|
Prof. Dr Avni
Babacan
Gazi Üniversitesi
Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı, Ankara
Posttravmatik ağrı dendiğinde ilk aklıma gelen konu Kompleks Bölgesel
Ağrı Sendromu (CRPS), daha önce bilinen adıyla Refleks Sempatik Distrofi
(RSD) geldiği için bu konudan bahsedeceğim.CRPR, ağrı ve sudomotor veya
vazomotor instabilite ile karakterize bir sendromdur. Ağrı, travmatik
bir olaydan sonra başlar, başlatan olay ile orantısız şiddettedir ve tek
bir sinir dağılımı ile sınırlı değildir.
RSD
ilk olarak Evans tarafından tanımlanmasından itibaren birçok farklı
terim kullanılmıştır (1); Morbus Sudeck, omuz-el sendromu, Sudeck
atrofisi, refleks nöromuskuler distrofi, nörovasküler distrofi,
posttravmatik osteoporoz, sempatalji, kronik travmatik ödem vs.
Sınıflandırmadaki karışıklığı önlemek ve diğer terimlerin yetersizliği
nedeniyle Amerikan Ağrı Araştırmaları Teşkilatının toplantısı sonrası
1994 yılında CRPS terimi önerildi. CRPS tip 2 periferik sinirlere hasar
ile; CRPS tip 1 tüm diğer durumlar için olacak şekilde terim
genişletilmiştir. Önerilen terminoloji Uluslararası Ağrı Çalışma Grubu
(International Association for the Study of Pain (IASP) ) tarafından
kabul edilmiştir (2) (Tablo 1).
|
CRPS 1 (RSD)
ª |
CRPS 2 (Kozalji)
b |
|
1.Tetikleyen bir olay varlığı
veya hareketsizliğe neden olan bir olay. |
1. Sinir hasarı sonrası devamlı
ağrı, allodini veya hiperaljezi: hasar gören sinir trasesine
sınırlı değil. |
|
2. Başlangıçtaki olay ile
orantısız şiddette devamlı ağrı, allodini veya hiperaljezi. |
2.Ağrı bölgesinde ödem, deri kan
akımında değişiklik veya anormal sudomotor aktivite. |
|
3. Ağrı bölgesinde herhangi bir
zaman ödem, deri kan akımında değişiklik veya anormal sudomotor
aktivite. |
3.Ağrı veya disfonksiyona yol
açabilen diğer durumların varlığında tanı dışlanır. |
|
4. Ağrı veya disfonksiyona yol
açabilen diğer durumların varlığında tanı dışlanır. |
|
Tablo 1: IASP (1994) tarafından belirlenen CRPS 1 ve 2 tanı
kriterleri (Kaynak 3’den uyarlanmıştır)
a:
Mutlaka kriter 2-4 olmalı b: Tüm kriterler sağlanmalı.
CRPS
1 ve 2 arasındaki ayrım tanımlanan bir sinir lezyonu varlığı ile yapılır.
Galer ve ark. IASP kriterlerinin CRPS ve diyabetik nöropatiyi ayırt
etmede yetersiz olduğunu göstermişlerdir. Eğer CRPS için belirlenen
bulgular bir liste halinde oluşturulup bağımsız değerlendirilirse
tanısal kesinliğin arttırılabileceğini düşünmüşlerdir. Oluşturdukları
listede 11 ve üzeri puan ile 71% sensitif, 95% spesifite ve 91% pozitif
prediktif değerle tanı koymuşlardır (4).
Harden ve ark. 1999 yılında tanı kriterlerini yeniden gözden
geçirmişlerdir (Tablo 2).
-
Başlatan olayla orantısız,
sürekli ağrı varlığında,
|
-
Semptomlar (Hepsi bulunmalı)
-
Hiperestezi,
-
Vazomotor bulgu: ısı
farklılığı, deri renk değişikliği-asimetrisi,
-
Sudomotor bulgu: ödem,
terleme bozukuluğu-asimetrisi,
-
Motor disfonksiyon /
trofik değişiklikler.
|
-
Bulgular (En az ikisi
bulunmalı)
-
Hiperaljezi / allodini,
-
Vazomotor,
-
Sudomotor / ödem,
-
Motor disfonksiyon /
trofik değişiklikler,
|
Tablo 2: CRPS modifiye tanı kriterleri (5).
IASP
kriterlerinde herhangi bir hareket bozukluğundan bahsedilmemektedir.
Ancak Birklein ve ark. (6) tarafından yapılan bir çalışmada motor
bulgular, trofik değişiklikler ve terlemede artmanın tanısal
kriterlerden olarak değerlendirilebileceği gösterilmiştir.
CRPS
1 veya 2 olan hastaların sempatik kaynaklı olan veya sempatik kaynaklı
olmayan ağrıları olabilir (Şekil 1). Sempatik kaynaklı ağrı (SMP)
kavramı 1986 yılında Roberts tarafından öne sürülmüştür (7).
Sempatik efferent aktivite, dolaşımdaki katekolaminler ve/veya
a-adrenerjik reseptörlere karşı
artmış duyarlılık patolojik ağrıda rol oynamaktadır. Sempatolitik
girişimlerle ağrı azalmaktadır.

Şekil 1: CRPS ile SMP arasındaki ilişki.Ek olarak otonomik
bulgular CRPS olan tüm hastalarda görülürken SMP olan hastaların minimal
veya hiç bulgusu olmayabilir (Kaynak 8’den uyarlanmıştır).
Bazı
yazarlar CRPS tip 1 gelişmesini üç aşamada tanımlamışlar (akut,
distrofik, atrofik).
Genel olarak kabul edilen görüşe göre CRPS santral ve periferal sinir
sistemini etkileyen nörolojik bir bozukluktur.
CRPS
hastalarında hiperaljezik deride a-1
adrenoreseptör sıklığı artmıştır.
Tanı
subjektiftir. Tek başına hiçbir test tanı koydurucu değildir.
Kadınlarda sıktır (%60-80), ortalama 36-42 yaş arasında görülmektedir.
Bir ekstremitenin ortopedik harabiyeti CRPS gelişimini en çok etkileyen
faktör olarak ortaya çıkar. Ağrı kardinal bulgudur
Titreme, distoni, myoklonus, eklem hareketlerinde kısıtlılık görülebilir.
Hiperkeratoz, ülser oluşumu ve parlak cilt en sık görülen cilt
değişiklikleridir ve venöz yetmezlik ve arteriyel yetmezlikte görülen
değişikliklere benzer.
Kas
atrofisi ve tendon kontraktürleri oluşabilir.
Sempatik kaynaklı ağrıda kullanılan tanı testleri:
- Klinik: Duyusal,
motor, trofik değişiklikler,
- Periferik
somatosensoryel testler: EMG de artmış fasikülasyon potansiyalleri,
etkilenen ekstremitede ödem, periferik eklem hareket sınırlılığı,
kas gücü.
- Radyolojik:
Radyolojik kemik yoğunluğu ölçümlerinde jukstaepifiziyel böldelerde
yama tarzında demineralizasyon odakları görülür (diğer endokrin
hastalıklarda da görülebilir). 3 fazlı kemik sintigrafisinde negatif
sonuç çıkması tanıyı dışlamaz.
- Otonomik
disfonksiyonun değerlendirilmesi;
- ısı farklılığı
Derideki kan akımı ve buna bağlı deri ısısının değişmesinin
izlenmesi, çapraz ekstremiteden 2-3 kez ısı ölçümü.
- Sudomotor
fonksiyon testleri:
- Kantitatif
sudomotor akson refleks testi, terleme anomalileri için,
- Selektif
doku iletkenliği,
- Termografik
görüntüleme ile soğuk uygulama testi, vazokonstriksiyona
cevap değerlendirilmesi,
- Lazer
doppler akım çalışmaları vazomotor kontrol değerlendirilmesi.
- Sempatik blok sonucu;
Ağrının ortadan kalkması CRPS için patognomonik değildir. Sempatik
blokaja olumlu yanıt alınan diğer durumlar: diyabetik nöropati,
postherpetik nevralji, nöropatik ağrıdır.
- Sempatik
gangliyon bloğu, yanlış pozitif sonucu önlemek için somatik
blokaj açısından duyusal test yapılmalıdır. Anestezik madde
nöral foraminalardan komşu sinir köklerine gidebilir. Stellat
gangliyon blokajı sonrası Horner sendromu gelişmesi üst
ekstremite sempatik liflerin bloke olduğunun yeterli bir
göstergesi değildir. Diğer objektif bulgular arasında etkilenen
bölgede ısı değişikliğine bakılması yer alır; <3 °C ısı artışı
yetersiz blokajı göstebilir.
- İv rejyonel
guanetidin veya bretilyum gibi sempatik sinir uçlarındaki
adrenerjik transmitterleri kesen bir ilaç verilmesi,
- İv fentolamin
testi.
Psikosomatik testler; Narsistik kişilik tiplemesine sık rastlanır.
CRPS
ayırıcı tanısında kırık-burkulmalar, tekrarlayıcı incineler, tenisçi
dirseği, sinir sıkışmaları, atrofi, inflamatuar hastalıklar, böcek
ısırıkları, tromboflebit, posttravmatik vazospazm, romatolojik
hastalıklar, torasik çıkış sendromu, psikojenik hastalıklar yer
almaktadır.
Myofasiyal ağrı sendromunda; bölgesel ısı farklıkları, mekanik
hiperaljezi olabilir.
Raynoud fenomeni, renk değişikliği, vazospazm sempatik blokaj ile
iyileşebilir.
Tedavide 3 komponent önemlidir:
1.
Ağrı kontrol 2.Rehabilitasyon 3.Psikolojik tedavi
CRPS
gelişme olasılığı bulunan vakalarda korunma amacıyla birçok yol
denenmiştir. Total diz protezleri sonrası gelişen CRPS de artmış
preoperatif ağrının anlamlı rolü olduğu gözlenmiş ve preemptif
multimodal analjezik tekniklerinin cerrahi sonrası fizik tedavi ve
rehabilitasyon ile beraber kullanımı ümit verici olduğu belirtilmiştir (9).
Cerrahi bitiminde stellat gangliyon blokajı ile CRPS gelişiminde azalma
olduğu görülmüştür (10). Üst ekstremite cerrahisinde CRPS önlemek
için yapılan perioperatif iv rejyonel anestezide klonidin, guanetidinden
daha etkili olduğu düşünülmektedir. CRPS profilaksisinde birçok
farmakolojik ajan önerilmesine rağmen (kalsitonin, mannitol,
kortikosteroid, karnitin, ketanserin vs.) sadece vitamin C prospektif,
randomize plasebo kontrollü çalışmalarda yararlı olduğu gösterilmiştir (11).
Serbest radikal tutucular CRPS tedavisinde ümit vaat ediyor (öz.
Dimetilsülfoksit, N-asetilsistein).
Ağrı tedavisi:
Sempatik sinir blokları,
İv
rejyonel bloklar,
Somatik sinir blokları, SMP olup olmadığını anlamak ve ağrı kontrolü
için verilmektedir.
Sempatik kaynaklı ağrısı olmayan hastalar genellikle tek enjeksiyondan
çok devamlı infüzyonlardan fayda görmektedir.
Daha
invaziv yöntemler arasında epidural ve pleksus kateterler,
nörostimülasyon (spinal kord stimülasyonu), intratekal ilaç tedavisi (ör.
Baklofen) yer almaktadır.
Nörostimülasyon analjeziyi sağlar ve yanıcı tarzda dizesteziyi azaltır.
İntratekal baklofen üst ekstremitede distonisi olan CRPS hastalarında
distoniyi azaltmakla beraber alt ekstremitesi etkilenmiş vakalarda
etkisizdir (12).
Osteoporoz hastalığın bir komponenti olması nedeniyle bifosfonatlar
araştırılmış ve iv klodronatın plaseboya göre ağrıda anlamlı iyileşme
sağladığı gösterilmiştir (13).
Cevap vermeyen vakalarda palyatif cerrahi olarak sempatektomi, etkilenen
ekstremitenin amputasyonu düşünülebilir.
- Psikolojik tedavi:
Özellikle çocuklarda önemlidir. Eksen 1 bozukluklara dikkat
edilmeli (Somatoform bozukluk, şizofreni).Ağrı ile başa çıkma
yolları öğretilmeli; biyofeedback, gevşeme teknikleri, oto-hipnoz,
kognitif davranışsal tedavi vs. uygulanabilir.
- Rehabilitasyon:
Hedef fonksiyonel rehabilitasyondur.
Tedavinin erken dönemlerinde eklem hareketleri kontrendikedir. Pasif
hareket egzersizleri kesin olarak kontrendikedir.
Ağrı
oluşturmamaya özen gösterilmelidir. Ana hedef: hastanın esnekliğini
arttırarak kas disfonksiyonuna odaklanmaktır.
Ağrılı dönemlerin başında uygun bir tedaviye başlanırsa, CRPS’nin
prognozu olumludur.
KAYNAKLAR:
1.
Evans JA, RSD, Surg Gynecol Obstet 1946: 82;36-43.
2.
Merskey H, BogdukN, IASP Press 1994 Classification of chronic
pain; description of chronic pain syndromes and definition of pain terms
2nd ed. Seattle, Washington.
3.
Janig W, Stenton-Hicks M ed. RSD; a reapprassal. Progress in Pain
research and Management, Vol.6 Seattle IASP press 1996.
4.
Galer BS, Bruehl S, Harden RN. IASP diagnostic criteria for CRPS:
a preliminary emprical validation study. Clin J Pain 1998; 14:48-54.
5.
Harden RN, Bruehl S, Galer
BS et al. Complex regional pain syndrome: are the IASP diagnostic
criteria valid and sufficiently comprehensive? Pain 1999; 83:211-9.
6.
Birklein F, Künzel F, Siewecke N. Despite clinical similarities
there are significant differences between acute limb trauma and complex
regional pain syndrome I (CRPS I) Pain 2001; 93:165-71.
7.
Roberts J,: A hypothesis on the physiological basis for causalgia
and related pains. Pain 1986; 24:297-311.
8.
Stanton-Hicks M, Jänig W, Hassenbusch S et al.: Reflex
sympathetic dystrophy: changing consepts and taxonomy. Pain 1995;
63:127-133.
9.
Scott S, Reuben Preventing the development of complex regional
pain syndrome after surgery. Anesthesiology 2004: 101;1215-24.
10.
Reuben SS, Rosenthal EA, Steinberg RB: Surgery on the affected
upper extremity of patients with a history of complex regional pain
syndrome: A retrospective study of 100 patients. J Hand Surg 2000:
25;1147-1151.
11.
Zollinger PE, Tuinebreijer WE, Kreis RW, Breederveld RS: Effect
of vitamin C on frequency of reflex sympathetic dystrophy in wrist
fractures: A randomized trial. Lancet 1999; 354:2025-2028.
12.
Van Hilten BJ, van de Beek WJT, Hoff JI, et al.
Intrathecal baclofen for the treatment of dystonia in patients with
reflex sympathetic dystrophy. N Engl J Med 2000: 343;625-630.
13.
Varenna M, Zucchi F, Ghiringhelli D, et al. Intravenous
clodronate in the treatment of reflex sympathetic dystrophy syndrome. A
randomized double blind, placebo controlled study. J Rheumatol
2000:27;1477-1483. |