatif fosforilizasyonu arttırır. |
Oral, dermal
inhalasyon |
İnhalasyon:
Baş dönmesi
Nazofarinks ve göğüste yanma hissi
Oral:
- Kusma, özefajit abdominal ağrı, diare,
ekstremite kaslarıda sertlik, yüksek dozlarda metabolik asidoz |
Kan ve idrarda
chlorophenay bileşikleri |
Dipyridlyls
Diquat
Paraquat |
Epitelial
dokunun zedelenmesi;
Deri
Tırnaklar
Kornea
Karaciğer
Dalak
GİS
Resp.sistem |
Oral, dermal
inhalasyon |
Arkan alım:
Bulantı
Kusma
Diare
Melena
Ağrı(oral,substernal,abdominal)
48-72 saat sonra
Oligüri
Öksürük
Dispne
Pulmoner ödem |
|
Organofosfat nörotoksisitesi
Tip |
Nöropati |
Tedavi |
Akut
kolinerjik kriz |
Muskarinik,
nikotinik, SSS etkileri.
Asetilkolinesteraz inhibisyonu |
Atropin,
Oximes |
İntermediat
(akut zehirlenmeden 1-4 gün sonra başlar) |
Gecikmiş
nöropati ile akut kolinerjik arasında yer alır. Fasikülasyon olmaz. Akut respiratuar
paralizi, motor kranial sinirlerde zayıflık, boyun fleksör ve proksimal ekstremite
kaslarında zayıflık. Tendon reflekslerinde depresyon. Respiratuar yetmezlikte dolayı
ölüm gözlenebilir. Nöromüsküler iletimin pre ve post-sinaptik iletiminde bozulma.
Asetilkolinesteraz inhibisyonu |
|
Gecikmiş
sensörimotor polinöropati (sinir demylelizasyonu) |
Asetilkolinesteraz
inhibisyonu ile ilgisi yoktur. Nöropatide hedef esteraz inhibisyonudur. Distal ekstremite
kaslarında atrofi ve flax paralizi spastisite, ataksi, serpiratuar kaslarda zayıflama |
Antikolinerjikle
ve oximese yanıt yok |
Organofosfat zehirlenmesininkolinerjik
bulguları
Muskarinik
etkiler (Parasempatik) |
Bronşial
ağaç |
Göğüste
sıkışma, Wheezing, Bronkokonstrüksiyon, rinit, dispne, bronşiak sekresyonlarda
artış, öksürük, pulmoner ödem, siyanoz |
GİS |
Mide
bulantısı, kusma, abdominal ağrı, kramp, diare, tenezm, fekal inkontinans |
Ter bezleri |
Salgılanmada
artış |
Tükrük
bezleri |
Salivasyonda
artış |
Lakrimal
glandlar |
Lakrimasyonda
artış |
Kardiyovasküler
sistem |
Bradikardi,
kan basıncında düşme, atrial fibrilasyon, ventriküler taşikardi |
Pupiller |
Miyozis, bazen
anizokori |
Silier body |
Vizyonda
düzensizlik |
Mesane |
Sıklıkla
üriner inkontinans |
Nikotinik
Etkiler (Sempatik ve Somatik motor) |
Çizgili
kaslar |
Müsküler
kramp, fasikulasyon, ağrı, respiratuar kaslarda zayıflık |
Sempatik
ganglion |
Kızarıklık,
taşikardi, kan basıncında artış, hiperglisemi |
|